DIŞLANANLAR
Olursun her doğdukça, her öldükçe “dışlanan!” Siler ALLAH defterden! Kalmaz “isimini” anan!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"DIŞLANANLAR"
Uhud harbinden önce, var çok ilginç bir olay:
Âlî düşmanlarını “erken tanı”, çok kolay!
Resûl, ‘“Mescid-evi”’ne kapıları kapadı!
Bekir, Ömer ve Osman! ‘Dışlananlar’ın adı!
Resûl’ü kınayınca, amcası ABBAS bile!
Dedi: “Ben” “Mescid!” Âlî “kapı!” “Secde edile!”
“ALLAH sizi çıkarıp, Âlî içerde kaldı!”
Kâbe’de doğduğu an, O bu kimliği aldı!
“Musa ve kardeşine, “Mescid-Ev” yap!” Dedi HAKK!
Ben de bu emri tuttum! “Kendim zaten ÂLÎ!” Bak!
“Âlî, Harun’a! Musa ise işaret bana!”
Biziz “Fıtrat!” Biziz “RABB!” Öz Baba ile Ana!
Bak! Harun ve Âlî’nin var ikişer evlâdı:
“Dördünün de”, “güzel!” Hem “çok güzel” demek adı!
“ALLAH çok güzel!” Hem de en çok “sever güzeli!”
Anla! Kendi özüne âşık ALLAH ezelî!
Arapça “göz” ve “kendi!” Rumca “birtek” demek öz!
‘“Eşsiz”’ kendini görür! HAKK ve ‘“kul”’a âit göz!
‘“Gökten inmiş nimet öz!”’ Sınav ‘“nimet sofrası!”’
Ya HAKK’a Taç olunur! Ya İblis’in safrası!
İhanet eder isen yâni kendi özüne!
‘“Kapıyı kapar kendin!”’ ‘“Yiner kendi yüzüne!”’
Olursun her doğdukça, her öldükçe “dışlanan!”
Siler ALLAH defterden! Kalmaz “isimini” anan!
M.H. Uluğ Kızılkeçili
Ankara – 07.06.2005