DÖRTLÜKLER
GAYB ERENİ ! MEHDİ’nin çıkış vakti! O andır!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"DÖRTLÜKLER"
‘“İsrafil boru çalar!”’ ‘“Çıkar içinden Âdem!”’ (678)
Kıyâmet günüdür o!”’ ‘“Perdenin kalktığı dem!”’
‘“Gebertilen nefsine”’ der ‘“Kalk bana secde et!”’
‘“Ayağa kalkamazsın!”’ sûretin hayvân mâdem!
‘“Elin ayağı tanık olduğu”’ işte bu dem!
Anlarsın kıble imiş içinde saklı ÂDEM!
‘“Çağırıcı”’yı duyan kalkar ten kabirinden! (136)
‘“Ona doğru, insân ve hayvân koşar yerinden!”’
‘Diriltenini görür’ insân olarak kalkan!
ÂLÎ’nin yüzüdür O! ERRAHMÂN ışık beden!
Kâbe’nin kökeni ‘KÂB’, eşittir MUHAMMED’e! (92)
“MUHAMMED ilmin şehri!” kapısına ÂLÎ de!
“‘Kâbe”’ ve ‘MUHAMMED’in kapısı’ ,ayni sayı!
‘Ayak bileği’ demek ‘KÂB!’ Herkes tefsir ede!
‘“KAB-I’ KAVSEYN’”, MUHAMMED ÂLÎ’nin bâkî yüzü! (329)
‘ERRAHMÂN’la bir olur ‘RABB’e eren’in özü! (318)
‘“Âdem'e secde et!”’ HAK O! Hem‘“ÎSA!”’ Hem‘“Sultan!”’ (150)
‘“HAKK’a sözün”’,‘Âdem'e yenilemektir sözü!’ (145)
Ezelî ve ebedî cemâl ‘“KAF, HA, YA, AYN, SAD!”’ (195 )
HAZRET-İ İMÂM ÂLÎ ile HIZIR ayni ad!
‘“İncikten çıktığı gün HAK secdeye çağırır!”’
Bu âyetten de yine HIZIR İLYAS’tır maksad!
HIZIR İLYAS, mîrâçta görülene alâmet!
‘“Ona nazar eyledi gözü kaymadan AHMET!”’
Mefharı kâinat ve HAZRET-İ ŞAH, Kur’an'dır!
İkisinin inmesi kâlbe, büyük kıyâmet!
İsmidir mevlâsının insânların ERRAHMÂN!
O müezzin, Babamız İMÂM ÂLÎ! Et îmân!
Âdem'in kerim yüzü! ÂLÎ’nin cemâlidir!
LÂ İLÂHE İLLÂ HÛ! ÂLÎ ayna her zaman!
Ayni sayı hem VİCDAN, hem NÛH, hem NACİ, hem DİN! (64)
Tesâdüf yok! Yüzeyde kalma da derine in!
Hırslar tûfan! Kâlb tekne! Noktası NÛH denen RÛH!
Vicdâna uy da kurtul! Budur dîni AHMED'in!
HAKK’ın güzel adalrı lâyıktır ibâdete!
Secde emri, içteki Âdem'e, değil ete!
Kabuğunu kır da sen uzay vatandaşı ol!
Kavuş HAKEREN gibi, hakîki hürriyete!
‘“ALLAH’ın diriltici adı”’dır bil ‘“İlk Âdem”’
‘“Seni diriltir onu kâlbinde bulduğun dem!”’
‘“Mülk'e mâlik”’ olursun! Çünkü ‘“HANÎF DİN”’ budur! (212)
‘“Ben RABB’in değil miyim?”’ ‘“HAKK’ın FITRATI”’ mâdem!
‘“Din gününün mâliki!”’ Sâhibidir zamanın!
Bir seslendi mi sana, gelmiştir ecel anın!
‘Zîrâ ecel sâkîsi’,‘Çağıranın ismidir!’ (206)
‘Yegâne insân, O’dur’! Secde O’na imânın! (206)
İşte ‘MUHAMMED ismi’ o örnek insân demek! (193)
O ‘“Ölümsüz cemâl ”’e, farz bize borç ödemek! (193)
‘MUHAMMED EMİN’dir bil! ‘O MUHAMMED-ÜL MEHDÎ!’ (193)
Dışımızda ararsak Onu, boştur her emek!
İnsân! Zikret! Hatırla demek yitik beşeri! (162)
ÂLÎ’nin ezel yüzü! Selâma lâyık eri! (162)
ÂLÎ içinden çıkar, bak MUHAMMED’ÜL EMİN! (162)
“‘Rûhu seveni ALLAH da sever!”’ Gör mahşeri! (224)
HAKK’ın “‘Öldüren”’ adı da Onun güzel yüzü!
Ölmeden evvel ölür, her kim ki görür özü!
Yine O’dur geberten ecelde hayvân canı!
Yâni ayni AZRAİL ile İSRAFİL sözü!
‘HAZRET-İ ÎSÂ’ ‘“HAKK’ın boyası!”’ Bilmez frenk! (1558)
İbrânice “‘Cebrial’”,‘“Adam Kadmon”’ ile denk! (246)
“‘İlk Âdem’in ismi’”dir Adam Kadmon yani “‘RÛH!’” (214)
‘“O rûh”’,‘“Kelam-ı kadim!”’ “Emred”e oldu mehenk! (245)
“EBÛ-T- TURÂB”, beşerin babasının ismidir! (612)
‘EB ÂLÎ’ ‘“Bâkî olan!”’ ‘“İlk Âdem”’in resmidir! (113)
‘“ERRAHMÂN!”’ ÂLÎ yüzü ! Halkın mevlâsı adı! (329)
‘“O Asâ”’ ‘İMÂM ÂLÎ!’ Mûsâ perde cismidir! (192)
ÂLÎ isminde mevcûd güzelliği, HAK yüzün! (211)
Şahane güzelliği ezelî olan yüzün! (211)
GAYB ERENİ ! MEHDİ’nin çıkış vakti! O andır! (1850)
‘“TA SİN MİM”’adlarına açılmalı kalb gözün! (211)
Hepsi ÂLÎ ismidir! ÂLÎ ismidir Özün!
‘“Âdem ile Havva’”nın toplamı ‘“ALLAH”’ niçin? (66)
Onlar ‘“Tek nefis, rûhtan yaratıldığı”’ için!
‘“Zamanın sâhibinin yüzü denilen O RÛH!”’
Hem ‘“Hûri”’, hem ‘“Oğlandır!”’ Saklıyor onu için!
‘“Kur'an-ı kerim”’ olur ‘“ERRAHMÂN”’la konuşan!
‘“Çağırıcı”’ seslenir zîrâ kalbinden o an!
ALLAH’tan alınacak ‘“En büyük ödül zîrâ!”’ (1226)
RAHMÂN ile konuşan '"Müezzin"' olmak! Ne şan! (1226)
En‘“Yüce kurban”’ HÜSEYN BİN ÂLÎYY’EL MURTAZA! (1771)
‘ON MUHARREM’, RAHMÂN’ca sabredip gördü ezâ!
Bak!‘“O suçlulardan biz intikam alacağız!”’ (1202)
Âyetindekilere verilecek her cezâ!
“Şabb-ı enret” ile denk ‘CÂFER-İ SÂDIK’ niçin? (553)
‘“Kerrem ALLAHU veche”’ ‘“MÎRÂÇ”’ da onun için! (345)
Nüzûl, edince ÂLÎ Kerrem ALLAHU veche! (1558)
Boyar seni ‘“ALLAH’ın boyası”’ için için! (1558)
“Sizin taptığınıza ben tapmam” diyor AHMET!
Kıble ‘“Kâfire haram ev”’ zîrâ HAK’tan rahmet!
Meryem’e rûh üflendi bak ‘“Doğu tarafında!”’
Sinâ da ‘“Doğudan seslendi HAK”’ dikkat et!
“BEKTAŞ" ile eşittir Kur'an’daki bu üç söz!
‘“Kalû belâ beyânı”’ ‘Kâlbdeki O siyâh göz!’
O siyâh gözün remzi, ‘Kâbe'deki siyâh taş!’
Taş, yâni “Hacer ile ÂLÎ ismi” ayni söz! (211)
‘“Bedenden çık”’ borusu üflenir ‘“Saat vakti!”’ (1038)
‘Öz ismin’ yenile der ‘“RAB’la yaptığın akti!”’ (1038)
İnsân olarak çıkan RABB’ine secde eder!
Hayvân secde edemez! Harcamış ömür nakti!
EB-Û TURÂB beşerin babasının ismidir! (612)
Topraktan yapılmamış, İlk Âdem’in resmidir!
RAHMÂN’ın anlamı O! Kâbe'nin RABB’i ve ARŞ! (612)
NÛH isminin yoırumu! Tekne onun cismidir!
Ağlatarak kimini , güldürerek kimin!
Yaparsın harâm veyâ helâl birikimini!
Dünyâ hem ‘Denî!’ Alçak! Hem ‘Edna!’ Yalan demek! (65)
Yine burda biçersin burdaki ekinini!
İsrâfîl’in çaldığı boruya! Denilir ‘“Sûr!”’
O an açığa çıkar! İnsândaki her kusur!
Her günâh! En çekici ambalaja sarılmış!
Orgazm, doğum sancısı! Acılı köfte, bâsur!
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 19.07.2000