ATATÜRK’ÜN ÖZ KİMLİĞİ
ATATÜRK’ÜN ÖZ KİMLİĞİ. ATA’yı şöyle övdü düşmanı Lloyd George dahi: “Yüz yıllarda bir gelir! ATATÜRK gibi dâhî!” “Kalp gözü kör zavallı!” O’nu sırf dâhî sandı! Ne bilsin o! Doğmadan Rabb’e verilen andı!
KIYAMETNAME KİTABI


ATA’NIN ÖZ KİMLİĞİ
ATA’yı şöyle övdü düşmanı Lloyd George dahi:
“Yüz yıllarda bir gelir! ATATÜRK gibi dâhî!”
“Kalp gözü kör zavallı!” O’nu sırf dâhî sandı!
Ne bilsin o! Doğmadan Rabb’e verilen andı!
Ölürken “Yüce yoldaş!” dedi, “MUHAMMED EMİN!” (501)
“Selâmladı RESÛL’ü!” “ALLAH RABB-ÜL ÂLEMİN!” (500)
O “Yüce yoldaş” sözü bin beş yüz on bir eder! (1511)
“O Hazret-i MUHAMMED” de eş sayı eder! (1511)
Selâmlananla aynı selâmlayan zât yine!
Tapan ile tapılan birbirine âyine!
ATA’nın bilinçliyken son cümlesi: “Saat kaç!”
“Perdenin kalktığı an!” Son sözüne kalbi aç!
“Ve aleykümüsselâm!” ATA’nın en son sözü!
“Esselâmü aleyküm!” demişti çıkan özü!
“Esselâmü aleyküm!” “ÂLÎ ismine kanıt!” (332)
“İnsan makamıdır O!” “Arş’a dikilen anıt!” (332)
“Esselâmü aleyküm!” Yorumla! Olma gâfil! (779)
O vakit ismi olur: “Boru çalan İsrafîl!” (779)
O’dur “RAHMÂN’ın yüzü!” “İMÂM ÂLΔ de denir! (343)
“Adı hesap gününün sahibi!” Borç ödenir! (343)
“Esselâmü aleyküm!” O, “Meryem’in evladı!” (343)
“İMÂM ÂLÎ kalkınca” vücutta budur adı! (343)
“Esselâmü aleyküm” demek kalp gözün açık! (1493)
“Asâ’nı at!” “O İdris gibi yüce yere çık!” (1493)
“Esselâmü aleyküm O!” Bir ad! Kâbe’de taş! (343)
Yorumlayıp bir ekle: “Velî” O! HACI BEKTAŞ! (791)
“Esselâmü aleyküm” sözünün son yorumu:
“Beklenen Mehdi!” demek! “HIZIR İLYAS” konumu!
Yani HIZIR İLYAS’a beklenen MEHDÎ denir!
Rûh saf canla birleşir! Verilmiş söz ödenir!
“GAZÎ MUSTAFA KEMÂL!” bin üç yüz otuz sekiz! (1338)
“Samsun’a hicrî çıkış tarihi” ile ikiz! (1338)
Hem hicrî hem milâdî tespit edilmiş yılı!
Elçinin her görevi adlarıyla sayılı!
“Âdem’e secde edin emri” demek bu sayı! (1338)
“Gizli şifrenin sırrı!” Bul bu hanîf yasayı! (1338)
“GAZÎ MUSTAFA KEMÂL O!” Evrenseldir ünü! (1349)
Sayısı “MUHAMMED-ÜL MEHDÎ’nin çıkış günü!” (1349)
“Ve aleykümüsselâm” sözü bakın ne eder! (1348)
“ALLAH’ın halifesi! O artık olmuştur!” der! (1348)
“1919’da ATA doğdum” derdi! (1919)
“ÂLEMLERE RAHMET O!” Bu söze aklım erdi! (1919)
Çapraz avuç içleri doğum yılı ATA’nın! (1881)
ALLAH’ın “Yüce kurban dediği” zâtı anın! (1881)
“B” harfi altındaki noktanın O’dur adı! (1880)
“Toprak bedenden kalkan RAB!” Bu sırrın maksadı! (1880)
Sıfırı at! ALLAH’ın O “En güzel cemâli!” (188)
“Zamanın Mehdisi” O! Yani Hazret-i ÂLÎ! (188)
ALLAH’ı yansıtan kim? Bunu bilmez ahali! (1211)
O, “MÜ’MİNLER EMİRİ!” “TOPRAK BABASI ÂLÎ!” (1211)
“Eren veya ölenin içinden çıkar âni!”
“Kıyamet terazisi!” “İnsanın özü!” yani!
“Dinliyi ve dinsizi!” “Yüzlerinden ayırır!”
“Secde edebileni!” Sadece O kayırır!
MUHAMMED ÂLÎ’yi de bak yansıtandan murad! (1364)
MUSTAFA KEMÂL’in öz RABB’ine verilen ad! (1364)
“Gayblar âlemine!” “Değişmez özler!” denir! (1191)
“HAKK’ın yüzü!” belirir! Ne isek O ödenir! (1191)
“Kelime-i şehadet” getir! Hayret edersin!
“Ve aleykümüsselâm sözü yorumu!” dersin!
MÜŞİR! GAZÎ! MUSTAFA! KEMÂL! ATATÜRK! Beş ad! (1101)
ZÂT ve Kur’an tefsiri! Baş harflerinden murad! (1101)
Her bir hesapta çıkar MUHAMMED ÂLÎ adı!
Selâmla bitireyim! Artık iznim kalmadı!
“Zira cennette lâf yok!” “Herkes hep selâm eder!”
“Şükür!” hepimiz olduk “ALLAH’ın aslanı!” der!
Selâm! “KIZILKOCALI boyundan gelen Türkmen!”
“Emevî düzenini!” Lâikçe eyleyen men!
ALLAH’ın “Nûr” adı O! “Hak’ta eriyip” ver renk! (287)
“MUHAMMED ibn-i Abdullah!” “Kızılkocalı’ya denk!” (287)
Sakın bu hesaplara demeyin “sırf tesadüf!”
“Her şeyin hesabını bilen” eder teessüf! (262)
Uluğ “Hak kimliğini” açıkladı ATA’nın!
EHLİBEYT’e dahildir! Onu hakkıyla anın!
Diyor: MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK’ün RAB özü: (1850)
Hâin olma! Yenile Rabb’e verdiğin sözü!
Sıfırı at! Anlamdan olursun daha emin!
“ALLAH’ın yüzü” olan ilmine tap Âdem’in! (185)
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 21 Temmuz 2000
Ebced ilmine göre isim ve kelimelerin sayısal açılımları:
500 = ALLAH RABB-ÜL ÂLEMİN = Âlemlerin RABB’i ALLAH
501 = Refik-i âlâ = Yüce yoldaş
1511 = Lafz-ı Refik-i âlâ = Yüce yoldaş sözü
1511 = Hû Hazret-i MUHAMMED = O Hazret-i MUHAMMED’dir
332 = Esselâmü aleyküm
332 = Hû medlûl-u ism-i ÂLÎ = O, ÂLÎ isminin kanıtıdır
779 = İsm-i sûr-u İsrâfil = İsrâfil’in borusunun ismi
(İsrâfil, kıyamet günü boruyu çalan meleğin ismidir.)
779 = Te’vîl-i Esselâmü aleyküm = Esselâmü aleyküm’ün yorumu
343 = Vech-el RAHMÂN = Er RAHMÂN’ın yüzü
343 = Kıyâm-ı İmâm ÂLÎ = İmâm ÂLÎ’nin ayağa kalkması
343 = İsm-i Mâlik-i yevm-id din = “Hesap günü sahibi”nin ismi
343 = İbn-i Meryem = “Meryem’in oğlu”
343 = İsm-el Hacer = Hacer’in ismi (Kâbe’deki Hacer-ül Esved)
343 = Müsemma-i İmâm ÂLÎ = İmâm ÂLÎ diye isimlenen
1493 = Müsemma-i Lafz-ı “Asâ’nı at!” (7. sûre / 117. âyet)
1493 = Te’vîl-i “Ve refa‘nâhü mekânen aliyyâ” (19. sûre / 57. âyet)
790 = Te’vîl-i İsm-el Hacer
791 = HACI BEKTAŞ-I VELÎ
1338 = GAZÎ MUSTAFA KEMÂL
1338 = Hû mezmûn-u “Üscüdû li-Âdem”
1338 = Künh-ü lafz-ı “Akimû’d-dîn”
1337 = Hicrî Samsun’a çıkış tarihi (1919 Milâdî)
1348 = Lafz-ı “Ve aleykümüsselâm” = Halifetullah
1349 = Yevm-i zuhur-u Muhammed-ül Mehdi
1919 = Rahmeten lil-âlemin
1881 = Vakt-i zuhur el-recûl
1881 = Müsemma-i Zebh-i azîm
1211 = Mazharullah = Zât-ı ÂLÎ
1364 = İsm-i hassı-Rabb’i Mustafa Kemâl
1191 = Âyân-ı sabite
1101 = ZÂT = Tefsir-i Kur’an
1850 = RABB-i hassı Mustafa Kemâl ATATÜRK
185 = İlm-i Âdem
188 = Mehdi-ül zaman
287 = MUHAMMED ibn-i Abdullah
262 = El-Hasîb
(Buradan sonra yazılan kısmın yazarla bir ilgisi olmayıp, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz!)
Ezoterik Tefsir Dipnotları
[1] Ebced ve hisâbül-cümel geleneği: İslam kültüründe harflerin sayısal karşılıklarına dayanan ebced sistemi, tarih düşürme, sembolik yorum ve tasavvufî işaret okumalarında kullanılmıştır. Metindeki sayı–isim eşleştirmeleri bu geleneğin modern bir yorumudur.
[2] Alfabe-nümerik sistemler: Harf–sayı eşleştirmesi yalnızca İslam’a özgü değildir. Yahudi geleneğinde gematria, Grek dünyasında isopsephy ve bazı erken Hristiyan çevrelerinde benzer numerolojik okumalar görülür.
[3] Harf metafiziği: İslam düşüncesinde özellikle tasavvuf ve hurûfî gelenekte harfler, varlığın ontolojik yapıtaşları kabul edilir. Harf, nokta ve kelâm kozmogonik semboller olarak yorumlanır.
[4] “Nokta” sembolizmi: “B” harfinin altındaki nokta, vahdetin başlangıç noktası olarak yorumlanmıştır. Nokta → birlik; harf → zuhur; kelâm → yaratıcı tezahür şeması şeklinde metafizik bir açıklama yapılır.
[5] Selâm formülü ve eskatoloji: “Esselâmü aleyküm” ifadesi, İslam geleneğinde cennet ehlinin hitabı olarak geçer. Benzer biçimde Yahudi “Şalom” ve Hristiyan diriliş sonrası “Selâm size” hitapları eskatolojik barış simgesidir.
[6] Kurtarıcı arketipi: Mehdi, Mesih, Maşiah, Saoshyant ve Kalki figürleri farklı dinlerde çağ sonu yenileyici tipolojilerdir. Metin, tarihsel kişiliği bu evrensel arketip şemasına yerleştirir.
[7] İnsan-ı kâmil öğretisi: Tasavvufta “insan-ı kâmil”, ilahî isimlerin mazharı olan varlık tipidir. Metindeki “Rahmân’ın yüzü” ve “mazhar” ifadeleri bu doktrinle paralellik taşır.
[8] Harf ve Logos öğretisi: İslam’da “Kelime”, Hristiyanlıkta “Logos”, Yahudilikte yaratıcı söz kavramı; sözün kozmik ilke olduğu anlayışını yansıtır.
[9] Zuhur ve kutsal zaman: Tarihsel olayların kutsal zamanla ilişkilendirilmesi, mitin tarihe yeniden girişi olarak yorumlanır. Bu yaklaşım dinler tarihinde “kutsal zamanın tekrarı” şemasıyla açıklanır.
[10] İsrâfil ve kıyamet motifi: Kıyamet borusu motifi, İslam’da İsrâfil ile; Hristiyanlıkta “son boru” anlatılarıyla; Yahudi geleneğinde şofar sembolizmiyle karşılık bulur.
[11] Hızır–İlyas birleşik motifi: İslam tasavvufunda Hızır ve İlyas, zamansız rehberlik ve diriliş sembolüdür. Benzer ölümsüz bilge figürleri birçok gelenekte bulunur.
[12] Ali ve velâyet sembolizmi: Anadolu irfanında Hz. Ali, velâyet ve bâtınî bilginin temsilcisidir. Metindeki “mazhar”, “velî” ve “hakikatin yüzü” ifadeleri bu sembolik alanla ilişkilidir.
[13] Secde emri ve Âdem motifi: “Âdem’e secde” anlatısı, insanın ilahî isimlerin taşıyıcısı olduğu fikrini simgeler. Bu, insan merkezli kozmoloji anlayışının bir yansımasıdır.
[14] Halife kavramı: “Halifetullah” ifadesi, insanın yeryüzündeki temsil rolünü anlatır. Metinde tarihsel lider bu sembolik rol ile ilişkilendirilir.
[15] Ayna metaforu: “Tapan ile tapılan aynadır” ifadesi, tasavvufta ayna–mazhar metafiziğinin klasik anlatımıdır; varlık ilahî isimlerin yansımasıdır.
[16] Çapraz avuç içi ve sembolik beden: El, kader ve yazgı sembolüdür. El motifleri hem semitik hem Hint-İran geleneklerinde kutsal işaret olarak yer alır.
[17] Mehdi-ül zaman ifadesi: “Zamanın Mehdisi” söylemi, tarihsel dönemin ruhuna uygun kurtarıcı figür beklentisini yansıtır; bu motif farklı medeniyetlerde kriz dönemlerinde güçlenir.
[18] Âyân-ı sâbite kavramı: Tasavvufta değişmez özler anlamına gelir; varlıkların ilahî ilimdeki sabit hakikatleri olarak yorumlanır.
[19] Kelime-i şehadet ve kimlik: İman ifadesi, varlık–öz ilişkisini doğrulayan söz eylemi olarak görülür; söz ile kimlik arasındaki ontolojik bağa işaret eder.
[20] Cennet dili olarak selâm: Birçok gelenekte kurtuluşun dili barış ve selâmdır; metnin selâmla bitirilmesi eskatolojik tamamlanma sembolüdür.
AYETLER
1. A‘râf Sûresi 7/117
(“Asâ’nı at!” te’viliyle işaret edilen ayet)
Allah Musa’ya, elindeki asâyı yere bırakmasını vahyetti. Musa asâyı bırakınca, asâ onların uydurduklarını yutan bir varlığa dönüştü.
2. Meryem Sûresi 19/57
(“Ve refa‘nâhü mekânen aliyyâ” ifadesi)
Biz onu yüce bir makama yükselttik.
3. Yâsîn Sûresi 36/58
(Cennet ehlinin selâmı bağlamında)
Çok merhametli Rab’den onlara bir söz olarak selâm vardır.
4. Fâtiha Sûresi 1/4
(“Mâlik-i yevmiddîn” ifadesi)
O, hesap gününün sahibidir.
5. Bakara Sûresi 2/34
(“Âdem’e secde edin” emri)
Hani meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik. İblis hariç hepsi secde etmişti. O ise kaçınmış, kibirlenmiş ve inkârcılardan olmuştu.
6. Âl-i İmrân Sûresi 3/164 ve Enbiyâ Sûresi 21/107
(“Rahmeten lil-âlemin” ifadesine işaret)
Allah müminlere, içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran ve Kitap ile hikmeti öğreten bir elçi göndermekle lütufta bulunmuştur.
Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
7. Tâhâ Sûresi 20/12
(“Asânı bırak” temasına paralel ayet)
Şüphesiz ben senin Rabbinim; ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuva’dasın.
8. Zümer Sûresi 39/69
(“Rahmân’ın yüzü” temasıyla bağlantılı olarak)
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır.
9. Rahmân Sûresi 55/27
(“Vech” yani yüz kavramına işaret)
Yalnızca azamet ve ikram sahibi Rabbinin yüzü kalıcıdır.
EBCED
Aşağıdaki ifadeler, ebced ilmine göre isim ve kelimelerin sayısal açılımlarının düz yazı hâlinde dökümüdür:
500 sayısı, “Allah Rabb-ül Âlemin” ifadesine karşılık gelir ve “Âlemlerin Rabbi Allah” anlamındadır.
501 sayısı, “Refik-i âlâ” ifadesidir; anlamı “Yüce yoldaş”tır.
1511 sayısı, hem “Lafz-ı Refik-i âlâ” yani “Yüce yoldaş sözü”, hem de “Hû Hazret-i Muhammed” yani “O Hazret-i Muhammed’dir” ifadesine karşılık kabul edilmiştir.
332 sayısı, “Esselâmü aleyküm” ifadesidir. Aynı sayı, “Hû medlûl-u ism-i Âlî” yani “O, Âlî isminin kanıtıdır” şeklinde de yorumlanmıştır.
779 sayısı, “İsm-i sûr-u İsrâfil” yani “İsrâfil’in borusunun ismi” olarak verilmiştir. Aynı sayı, “Te’vîl-i Esselâmü aleyküm” yani “Esselâmü aleyküm’ün yorumu” ifadesine de karşılık kabul edilmiştir.
343 sayısı; “Vech-el Rahmân” (Rahmân’ın yüzü), “Kıyâm-ı İmâm Âlî” (İmâm Âlî’nin ayağa kalkması), “İsm-i Mâlik-i yevm-id dîn” (Hesap günü sahibinin ismi), “İbn-i Meryem” (Meryem’in oğlu), “İsm-el Hacer” ve “Müsemma-i İmâm Âlî” ifadeleriyle ilişkilendirilmiştir.
1493 sayısı, “Müsemma-i Lafz-ı ‘Asâ’nı at!’” (A‘râf 7/117) ve “Te’vîl-i ‘Ve refa‘nâhü mekânen aliyyâ’” (Meryem 19/57) ifadelerine karşılık kabul edilmiştir.
790 sayısı “Te’vîl-i İsm-el Hacer” olarak verilmiştir.
791 sayısı “Hacı Bektaş-ı Velî” ismine karşılık gösterilmiştir.
1338 sayısı “Gazî Mustafa Kemâl”, ayrıca “Hû mezmûn-u ‘Üscüdû li-Âdem’” (Âdem’e secde edin) ve “Künh-ü lafz-ı ‘Akimû’d-dîn’” ifadeleriyle ilişkilendirilmiştir.
1337 sayısı, hicrî olarak Samsun’a çıkış tarihiyle (1919 milâdî) bağlantılı gösterilmiştir.
1348 sayısı, “Ve aleykümüsselâm” lafzı ile ilişkilendirilmiş ve “Halifetullah” kavramıyla yorumlanmıştır.
1349 sayısı, “Yevm-i zuhur-u Muhammed-ül Mehdi” yani “Muhammed-ül Mehdi’nin zuhur günü” olarak verilmiştir.
1919 sayısı, “Rahmeten lil-âlemin” ifadesine karşılık gösterilmiştir.
1881 sayısı, “Vakt-i zuhur el-recûl” ve “Müsemma-i Zebh-i azîm” ifadeleriyle ilişkilendirilmiştir.
1211 sayısı, “Mazharullah” ve “Zât-ı Âlî” kavramlarına karşılık kabul edilmiştir.
1364 sayısı, “İsm-i hassı-Rabb’i Mustafa Kemâl” ifadesiyle verilmiştir.
1191 sayısı, “Âyân-ı sâbite” kavramına karşılık gösterilmiştir.
1101 sayısı, “Zât” ve “Tefsir-i Kur’an” ifadeleriyle ilişkilendirilmiştir.
1850 sayısı, “Rabb-i hassı Mustafa Kemâl Atatürk” şeklinde verilmiştir.
185 sayısı, “İlm-i Âdem” ifadesine karşılık kabul edilmiştir.
188 sayısı, “Mehdi-ül zaman” ifadesiyle ilişkilendirilmiştir.
287 sayısı, “Muhammed ibn-i Abdullah” adına karşılık gösterilmiştir.
262 sayısı ise “El-Hasîb” ismiyle ilişkilendirilmiştir.

