HAKEREN (Lord's Saint)
HAKEREN (Lord's Saint). “Hızır sağlam sandalı kurtardı, delmek ile!” “İyisi için kesti kötü çocuğu bile!” “Başı kesilen çocuk” ve “delinen o sandal”; Arıtılan dört katman, şeffaf beden! İbret al! “Kafası kesilince dirilen dört kuş budur!” Evcilleştir! Islık çal! Gelmez ise uzak dur!
KIYAMETNAME KİTABI


HAKEREN
I — ŞERÎAT
Alt dörtlük ve üst üçüz! İşte bu her birimiz!
Dört duvarlı Kâbe ve üçgen kara taş remiz!
Mâdensel ve bitkisel, hayvansal ve düşünsel;
Dört katman var bedende, şeffaf ama maddesel!
Toprak, su, hava, ateş; dokusudur bunların!
Önce abdest al! Yâni bu dört unsurdan arın!
“Karbon! Oksijen! Azot! Hidrojen!” der kimyacı;
“Dört cennet ırmağı”na çevir de, çekme acı!
Zira şeffaf olsa da madde, HAKK’a çıkamaz;
Maddeden soyunmadan kılınamaz bir namaz!
Dört katmanın üstünde vardır “üçüz” olan NÛR;
Yâni RÛH, RAHÎM, RAHMÂN! Eren buna soyunur!
Cinlerde var yalnız dört şeffaf katmandan biri;
Üçüzden hiçbiri yok, yâni bilmez tekbiri!
Sonunda iyileri “İfrit” katına çıkar;
Kötüleri de “İblîs!” Âdem’i eder inkâr!
Dört katman arasında yoksa bağlantı, uyum;
Olunur deli, manyak, idiyot veya medyum!
Câhildir! “Rûh hastası” derse bunlara hekim;
Hasta olmaz üst üçüz, çünkü HAK der hakîm!
Büyücü, dört katmanla fizik bedenden çıkar;
Rûhu yoktur! Âdem’i ettiği için inkâr!
Atmosferde dolaşır cinlere ait yerde;
“Yüce Meclis” kilidi üçüze sâhip erde!
“Arşa çıkmak isterse, taşlanır bir cin gibi!”
Rûha mâlik olmayan, olmaz “mülkün sâhibi!”
II — TARÎKAT
“Rûhla beraber çıkmak” sırrı “yasak ağaç”tır;
Çünkü dörtlük bağımsız yönetmek için açtır!
Bu sır “ölmeden önce ölünmeden” verilmez;
Erene rastlanmadan bu âlemde erilmez!
Toprak, su, hava, ateş! Bu dört sınavı veren,
Üç gün transa konur; kalkınca olur eren!
Ayağa kaldırılır her hırsı dört unsurun;
Canavar gibi çıkar karşına her kusurun!
Eğer bu işkenceden delirmeden çıkarsan,
Dört günde olursun sen ermeye aday insan!
“Hızır sağlam sandalı kurtardı, delmek ile!”
“İyisi için kesti kötü çocuğu bile!”
“Başı kesilen çocuk” ve “delinen o sandal”;
Arıtılan dört katman, şeffaf beden! İbret al!
“Kafası kesilince dirilen dört kuş budur!”
Evcilleştir! Islık çal! Gelmez ise uzak dur!
Karbon, oksijen, azot, hidrojen! Dördünü al!
Bu nükleer bombayı yap nükleer santral!
Karbon kömür! Oksijen, hidrojen yakar onu!
Alt dörtlükte kalanın yâni cehennem sonu!
Bu “4” günden çekildi kopya “40” günlük çile;
Dünya doldu birçok din ve tarikatlar ile!
Adayın kalbi “üç gün” durdurulur! Ne onur!
Dört katman cehenneme, üçüz cennete konur!
Üçüz nûrda yıkanır! Dörtlük ateşte pişer!
“HAK gelib bâtıl gider!” Hayıra dönüşür şer!
Görür hem geldiği hem gideceği âlemi;
Gördükleri ona der: “Bize teslim ol! Emi!”
Eren hep yanındadır gelmesin diye sonu;
Nûr vücûdu içinde cinlerden korur onu!
Dönünce eren ona bir “kıvılcım” nakleder;
Ağacın aşılandı! “Sen meyveyi büyüt!” der!
“Kıvılcım” girer girmez beşik yapar “Fuad”ı! (x)
Hep sır söyler! “Beşikte konuşan MESÎH” adı!
Ne zamanki titreşim en üst sınıra erer,
Arz’ın merkezindeki “çıktığı Zât”a girer!
Teslim olur “O Zât”a, O “Rabb’i her âlemin!”
Onun içine giren olur MUHAMMED EMİN!
III — MÂRİFET
RAB’den çıkınca olur O “RAHÎM olan RAHMÂN!”
YEHOVA ELOHİM O! İki cinsli diye an!
Eşine yaklaşamaz soy üretmek dışında;
Aşk yaparken bulunur üçüz olan ışında!
Teslim almıştır onu uzayda artık “BİZLER!”
“ÂLİN” denen yüceler her yaptığını izler!
Andını bozduğu an kalbi ebedî durur;
Bir kara büyücünün göğsü içinde vurur!
“Gökler ve yer durdukça içinde olur hapis!”
“Temizler temiz ile buluşur! Pis ile pis!”
“Kâfire ödün versen ey MUHAMMED muhakkak,
Kalbinin damarını koparırım!” diyor HAK!
“Doğmalar ve ölmeler acısını tatarsın!”
“Dörtlüğün kopar, üçüz ile bende yatarsın!”
“Yasalarım değişmez!” “Ben yasayım!” “Sen RESÛL!”
“Şefaat bile yasak izinsiz!” Budur usûl!
Eren her an bedenden çıkar ve dönebilir;
Uygulanacak emri döndüğü vakit bilir!
Gezen rûhu uyuyan tüm insanları tarar;
Hep uyandırılmaya aday canları arar!
Adaya o şeffaf bir giysiyle belirir;
Sakinleştirilmese onu gören delirir!
Bazen onun içinde oturup “Hazret” olur;
Ona mesaj yazdırır, ama birisi solur!
Çünkü rûh soluk almaz! “Sekîne”dir yediği;
Hani “HAKK’ın ilk günde halk olan nûr” dediği!
Anne karnından geçmez rûh, can doğarken! Niçin?
Kaybedilecek vakti hiç olmadığı için!
“Rûh üflenmeden ALLAH tapın demez Âdem’e!”
Gel de doğanlara sırf canlı bir toprak deme!
İçine tam girdiği zât olur rûhun evi;
Ölünce yoğunlaşıp yapar Hızır görevi!
Bütün âlem olmuştur kendisi için bir ev;
Beden içinde cüce, beden dışında bir dev!
İsterse O, “Süleyman gibi cine hükmeder!”
“Bana kâinat kadar tapınak inşa et!” der!
İster ise üçüzü bebeğe bile girer;
“Beşikte konuşturur!” Halkın aklı zor erer!
IV — HAKÎKAT
Dörtlük arınmasına “suyla vaftiz” der YAHYA;
Nûr banyosunda insan üçüzle olur ihyâ!
RESÛL der: “Yunus yaptı balık karnında miraç,
Benimkinden aşağı değildir!” Gözünü aç!
Üst üç Mesîh’in, alt dört bil Îsâ’nın annesi;
“Mesîh Meryem’e sordu: Sen kimsin? Neyin nesi?”
Rûh alkol gibi ve ten rahim suyu ürünü;
Üst üçüz ve alt dörtlük bilin insan türünü!
“Îsâ’dan ilk mucize şarap yapmaktır suyu!”
Çiftleşme ürününü yapmak bu, Tanrı soyu!
Arınmış dörtlük ÎSÂ, bağlanmış üçüz MESÎH;
Her ikisi ilk Âdem! Kur’an’da ismi “RÂSİH!”
İncil ise bu zâta “ALLAH’ın tek oğlu” der;
Bu sembolik âyeti sömürür aziz peder!
Birer yansıması var üçüzün dört katmanda;
Herkül on iki devle savaştı ayni anda!
Alt dörtlük Dalilâ’dır, üst üçüz ise Samson;
Işının olan saçı, ona kestirme en son!
O vakit kör gözünle çevirtirler değirmen;
Saçın büyüyene dek öz güçten olursun men!
İnek kutsal! Burnu hep ıslak! Meme dört kanal!
Dokuz ayda doğurur! Alt dörtlük bu, sen ders al!
“Îsâ, kırk altı günde yaptığınız mâbedi,
Yıkıp üç gün içinde inşa ederim!” dedi!
Kromozom kırk altı çift bakın ilk hücrede!
Bu dört katmanı yapar, üflenene üçüz de!
Kırk altı artı üç ve bir ALLAH elli eder!
ALLAH: “Elli bin yılda rûh bana ulaşır!” der!
“Hızır’ın karşısında Mûsâ hayretle doldu!”
Velî ve Nebî farkı burada belli oldu!
“Kitap ilmine sahip biri” erenin ismi;
Her Nebî’nin üçüzü velî, dörtlüğü cismi!
Dörtlüğü MÛSÂ, rûhu ÎSÂ, RAHÎM’i AHMET;
RAHMÂN’ı ise ÂLÎ açıklar! Hepsi RAHMET!
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
İZMİR — 10 NİSAN 1998
(Buradan sonra yazılan kısmın yazarla bir ilgisi olmayıp, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz!)
DİPNOTLAR (ŞERİAT)
1) Modelin akademik okuması: “4 + 3”ün antropoloji dili
Sizin şemanız:
Alt Dörtlük (maddî–psişik insan)
Fizik beden
Yaşam beden
Duygu beden
Akıl beden
Üst Üçüz (nûrî–aşkın insan)
5) Ruh beden
6) Sekîne beden
7) Hakk beden
Bunu dinler tarihi terminolojisiyle şöyle “çevirilebilir”:
1–4: “insan doğasının dünyaya dönük katmanları” (soma–canlılık–duygulanım–biliş). Bu dörtlü, antik düşüncede sıklıkla element/denge metaforlarıyla anlatılır (toprak–su–hava–ateş). Batı’da Empedokles/Aristoteles geleneği bu dört unsur dilini kurucu bir şema olarak kullanır.
5–7: “insanın Tanrısal olanla ilişkisini mümkün kılan aşkın kipler” (ruh/emanet–sekîne/ilâhî sükûnet–Hakk’a nisbet/nihai yönelim).
Bu ayrım, modern akademide ‘çok katmanlı benlik’ (layered self) veya ‘dinsel antropoloji’ okumalarında, mistik metinlerin beden–nefs–ruh ayrımlarını sistemleştirme biçimi olarak incelenir.
2) Alt dörtlük: dört unsur, mizaç ve “arınma” fikri
2.1 Dört unsur dili: felsefeden “beden metafiziği”ne
Dört unsur (toprak–su–hava–ateş), Antik Yunan’da kozmosu açıklama dili olarak yerleşir; sonra tıp, psikoloji, ahlâk ve hatta ritüel temizlik imgelerine taşınır.
Bu yüzden şiirdeki “abdest = dört unsurdan arınma” ifadesi, literal bir kimya önermesi değil; ritüel arınmayı kozmik-denge metaforuyla okuma biçimidir.
2.2 Dört unsur → dört hılt/mizaç: “denge bozulursa” psikofizyoloji
Dört unsur öğretisi, tıp tarihinde “hıltlar–mizaç” şemalarıyla birleşerek bedensel/psikolojik dengenin bozulmasını “unsur/hılt dengesizliği” diye açıklar (Galenik miras, Unani/İslam tıbbı ekollerinde de sürer).
Şiirdeki “bağlantı/uyum yoksa… deli/manyak/medyum” gibi söylemler, modern psikiyatri açısından bilimsel sınıflama değildir; fakat klasik ‘denge’ dilinin metaforik bir kullanımına benzer: “katmanlar arası uyumsuzluk = parçalanmış benlik”.
3) Üst üçüzün en “akademik” kavşağı: Sekîne (sakînah) ve Şekhinah
3.1 Sekîne (sakînah): Kur’ân’daki kullanım alanı
Kur’ân’da sekîne/sakînah, “kalbe indirilen ilâhî sükûnet/teskin” bağlamında geçer (ör. Fetih 48:4 ve diğer ayet kümeleri).
Türkiye’de hazırlanmış akademik bir tez çalışması da “sekîne” kavramını ayet/hadis kullanımları üzerinden tartışır ve Yahudilikteki benzer kavramlarla irtibat kuran literatüre işaret eder.
3.2 Şekhinah: Yahudilikte “ilâhî huzur/ikamet” kavramı
Yahudi düşüncesinde Shekhinah (Şekhinah), Tanrısal “huzurun/varlığın” belirli bir biçimde “ikamet etmesi” (dwell) fikrini ifade eden bir kavram olarak açıklanır.
Bu iki kavramın (sekîne–şekhinah) etimoloji ve dinler tarihi açısından karşılaştırıldığı modern akademik çalışmalar da vardır.
Sizin “Sekîne beden” katmanınız, karşılaştırmalı okumada en güçlü şekilde “ilahî huzurun insanda ‘sükûnet/yerleşme’ olarak tecrübe edilmesi” eksenine oturuyor.
4) “Üçlü nûr” fikrinin dinler arası benzerlik haritası
Sizin üçlünüz: Rûh – Sekîne – Hakk
Bunu “aynısı” gibi değil, işlevsel benzerlik (functional analogy) üzerinden eşleştirmek daha akademiktir:
4.1 Hristiyanlık: Teslis (Trinity) “üçlü ilâhî birlik”
Hristiyan teolojisinde Teslis, “tek Tanrı’nın üç kişide (Baba–Oğul–Kutsal Ruh) var olması” şeklinde tanımlanan merkezî doktrindir.
Benzerlik: “üçlü yapı” ve “ilahî olanın farklı kiplerle tecellisi” dili.
Fark: Teslis, insan katmanları değil Tanrı tasavvurunun iç yapısı ile ilgilidir; sizin üçlünüz ise insan ontolojisi/mertebeleri gibi kurulmuş.
4.2 Mahāyāna Budizmi: Trikāya (Üç Beden)
Budizm’de (özellikle Mahāyāna) Trikāya, Buddha’nın “üç beden/kip” öğretisidir (dharmakāya–sambhogakāya–nirmāṇakāya).
Benzerlik: “aşkın–tezahür–tarihsel görünüm” gibi katmanlı bir yapı.
Fark: Burada “ruh” dili yerine aşkın hakikat–tezahür kipleri dili vardır.
4.3 Yahudilik: Nefesh–Ruach–Neshamah ve Shekhinah ekseni
Yahudi geleneklerinde insanın can/ruh katmanlarına dair üçlü tasnifler (nefesh–ruach–neshamah vb.) bulunur; ayrıca Shekhinah “ilahî huzur” boyutunu temsil eder. (Shekhinah kavramının çerçevesi için bkz. )
4.4 Zerdüştlük: “Heptad” (Yedili) — Amesha Spenta
Sizin 7’li sisteminiz, Zerdüştlükteki yedili kutsal varlık/ilke düzeni (Amesha Spenta heptadı) ile karşılaştırmaya çok elverişli: orada da “yedi” hem kozmik hem etik düzene bağlanır.
Benzerlik: “7’li yapı = kozmos–insan–etik düzen” köprüsü.
Fark: Amesha Spenta’lar insanın katmanları olmaktan çok kozmik/ilahî nitelikler ve düzenleyici ilkeler olarak kurgulanır.
5) “Dört duvar Kâbe + üçgen taş” sembolizmi nasıl akademikleştirilir?
Burada iki dikkat:
Kâbe’nin geometrisi ve sembolik yorumları üzerine çok sayıda modern yorum metni var; bir kısmı mimarlık/sanat tarihi bağlamında “küp–merkez–istikrar” gibi okumalar yapıyor. (Bu tür metinler genelde yorumlayıcıdır; “tarihî kanıt” gibi değil, sembol yorumu olarak okunmalıdır.)
“Üçgen kara taş” gibi spesifik bir remiz, klasik ana kaynaklarda doğrudan böyle kodlanmış olmayabilir; ama mistik şiir geleneğinde geometrik simgeler, “mertebeler” öğretisini anlatmak için sıkça araçsallaştırılır.
Akademik yazımda bu kısmı şöyle kurarsınız:
“Metin, Kâbe geometrisini ‘dört/üç’ mertebe öğretisinin görsel hafızası olarak kullanır; bu, mimarî biçimi kozmik antropolojiye tercüme eden hermenötik (yorumlayıcı) bir stratejidir.”
6) “Cinlerde yalnız dört katmandan biri var” iddiası nasıl ele alınmalı?
Bu tür önermeler:
Kelâm/akaid düzeyinde tartışmalı (mezhepler ve yorumlar farklılaşır),
tasavvufî–ezoterik söylemde ise “insanın halifelik/emanet taşıma kapasitesini” vurgulayan bir sembolik ayrım gibi işlev görür.
Akademik metinde bunu “doktriner gerçek” diye değil, “metnin iç mantığı” diye konumlamak daha doğru olur:
“Şiir, insanı ‘üst üçüz’ ile tanımlayıp, insan-dışı varlıkları bu üçüzden yoksun göstererek insanın sorumluluk/emanet merkezli ayrıcalığını dramatize eder.”
7) Metninizi “akademik dipnotlu” genişletme için önerilen iskelet
Eğer bunu bir makaleye çevirecekseniz, şu başlıklar çok iyi çalışır:
Kavramsal Çerçeve: Katmanlı antropoloji ve mistik mertebeler
Alt Dörtlük: Dört unsur → denge/mizaç → ritüel arınma metaforu (antik felsefe + tıp tarihi)
Üst Üçüz: Rûh ve sekîne kavramlarının metin-temelli okuması (Kur’ân kullanımları + sekîne literatürü)
Sekîne–Şekhinah Köprüsü: Dinler arası kavram akrabalığı ve farklar
Üçlü Yapı Karşılaştırması: Teslis ve Trikāya ile “işlevsel benzerlik”
Yedili Yapı Karşılaştırması: Amesha Spenta heptadı ve “7”nin kozmik-etik rolü
Sonuç: “4+3”ün bir hermenötik araç olarak değeri (şiir–metafizik–ritüel)
Türkçe Dipnotlar
Dört unsur geleneğinin Antik Yunan düşüncesindeki yerleşik formu ve tarihsel çerçevesi için bkz. M. Arutyunyan, “The elements in the cosmogonic myths of the world nations” (2021).
Dört unsurun hıltlar/mizaç kuramıyla tıp tarihinde ilişkilenişi ve Unani geleneğindeki “mizâc” çerçevesi için bkz. “MIZAJ (TEMPERAMENT) & ITS IMPORTANCE” (2023) ve ilgili derleme.
Kur’ân’da “sekîne/sakînah” bağlamları (özellikle Fetih sûresi ve ilgili ayet kümeleri) için çevrim içi metin ve bağlam gösterimi: Qur’an.com, “al-Fath (48)” sayfası.
“Sekîne” kavramının ayet/hadis kullanımları ve kavram tarihine dair Türkçe akademik inceleme örneği: “Kur’ân’da Sekîne Kavramı Üzerine Bir İnceleme” (İÜ tez PDF).
Yahudilikte Shekhinah kavramının “ilahî huzurun ikameti” şeklindeki temel tanımları için bkz. “Shekhinah” maddesi (genel çerçeve).
Sekîne–Şekhinah ilişkisinin karşılaştırmalı ele alındığı güncel akademik makale örneği: “The concept and function of Shekinah and Sakina…” (2025).
Hristiyanlıkta Teslis doktrininin (tek öz/üç kişi) tanımı için bkz. Oxford Reference, “Trinity, doctrine of the”.
Mahāyāna Budizmi’nde Trikāya (üç beden) öğretisinin özlü tanımı için bkz. Encyclopaedia Britannica, “trikaya” maddesi (güncel güncelleme tarihli).
Zerdüştlükte Amesha Spenta heptadına dair genel çerçeve için bkz. “Amesha Spenta” maddesi ve heptadın yapısı üzerine çalışma örneği.
Çin düşüncesinde “beş süreç/faz (wuxing)” şemasının “dört unsur”dan farklı olarak dinamik süreçler şeklinde anlaşılması için bkz. Internet Encyclopedia of Philosophy, “Wuxing”.
DİPNOTLAR (TARİKAT)
1) “Rûhla beraber çıkmak” ve “yasak ağaç”: sınır bilgisi (boundary-knowledge)
Şiirde “yasak ağaç”, bir sınır (hudut) imgesidir: insanın alt dörtlüğü (beden–yaşam–duygu–akıl) üzerinde tam hâkimiyet kurmadan “üst üçüz”e (ruh–sekîne–Hakk) sıçrama teşebbüsü “yasak sınır” gibi konumlanır. Bu, Âdem kıssasındaki “ağaca yaklaşmama” temasının ahlâkî/epistemik sınır olarak okunmasına çok yakındır: ağaç, “tanrısal düzen içinde insanın sınandığı eşik”tir. Kur’ân’da “bu ağaç” uyarısı açıkça geçer; tefsir geleneğinde de “yasak olanın bir tür/sınır olarak anlaşılması” yorumları vardır.¹
Bu nedenle şiirde “sır, ölmeden önce ölünmeden verilmez” cümlesi, tasavvuf literatüründeki egonun (nefsin) çözülmesi fikrini çağırır. Ancak akademik not: “Mutû qabla an tamûtû / Ölmeden önce ölünüz” ifadesi çok yaygın olsa da hadis olarak sabit isnadla ispatlı görülmeyebilir; birçok âlim bunu “hikmet sözü / tasavvufî vecize” gibi ele alır.²
2) “3 gün–4 gün–40 gün”: arınma/çile sayılarının dinler arası “eşik ritmi”
Şiirdeki 3 gün trans + 4 gün adaylık + bunun “kopyası” olarak 40 günlük çile iddiası, dinler tarihinde sık görülen bir şablona oturur: ayrılma → eşik/liminal dönem → yeniden doğuş/geri dönüş.
Antropolojide Van Gennep ve Victor Turner çizgisinde bu, “rite of passage / geçiş ritüeli”nin üç aşamalı yapısı ve özellikle “liminal eşik” kavramıyla açıklanır: kişi eski kimliğinden kopar, eşiğe girer (belirsizlik/çözülme), sonra yeni statüyle topluma döner.³ Şiirde “kalbin durdurulması / kusurların canavar gibi çıkması / delirmeden çıkmak” ifadeleri tam da bu “eşik çözülmesi” diline denk düşer.
40 gün ise özellikle İbrahimî dinlerde “hazırlık–imtihan–vahye yakınlaşma” sayısı olarak güçlüdür:
Kur’ân’da Mûsâ’nın “otuz gece + on gece = kırk gece” mi‘kâtı açıkça zikredilir.⁴
Yahudi/Hristiyan metin geleneğinde de Mûsâ’nın Sînâ’da 40 gün 40 gece kalması önemli bir motiftir (Tevrat/Çıkış).⁵
Hristiyanlıkta Lent (Büyük Perhiz) 40 gün “tövbe/arınma hazırlığı” dönemidir ve İsa’nın çölde 40 gün oruç temasına bağlanır.⁶
Tasavvufta halvet/khalwa uygulamalarında 3 gün, 40 gün gibi sürelerin yer aldığı; 40 günün “en yaygın” örüntü olduğu modern akademik çalışmalarda da vurgulanır.⁷
Bu çerçevede şiirin “4 günden çekildi kopya 40 gün” cümlesi, tarihsel olarak “bire bir kopyalama” kanıtı değil; sayısal sembolizmin (4 unsur / 40 arınma döngüsü) mistik şiirde birbirine bağlanmasıdır.
3) Hızır kıssası: “sandalı delmek” ve “çocuğu öldürmek” = koruyucu yıkım (protective destruction)
Şiirin merkez metaforu: “Hızır sağlam sandalı deldi” ve “iyi çocuk kötü olacaktı” teması. Bu, Kur’ân’daki Mûsâ–Hızır kıssasında açık bir şekilde anlatılır: görünüşte “zulüm” gibi duran eylemler (sandalın zedelenmesi, çocuğun öldürülmesi) sonradan daha büyük bir kötülüğü engelleyen hikmet olarak gerekçelendirilir.⁸
Şiir bunu alt dörtlüğe uygular: “delinen sandal = arıtılan şeffaf katman.” Yani nefsin/bencilliğin “sağlam görünen” düzeni, hakikatte bir zorbanın el koyacağı ganimet gibidir; onu kurtaran şey “kontrollü kırılma”dır. Bu, dinler arası mistik dillerde sık bir temadır: benliğin ‘yapısal kırılması’ olmadan aşkın idrak açılmaz.
4) “İbrahim’in dört kuşu”: parçalama–çağırma = dağılmış parçaların yeniden toplanması
Şiirde “kafası kesilince dirilen dört kuş” imgesi, Kur’ân’daki İbrahim kıssasına doğrudan bağlanır: İbrahim’e “dört kuş al, kendine alıştır, sonra parçala, tepelere koy, çağırınca gelsinler” denir.⁹ Tefsirler bu pasajı “kalbin itminanı / kesin bilgiye geçiş” bağlamında okur.
Şiirin “evcilleştir, ıslık çal; gelmez ise uzak dur” dili, bu ayetin “kuşları kendine alıştırma” kısmını psikolojik-ahlâkî bir pedagojik dile çeviriyor:
Dört unsur/kusur (toprak–su–hava–ateş / hırs–öfke–korku–kibir gibi) “kuş” gibi ele alınır;
“Parçalama” = benliğin dağınık dürtülerinin çözülmesi;
“Çağırınca gelmek” = iradenin/toparlanmanın kurulması.
5) “Fuâd beşiği” ve “beşikte konuşan Mesîh”: iç merkez (kalp/af’ide) ve erken hakikat sesi
Şiirde “kıvılcım girer girmez beşik yapar Fuâd’ı” derken, Kur’ân’daki fuâd/af’ide (iç idrak merkezi) kavramı devreye giriyor. Kur’ân, insana “işitme–görme–af’ide” verildiğini söyler; bazı tefsirlerde bu üçüncü unsur “kalp/idrâk merkezi” olarak açıklanır.¹⁰ Türkçe akademik literatürde de “fuâd” kelimesinin Kur’ân’daki anlam alanı üzerine özel çalışmalar vardır.¹¹
“Beşikte konuşan Mesîh” imgesi ise Kur’ân’da Meryem sûresinde açıkça geçer: insanlar “beşikteki çocukla nasıl konuşalım” der; İsa “Ben Allah’ın kuluyum…” diye konuşur.¹² Şiirin yaptığı şey, bu motifi “insanın iç merkezinde (fuâd) hakikat sesinin doğması” şeklinde içsel vahiy/ilham metaforuna çevirmektir.
6) Tüm dinlerle “işlevsel karşılaştırma”: aynı değil, benzer işleyen motifler
Şiirin sistemi, dinler arasında “aynı doktrin” iddiasından çok, benzer işlev gören motifler üzerinden karşılaştırmaya elverişli:
Sınır / yasak ağaç: İbrahimî anlatılarda “hudut” fikri; mistik geleneklerde “ehil olmayana kapalı bilgi” (inisiyatik sır).¹
Eşik dönemi (liminalite): Geçiş ritüellerinde “sembolik ölüm–yeniden doğuş” ve sınav dili.³
40 gün hazırlık: Mûsâ’nın 40 gecesi (Kur’ân), Mûsâ’nın 40 günü (Tevrat), İsa’nın 40 günü ve Lent (Hristiyanlık), halvet/chilla (tasavvuf).⁴⁵⁶⁷
Koruyucu yıkım: Hızır kıssası gibi “dışarıdan zarar, içeriden rahmet” mantığı.⁸
Parçalanıp toplanma: İbrahim’in dört kuşu gibi “dağınık parçaların yeniden çağrılması.”⁹
İç merkez ve ‘erken söz’: Fuâd/af’ide (iç idrak) ve beşikte konuşma (hakikatin doğrudanlığı).¹⁰¹²
Türkçe Dipnotlar (akademik kaynak seti)
Kur’ân’da “yasak ağaç/şecere” uyarısı ve bunun “sınır/imtihan” bağlamı için bkz. ilgili ayetler ve tefsir notları: Qur’an.com, Bakara 2:35 tefsir sayfası.
“Mutû qabla an tamûtû / Ölmeden önce ölünüz” sözünün hadis olarak sübutu tartışmalıdır; bazı kaynaklar “hadis olarak sabit değil” değerlendirmesi yapar: IslamQA (Hanafi / HadithAnswers), “Prepare for death” maddesi.
Geçiş ritüellerinin üç aşaması ve “liminalite/eşik” kavramı (Van Gennep–Turner hattı) için: “Liminality” maddesi (özet tanım ve kaynak atıfları).
Kur’ân’da Mûsâ’nın “30 gece + 10 gece = 40 gece” mi‘kâtı: A‘râf 7:142 metni.
Tevrat/Çıkış geleneğinde Mûsâ’nın Sînâ’da “kırk gün kırk gece” kalması (metin karşılaştırma gösterimi): BibleHub, Exodus 24:18.
Hristiyanlıkta Lent’in 40 gün “tövbe/arınma hazırlığı” oluşu ve İsa’nın çölde 40 gün orucuyla ilişkilendirilmesi: Encyclopaedia Britannica, “Lent” maddesi.
Tasavvufta halvet/khalwa pratiğinde 3 gün, 40 gün vb. sürelerin kullanıldığı; 40 günün yaygın olduğu: Ö. Demirdaş (2025), “Spiritual Retreat (Khalwah)…” (DergiPark PDF).
Mûsâ–Hızır kıssasında “sandalın zedelenmesi” ve sonradan açıklanan hikmeti: Qur’an.com, Kehf 18:71 ve ilgili tefsir sayfası.
İbrahim’in “dört kuş” kıssası: Qur’an.com, Bakara 2:260 ve tefsir metni.
“İşitme–görme–af’ide (fuâdın çoğulu)” triadı: Qur’an.com, Nahl 16:78 tefsir sayfası.
“Fuâd” kelimesinin Kur’ân’daki anlam alanı üzerine akademik inceleme: H. Avcı, “Kur’ân’daki Fuâd Kelimesi Üzerine…” (DergiPark PDF).
Kur’ân’da “beşikte konuşma” (Meryem 19:29–30): Qur’an.com ilgili ayet sayfası.
DİPNOTLAR (MARİFET)
1) Şemanın akademik çevirisi: “Birlik → ikili tecelli → iç tecelli → dış katmanlar”
RAB (Birlik)
↓ iki tecelli
Rahmân (evrensel alan) / Rahîm (kişisel-iç tecelli)
↓ insan içinde
Sekîne (6) / Ruh (5)
↓ maddeye yansıma
Yaşam–Duygu–Akıl (1–4) (+ fizik beden)
Bu, dinler tarihinin ortak bir gerilimini yakalıyor:
Aşkınlık (transcendence): “Birlik / mutlak kaynak / yasa”
İçkinlik (immanence): “dünyada/kalpte tecelli eden huzur/rahmet/varlık”
Rahmân–Rahîm ayrımı, İslâmî literatürde genellikle “rahmetin kapsamı (evrensel)” ile “rahmetin özel/nisbî tecellisi (kişiye/iman bağlamına)” gibi açıklamalarla yorumlanır.
Sekîne ise Kur’ân dilinde, kalbe indirilen “teskin/sükûnet” (iç istikrar, güven) anlam alanında öne çıkar; bu yönüyle sizin “6. katman”ınız “içkin huzur-tecellisi” işlevini üstleniyor. (Sekîne literatürü için önceki mesajdaki kaynak hattı burada da geçerli.)
2) Rahmân–Rahîm ile “evrensel alan / kişisel iç tecelli” eşlemesi
Şiir, Rahmân’ı “kozmik alan/evrensel rahmet”, Rahîm’i “kişisel iç tecelli” gibi kuruyor. Bu okuma, modern ilmihal/tefsir yazınında rastlanan bir ayrıma yakındır: Rahmân’ın rahmetinin “yaratılmışların tümüne uzanması”, Rahîm’in ise “özel/kalıcı rahmet” vurgusu taşıması gibi.
Akademik yazımda bunu şöyle kurmak iyi olur:
Rahmân = yaratılışın genel/ontolojik merhamet zemini (varlık verilmesi, rızık, imkan).
Rahîm = ilişki/ahit (iman–ahlâk–yakınlık) düzleminde “yakın-merhamet” (kişisel tecelli).
Not: Şiirde “Rahîm olan Rahmân” gibi iç içe geçirerek kullanmanız, iki ismi “iki ayrı Tanrı” değil “tek kaynağın iki yönü” olarak tuttuğunuzu gösteriyor; bu da “Birlik → tecelliler” şemasına uyuyor.
3) “YEHOVA ELOHİM” ve “iki cinsli” dili: isimler, dilbilgisi ve mistik ‘dişil’ sembol
3.1 YHWH + Elohim birleşimi ne demek?
“YHWH” (Tetragrammaton) ile “Elohim” (Tanrı için kullanılan isimlerden biri) birlikte kullanımı, İbrani Kitab-ı Mukaddes dilinde yaygın bir birleşimdir; “Elohim” biçimsel olarak çoğul görünümlü olsa da Tanrı için kullanıldığında çoğu yerde tekil fiillerle gider ve “tek Tanrı” inancıyla birlikte anlaşılır.
3.2 “İki cinsli” (androgini) okuması nasıl meşrulaşır / nasıl sınırlandırılır?
Ana akım Yahudi teolojisinde Tanrı’nın biyolojik cinsiyetle nitelenmesi doğrudan bir “bedenleme” (antropomorfizm) riskidir; bu yüzden rabbanî literatür, antropomorfik ifadeleri çoğu zaman “Tanrı’nın kendisi” yerine “tezahür/şan/kelâm/huzur” gibi kavramlarla konuşmayı tercih eder. Bu bağlamda Shekhinah/Şekhinah, “Tanrı’nın dünyadaki huzuru/ikamet eden varlığı” şeklinde tarif edilir.
Daha sonra özellikle mistik geleneklerde Shekhinah, “dişil ilke/ilâhî şefkat yönü” diye de yorumlanmıştır.
Sizin şiirdeki “iki cinsli” ifadesini akademik güvenle şöyle çerçeveleyebilirsiniz:
“Burada ‘cinsiyet’ biyolojik anlamda değil; Tanrısal tecellinin şefkat/rahmet (dişil) – kudret/hüküm (eril) gibi sembolik çift kutupluluğu olarak kullanılıyor.”
“YHWH–Elohim ikilemi, ‘isimler düzeyinde’ farklı tecelli kiplerini temsil eden bir anlatım aracı olarak okunuyor.”
4) Sekîne (6) ile Shekhinah: “içkin huzur / ilâhî ikamet” köprüsü
Sekîne, insanın içinde “beslenen/yenilenmiş” bir üst katman gibi: “rûh soluk almaz; sekîne yer.” Bu, sekînenin bedensel enerji değil, “içsel teskin/istikrar” oluşunu vurgulayan mistik bir dildir.
Dinler tarihi köprüsü açısından:
Sekîne (İslâm): kalbe indirilen sükûnet/teskin.
Shekhinah (Yahudilik): Tanrısal huzurun dünyada “ikamet etmesi”, toplulukta/ibadette/tecellide “yakınlık” hissi.
Bu ikisi “aynı kavram” değildir; ama ikisi de “Birlik’in dünyaya/kalbe yakınlaşma kipi”ni anlatır. Akademik metinde buna “işlevsel benzerlik” demek en sağlamıdır.
5) “Birlikten tecelli” fikrinin dinler arası haritası (geniş karşılaştırma)
Burada “tüm dinler”i tek tek tüketmek yerine, büyük aileler üzerinden sizin şemaya oturan karşılıkları göstereyim:
5.1 Hristiyanlık: Birlik + çoklu tecelli dili (Teslis ile karıştırmadan)
Hristiyanlıkta Tanrı’nın “tek” olup “ilişkisel/çoklu” ifade edilmesi Teslis doktriniyle kurulur; bu, sizin şemanız gibi “insan katmanları” değil, Tanrı tasavvurunun iç yapısıdır. (Burada önceki mesajdaki Oxford Reference hattı kullanılabilir.)
Sizdeki “Rahmân–Rahîm” ayrımı, Teslis’in karşılığı değildir; ama “tek kaynağın farklı ilişki kipleriyle konuşulması” bakımından yapısal olarak benzer bir teolojik ihtiyaç görür.
5.2 Hindu düşüncesi: Nirguna–Saguna Brahman (niteliksiz mutlak / nitelikli tecelli)
Hindu felsefesinde (özellikle Vedanta tartışmalarında) Brahman’ın nirguna (niteliksiz/attributeless) ve saguna (nitelikli/isim-form ile tecelli) ayrımı, “Birlik → tecelliler” mantığına güçlü bir analoji sağlar.
Bu, sizin şemanızda “RAB/Birlik → Rahmân–Rahîm” ikili tecellisine teorik bir karşılaştırma zemini verir.
5.3 Sikhizm: Ik Onkar (tek nihai gerçeklik)
Sikhizm’de Ik Onkar, tek nihai gerçekliği/tek Tanrısal hakikati ifade eden merkezî bir ifadedir.
Bu, sizin “RAB (Birlik)” düğümünüzle kolay eşleşir; tecellilerden çok, “birliğin ahlâkî ve ontolojik merkez” oluşu öne çıkar.
5.4 Daoizm: Dao’nun hem aşkın hem içkin oluşu
Britannica’nın Dao anlatımı, Dao’yu “söylenemez/ineffable kaynak” ve aynı zamanda “her şeyde hazır içkin düzen” olarak verir.
Bu, sizin şemadaki “Rahmân (evrensel alan)” fikriyle iyi bir işlevsel benzerlik kurar: alanı taşıyan kaynak hem aşkın hem içkin.
5.5 Budizm: Trikaya (üç beden) – tecelli kipleri dili
Mahāyāna Budizmi’nde “üç beden” (emanasyon/öğreten görünüm; zevk-bliss gövdesi; dharma-bedeni) öğretisi, “hakikat → tezahür kipleri” dilini kurar. Britannica, nirmanakaya/sambhogakaya/dharmakaya ayrımlarını bu çerçevede özetler.
Sizin “üst üçüz”ünüz Budist “üç beden”le aynı değildir; ama “aşkın hakikat + dünyaya görünüm” ayrımını anlatma işlevi benzerdir.
6) Alt dörtlük (1–4) ile üst katmanlar arasındaki “sistem dili”: gerilim ve etik
Şiirde “yasa/and/kalbin durması/şefaatin izinsiz yasaklanması” gibi sert ifadeler, akademik okumada “ontolojik yasa”dan çok etik sınır ve dini otorite temalarıdır. Bunu çalışırken iki yaklaşım işe yarar:
Normatif-dogmatik dil (vahiy, emir, hudut)
Mistik-psikolojik dil (benliğin çözülmesi, iç merkezde teskin, tecelli)
Şiirdeki dramatik “bedenden çıkıp tarama / adaya görünme / gören delirir” motifleri, dinler tarihinde “liminal eşik deneyimi” (eşiğe giren kişide yoğun sarsılma/dağılma) anlatılarına benzer. Turner geleneği bu “eşik” halini ritüellerin dönüşüm motoru olarak açıklar.
Bu, sizin 4+3 modelinizi akademik metne taşırken şu cümleyi destekler:
“Alt dörtlük ile üst üçüz arasındaki geçiş, metinde ‘eşik deneyimi’ (liminalite) olarak tasarlanmıştır; bu eşikte kişi, eski benliğin güvenli yapısını yıkarak yeni bir bütünlük kurar.”
Türkçe Dipnotlar
“Yasak ağaç” temasının Kur’ân’daki temel anlatımı ve tefsir çerçevesi için Qur’an.com ilgili tefsir hattı (Bakara 2:35) kullanılabilir (önceki mesajdaki kaynak mantığı).
“Ölmeden önce ölünüz” vecizesinin hadis sübutu tartışmalı olduğundan akademik metinde “tasavvufî vecize” diye not düşmek uygun olur. Bu yönde bir değerlendirme örneği: IslamQA (HadithAnswers). (Bu konuşmada bu sayfayı yeniden aramadım; isterseniz bir sonraki turda doğrudan akademik hadis kaynaklarıyla (tahric) daha sağlam bir dipnot seti kurayım.)
Turner’ın geçiş ritüeli / liminalite yaklaşımının ansiklopedik özeti: Britannica, “Victor Turner and anti-structure” bölümü.
Liminalite kavramının tanımı ve Van Gennep–Turner hattı: “Liminality” maddesi.
Shekhinah’ın “ilâhî huzurun dünyada ikameti” olarak ansiklopedik tarifi: Britannica “Shekhina” maddesi.
Rabbanî literatürde Shekhinah’ın antropomorfizmi azaltan bir dil olarak kullanımı: Jewish Encyclopedia “Shekinah” maddesi.
Shekhinah’ın çağdaş/mistik yorumlarda “ilâhî dişil” şeklinde ele alınışı: My Jewish Learning.
İslâm’da Rahmân–Rahîm isimlerinin rahmet kapsamı/tecelli ayrımına dair (kurumsal bir kaynak örneği): Diyanet dergisi yazısı.
YHWH/Elohim isimlerinin Yahudilikte Tanrı isimleri bağlamındaki genel çerçevesi: “Names of God in Judaism” maddesi (Elohim’in Tanrı için tekil fiillerle kullanımı notu dâhil).
Nirguna–Saguna Brahman ayrımının (Vedanta tartışmaları) akademik örnek metni: Rambachan (2001) makalesi.
Ik Onkar’ın Sikhizm’de “tek nihai gerçeklik/tek Tanrı” vurgusu: “Ik Onkar” maddesi.
Dao’nun “kozmosun kaynağı” ve “ineffable” oluşuna dair ansiklopedik çerçeve: Britannica “Dao” maddesi + Daoist gelenekler özeti.
Mahāyāna Budizmi’nde Trikaya/üç beden öğretisinin ansiklopedik çerçevesi (nirmanakaya/dharmakaya): Britannica maddeleri.
DİPNOTLAR (HAKİKAT)
1) “Dörtlük arınması = suyla vaftiz”; “Üçüz ihyâ = Ruh/ateş vaftizi”
Şiirde Yahyâ’nın “suyla vaftizi” alt dörtlüğün (beden–hayat–duygu–akıl) tövbe/arınma eşiği olarak kodlanıyor. Yeni Ahit’te Yahyâ gerçekten “su ile (tövbe için) vaftiz” ile kendisinden sonra gelecek olanın “Kutsal Ruh ve ateşle vaftizi”ni karşılaştırır.¹ Bu karşıtlık, sizin şemanızda şu şekilde oturuyor:
Su vaftizi → alt katmanların temizlenmesi / dörtlüğün disipline edilmesi
Ruh/ateş vaftizi → üst katmanların (Ruh–Sekîne–Hakk) “nûr banyosu” ile ihyâsı¹
Bu, dinler tarihi açısından “dış arınma → iç dönüşüm” çift ritmini taşıyan çok yaygın bir kalıptır.
2) “Yunus’un balık karnı miraç” ve “Yunus işareti”: liminal inişten yükselişe
Şiirde Yunus’un “balık karnı” deneyimi, iniş (karanlık/kapalılık) → dönüşüm → yeniden doğuş biçiminde bir “eşik mekânı”dır. Hristiyan metin geleneğinde bu, açıkça “Yunus işareti”yle (3 gün/3 gece) “yerin bağrında kalma” temasına bağlanır.²
İslâmî metin hattında da Yunus’un balık tarafından yutulması anlatılır.³ Böylece şiir, iki gelenekte ortak olan “kapalı mekânda sınanma” temasını, sizin modelinizdeki dörtlüğün arıtıldığı eşik olarak yeniden okuyor.
3) “Su → şarap” (Kana): arınma suyu / dönüşüm içkisi
Şiirde “Îsâ’nın ilk mucizesi suyu şarap yapmaktır” cümlesi, Yuhanna İncili’nde Kana’daki su-şarap dönüşümünün “ilk işaret” olarak anılmasına dayanır.⁴
Akademik bir okumada bu motif şöyle işlev görür:
Su: ritüel temizlik / hazırlık / “arınma düzeni”
Şarap: yeni düzen / sevinç / “dönüşümün meyvesi” (metin içi sembolizm)
Şiirdeki “nûr banyosu” dili, bu dönüşümü “alt dörtlük arınması tamamlanınca üst üçüzün meyvesi görünür” şeklinde metafizik bir şemaya bağlar.
4) “46 yılda yapılan mâbed” ve “3 günde inşa”: beden-mâbed ve ‘yeniden kurulum’ dili
Yeni Ahit’te “Bu mâbedin 46 yılda yapıldığı” ve “sen 3 günde mi kaldıracaksın?” sorusu geçer; metin devamında bunun “İsa’nın beden mâbedine” işaret ettiği açıklanır.⁵
Şiir buradan iki tür eşleştirme çıkarıyor:
46 ↔ bedenin kurulum/örgütlenme sayısı (modern biyolojide insan somatik hücrelerinde 46 kromozom / 23 çift bilgisiyle sembolik bağ)⁶
3 gün ↔ üst üçüzün ‘kısa sürede yeniden inşa’ gücü (diriliş/ihyâ teması)
Yine not düşelim: (1) tarihsel-teolojik bir iddia değil; modern biyolojinin sayısını, metindeki 46 ile sonradan sembolleştirme örneği.
5) “Herkül 12 görev” ve “Samson–Delilah”: alt dörtlük sınavları ve “ışık/saç” sembolü
Şiirde Herkül’ün 12 görevi, aynı anda “çoklu cephe savaşları” gibi; dörtlükteki çoklu arzular/kusurların “paralel mücadele” biçiminde tasvirine yarıyor. Herkül’ün 12 görevi klasik Greko-Romen mitosun sabit bir listesidir.⁷
Samson–Delilah anlatısı ise “saç = güç” ve “saç kesilince körlük/öğütme değirmeni” motifleriyle, şiirde “ışın (nûr) kesilirse alt katman köleleşir” fikrine çevrilmiş. Metinde Samson’un saçının kesilmesi ve sonra tekrar uzaması özellikle vurgulanır.⁸
Bu iki paralel, “alt dörtlük arınması”nın sadece temizlik değil, sürekli sınav/direnç (askesis) gerektirdiğini göstermek için kullanılıyor.
6) “50.000 yıl” ve “ruhun yükselişi”: kozmik ölçek–iç yükseliş bağı
Şiirde “Allah: Elli bin yılda ruh bana ulaşır” cümlesi, Kur’ân’da “melekler ve Ruh’un yükseldiği, ölçüsü elli bin yıl olan gün” ayetine yaslanır.⁹
Şiir bunu, insanın iç yükselişini “kozmik ölçekle” konuşan bir dile çeviriyor: RAB (Birlik) merkezinden çıkan tecelliler, tekrar o merkeze “yükseliş” metaforuyla bağlanıyor.
7) “Velî–Nebî ayrımı” ve “kitap ilminden bir pay”: Hızır–Mûsâ ve ‘ilm-i ledün’ çizgisi
Şiirinizde Hızır kıssası, “nebînin şeriatî bilinci” ile “velînin (hikmet/ledün) bilgisi” ayrımını dramatize ediyor. Kur’ân’da “Kitaptan bir bilgiye sahip olan” kişinin Süleyman’a “tahtı göz açıp kapayıncaya kadar getirme” iddiası da (27:40) “bilgiyle tasarruf” temasına örnek verilebilir.¹⁰
Bu hattı, sizin 4+3 modelinde “üst katmanların (özellikle sekîne/ruh) bilgi ve teskin üretmesi” şeklinde konumlandırmak mümkün.
Türkçe Dipnotlar
Yahyâ’nın su vaftizi ile Mesih’in Ruh ve ateşle vaftizi karşılaştırması: Matta 3:11.
“Yunus işareti” (3 gün/3 gece) ve ‘yerin bağrı’ metaforu: Matta 12:40.
Yunus’un balık tarafından yutulması (Kur’ân anlatımı): Sâffât 37:142.
Kana’da suyun şaraba çevrilmesi ve bunun “ilk işaret” oluşu: Yuhanna 2:1–11, özellikle 2:11.
“46 yılda yapılan mâbed / 3 günde kaldırma” ve “mâbed = bedeni” açıklaması: Yuhanna 2:19–21.
İnsan somatik hücrelerinde 46 kromozom (23 çift): NCBI Bookshelf (NIH), “Chromosomes” (StatPearls).
Herkül’ün 12 görevi (Labours of Hercules) genel çerçeve: Encyclopaedia Britannica.
Samson’un saçının kesilmesi ve saçın tekrar uzaması vurgusu: Hâkimler 16:22.
“Melekler ve Ruh’un yükseldiği gün; ölçüsü 50.000 yıl”: Meâric 70:4.
“Kitaptan bir bilgiye sahip olan” kişinin tahtı “göz açıp kapayıncaya kadar” getirmesi: Neml 27:40.