BESMELE'NİN SIRRI
BİSMİLLÂH’ tır Kur’an’ın kilidinin şifresi! Formülünün VELÎ’ ye âittir deşifresi!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM"
BİSMİLLÂH’ tır Kur’an’ın kilidinin şifresi!
Formülünün VELÎ’ ye âittir deşifresi!
Tüm sırları yok olur! Kur’an çevrilse eğer!
Kitab’ı bilir! ‘“Kitab bilgisine sâhib er ”’
‘BERÂ’E Sûresinin başında yok BİSMİLLÂH!
‘B’ harfiyle başlayan birtek sûre bu billâh!
Demek ki ‘B’ harfiymiş! BİSMİLLÂH’ın şifresi!
‘B’ bilinmeden hayâl! Formülün deşifresi!
BERÂ’e sûresinin ‘TEVBE’ öteki adı!
RESÛL bunu tebliğe bak ÂLÎ’yi yolladı!
ÂLÎ’yi seçmesinin hikmeti derin gayet!
‘“Emâneti ehline veriniz”’ diyor âyet!
RESÛL istedi, buna herkesin aklı ere!
ÂLÎ gidip sûreyi okudu kâfirlere!
BERÂ’e ‘Son uyarı’ demek! ‘And’ı bozana!
Hâinse, evlâdını affetmez baba,ana!
İlk bu sûreyle KÂBE, kâfire yasaklandı!
Unutmuşlar idi ilk atalarına andı!
Öteki adı TEVBE, demektir! Tevbe edin!
‘“Fıtratınıza and”’ı hatırlayın! Budur dîn!
‘B’ ile başlamakta Tevrât da! Baksana be!
ALLAH’ın, RÂHÎM OLAN ERRAHMÂN ismidir! ‘B!’
İşte bu! BİSMİLLÂH’ın hakîkî çevirisi!
Bilir! ‘“Kitab ilmine sâhib olan birisi!”’
İSMİLLÂH, ‘A’ ile ‘S’! BİSMİLLÂH, ‘B’ ile ‘S!’
‘B’ gelince kaybolur ‘A’! Çok mühim hâdise!
‘A’ bir’dir! Yâni ALLAH! ‘B’ iki! Yansımış bir!
HAK, ‘“Gayb”’ olur gelince temsilcisi! Çek tekbir!
Yâni temsilcisiyle, HAK perdeler kendini!
Temsilci, futratı’ıdır! İşte bu, ‘“HANÎF DÎN”’i!
Perdeyi açıp tapmak! Haddi değil kimsenin!
Temsilciye tapmazsan! İblîs’tir adın senin!
‘B’, BÂ diye okunur! ‘ALLAH’sız çıkmaz sesi!
Zîrâ her an ‘A’ üfler ‘B’ye hayât nefesi!
‘B’den hemen sonra bak ‘S’ gelir BESMELEDE!
‘S’, SİN okunur! Sen de MUHAMMED’e ‘“YA SİN”’de!
Zîrâ HAK MUHAMMED’i çağırır ‘“Ey S”’ diye!
‘“YASİN”’ sûresidir bak! Ölüye ilk hediye!
Ölene, ‘anne’ adı ile verilir telkin!
Zîrâ ona MUHAMMED, anne olmuştur ilkin!
Toprak rahmindekine, ‘“RAHÎM”’ şefâat eder!
‘Ey Toprak babası B!’ Sen ‘ÂLÎ’sin! ‘Affet!’ Der!
‘“ALLAH’ın fıtratı”’dır, ERRAHMÂNİRRAHÎM bil!
MUHAMMED ÂLÎ ayna! O fıtrata mukabil!
Bu ‘ikiz zâtı’ ile, HAK her şeyi etti halk!
Kâlbinde saklıdır O! Onu bul! Kabrinden kalk!
Ölüm ile kalkarsan bedeninde sen eğer,
RABB’ini görüp dersin: ‘Fıtratımmış o meğer!’
Kendi fıtratını kul, kendisi bulabilir!
Hangi hayâtta kalkar ölü! Yalnız HAK bilir!
‘“HAKK’ın fıtratı”’ da HAK! Ezelîdir HAK gibi!
Anayasası ile ayni! Yasa sâhibi!
‘“Bu yüzden hiç değişmez ne yasası! Ne kendi!”’
Hep nokta yazan kalem! Ne mürekkep tükendi!
Arapça da nokta ‘B!’ ÂLÎ “NOKTA BENİM” der!
İki ‘A’ kesişirse, merkezi nokta eder!
Yâni ALLAH yansırsa kendine, ÂLÎ çıkar!
İblîs, ALLAH’ı tasdik! Âdem'i eder inkâr!
‘“Benden veyâ RAHMÂN’dan iste! Fark yok”’ der ALLAH!
RAHMÂN HAKK’ın sûreti! Mâdem yok iki İLÂH!
Fıtratı yirmi dokuz isminden ibârettir!
Kendi ismini bul da! Kâlbde tecelli ettir!
Her harf, bir yüce zâtın HAK ismi için remiz!
Bunlarla yönetilir âlemde her küremiz!
Her ismini yansıtan, yansıyan gibi eşsiz!
Ona MUHAMMED ÂLÎ deyip secde ediniz!
O İblîs gibi deme! ‘“Secde ALLAH’a mahsus!”’
Ya Âdem’i bil! Konuş! Ya da bilmiyorsan sus!
‘“Arş”’a ALLAH değil de! ‘“RAHMÂN oturdu!”’ Niçin?
‘“ALLAH dağa inince, dağ toz olduğu”’ için!
Bu yüzden ‘“Yer ve göğü RAHMÂN yaratabildi!”’
‘“Âlemin aslı fıtrat! İBRÂHİM bunu bildi!”’
Her yerde olan ALLAH, ne diye dağa insin?
HAKK’ın yüzü ERRAHMÂN, mümkün mü arşa binsin?
ALLAH inmez! Kaldırır o perdesini bir an!
Atomları sıfırlar hemen! Sessiz haykıran!
RAHMÂN inemez! HAK’tan ayrılamaz fıtratı!
Zîrâ RAHMÂN’dır HAKK’ın görünen ilk suratı!
‘“RAHMÂN istivâ eder!”’ O mıknatıslar kutbu!
Bir şeyi ekseninden ses emrine almak bu!
Merkez noktasından O, terâziler her cismi!
Müsavi tartma demek ‘“İstivâ etme”’ ismi!
‘“İstivâ”’ hattı, merkez! ‘“Her şeyin bâkî yüzü!”’
RAHMÂN’a bağlı yâni cismin RÛH denen özü!
RAHMÂN sonsuz titreşir! Ses ve Radyasyon evi!
RAHÎM onu boşaltıp, sâkin kılar bu devi!
Toprak hattı gibi O! ‘“Sekîne”’ öbür adı!
Dişiye bundan iyi bir ad bulunamadı!
İki zıt ÂDEM vardır ! Nûr Âdem! Toprak Âdem!
Nûr Âdem HAK’tır! ‘“HAKK’ın sûretinde O”’ mâdem!
‘“O HAK sûreti”’çizer, “’İsimler!”’ Fıtrat, adı!
Fıtrat sûretindeki, cennete konulmadı!
HAK, cennete konur mu? Cennet onun kendisi!
‘“Âlemlere rahmet O!”’ Âlemin efendisi!
‘“Her şeyi HAK adına halk edip verir isim!”’
Fıtrat’ına bürünür yâni onun her cisim!
‘“Yer ve gök bitişikken ayırır!”’ Odur ‘“FÂTIR!”’
‘“EL FÂTIR”’ ismi ile FÂTMA’yı hatırlatır!
Zîrâ FÂTMA ayırır MUHAMMED ve ÂLİ’yi!
Biri ‘“Arz”’,ötekisi ‘“Semâ”’ olur! Ne iyi!
FÂTIMA birleştirir ayırdığını tekrâr!
HASAN HÜSEYİN doğar! Bu fıtrat’a ver ikrâr!
HASAN RESÛL’e benzer ve ÂLÎ’ ye HÜSEYİN!
Namazda temiz giysi farz! EHLİBEYTİ giyin!
İnsânın semâsı RÛH! Ve bedeni ise ARZ!
Rûhu, kendine benzer yansıtana secde farz!
RÛH kâlbdeki ÂDEM’dir! Benzer o HAK fıtrat’a!
İşte bu Âdem biner! ‘Can’ denen toprak ata!
Yâni can toprak Âdem! RÛH ise ışık Âdem!
Temiz deniz kirliyi arıtmak ister her dem!
Çamura bulaşmış su, kendini arıtamaz!
Önce gerekir can’a oruç, zikir ve namaz!
Isınıp buhar olur! RÛH’a yaklaştıkça can!
Birleştiğinde duyar, vuslat üstü heyecân!
İşte bu cem’dir! Cumâ günü kılınan namaz!
Kâlb ALLAH’ın cem evi! Bu Câmiye giren az!
‘Cumartesi dinlendi HAK’ der! Mûsevî güruh!
Bilmez! Cumâ üflendi toprak Âdem cana rûh!
Yâni ALLAH adına işi yüklendi ‘“Bizler!”’
Hepsi, ‘ortak özleri’ HAKK’ın emrini izler!
Besmele ‘“ON DOKUZ”’ harf! Ayrı yaz! Yirmi iki!
‘Yirmi iki nokta’nın, bunlar simgesi bil ki!
Nokta mâdemki ÂLÎ! Bu noktalar ‘“ÂLİN”’dir!
Secde emri veren bu ‘“YÜCELER”’i sen indir!
‘HAK adına’ demektir çektiğin her BESMELE!
Kendini anladıysan kendini verme ele!
HAKK’ın kendinden başka yok sunacağı ihsân!
Bu ihsânı hak eder, Uluğ, hâlince insân!
ALLAH Gayb’dır! ERRAHMÂN, ERRAHÎM’E bürünür!
HAK, MUHAMMED ÂLÎ’nin sûretinde görünür!
Bu nazmımız ALLAH’ın ‘ALTMIŞ ALTI’ sayısı!
ON MUHARREM’de verdik! Zikret ALTI MAYIS’I!
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
10 M U H A R R E M 1419
ANKARA - 06 Mayıs 1998
(NOT : Kıyametname kitabının bütün metinlerinde üç tırnaklılar Ayet ,iki tırnaklılar Hadis (Hz. Muhammed’in (s.a.a) gerçek sözleri),tek tırnaklılar Rivayet’tir. Cümle sonunda geçen sayılar; cümlede tırnak içinde geçen ‘kelimenin/kelimelerin’ Ebced ilmindeki sayısal karşılığıdır. Ebced ; Arapça’ya özgü sayısal şifreleme sistemidir. Buradan sonra yazılan kısmın yazarla herhangi bir ilgisi bulunmamakla beraber, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz. Kur’an çevirileri özgün bir şekilde yapılmış olup, hiçbir kaynak, kurum ve kişiden alıntılanmamıştır!)
Metinde geçen ilgili ayetler:
"O, Süleyman’dandır. O, şöyledir: ‘Rahîm olan Rahmân Allah’ın ‘B’ Adıyla’". Neml suresi 30. ayet
"Yanında Kitap’tan bilgi olan kimse: “Sen gözünü açıp kapayıncaya kadar sana onu ben getiririm” dedi. Onu yanında yerleşmiş gördüğünde dedi ki: “Bu Rabbimin lütfundandır. ‘Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü yapacağım’ diye beni deniyor. Kim şükrederse, kendi nefsi için şükreder. Kim de nankörlük ederse, benim rabbim, Ganiyy, Kerim’dir”. Neml suresi 40. ayet
"Orada Ledünnümüz’den (Ledün ilmimizden) kendisine ilim öğrettiğimiz, katımızdan rahmet verdiğimiz kullarımızdan bir kul buldular." Kehf suresi 65. ayet
"İnkâr edenler: “Bir gönderilmiş değilsin” diyorlar. De ki: “Benim ve sizin aranızda şahid olarak Allah ve kendi katında Kitab’ın bilgisi olan kimseler yeter”. Rad suresi 43. ayet
"Allah size, Emanetler’i ehline vermenizi ve İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman Adalet’le hükmetmenizi emrediyor.Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Allah Semî , Basîr’dir." Nisa suresi 5. ayet
"Hani, senin Rabbin onların zürriyetini Âdem’in oğullarından onların zuhûrundan çıkardı; onları nefislerine şahid tuttu: “Sizin rabbiniz değil miyim?” (elestu birabbikum kâlû belâ şehidnâ)“Evet öyle! Şahid olduk” dediler. Kıyamet günü “biz, bundan gâfildik” demeyesiniz!" Araf suresi 172. ayet
"Onlar ki O’nun mîsâkından (bağlılık sözü) sonra Allah’ın ahdini bozuyorlar. Allah’ın birleştirilmesini emrettiğini koparıyorlar. Arz’da bozgunculuk yapıyorlar. İşte onlar Hüsrâna Düşenler’dir." Bakara suresi 27. ayet
"Hayır, her kim ahdine vefa eder ve korunursa şüphe yok ki Allah O Muttakiler’i sever." Âli İmran suresi 76. ayet
"Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve sizi “işittik, itaat ettik” dediğiniz vakit bağladığı misakını unutmayın, Allah’tan korkun, çünkü Allah bütün sinelerin hakikatini bilir." Maide suresi 7. ayet
"Misaklarınden sonra Allah'ın ahdini bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lânet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır." Rad suresi 25. ayet
"Onlar; gayba inanırlar, salât ederler ve verdiğimiz rızıktan infak ederler." Bakara suresi 3. ayet
“Ona Rabb'inden başka bir ayet indirilmeli değil mi!” diyorlar. De ki: “Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.” Yunus suresi 20. ayet
"Yüklü kişi bir başkasının yükünü çekmez. Yükü ağır kişi onu taşımaya çağırsa, yakını bile olsa ondan bir şey taşımaz. Doğrusu, Gayb’de Rabb’lerinden çekinen ve Salat edenleri uyarabilirsin. Kim arınırsa, kendi nefsi için arınır. Dönüş Allah’adır." Fatır suresi 18. ayet
"İbrahim'in milletinden, kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; O, ahirette de salihler arasında yer alacaktır." Bakara suresi 27. ayet
"Hani, ona rabbi: “Teslim ol!” dedi.“Âlemler’in rabbine teslim oldum” dedi." Bakara suresi 131. ayet
"Bir de: “Yahudî veya Nasrâni olun ki doğru yola erişesiniz!” dediler. De ki: “Evet! İbrahim’in Hanîf Milleti olmak üzere! O Müşrikler’den değildi”. Bakara suresi 135. ayet
"İbrahim’e İnsanlar’ın en yakını, ona tâbi olanlar, bu Nebi ve iman edenlerdir. Allah Müminler’in velisidir." Âli İmran suresi 68. ayet
“Ben, Hanîf olarak yüzümü, Arz’ı ve Sema’yı yoktan ilk yaratan’a yönelttim. Ben Müşrikler’den değilim”. Enam suresi 79. ayet
"De ki: Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola hidâyet buyurdu, doğru kalıcı bir dine, başka dinlerden sıyrılıp sâde Hakka özgü Hanif olan İbrâhimin Milletine ki, O hiç bir zaman müşriklerden olmadı." Enam suresi 161. ayet
"Bir de Hanîf olarak yüzünü Din’e tut! Müşrikler’den olma!" Yunus suresi 105. ayet
"O’na şirk koşmuşların dışında Allah için Hanîfler olmak üzere! Kim de Allah’a şirk koşarsa, sanki Gök’ten düşmüş şey gibidir; onu Kuşlar kapışır veya Rüzgâr çukur bir yere savurup atar." Hac suresi 31. ayet
"O’nun gerçek cihadıyla Allah (yolun)da cihad edin! Sizi O eleyerek seçti. Size Din’de hiçbir zorluk yapmadı; Babanız İbrahim’in milleti olmak üzere! Rasûl size şahid olsun, siz de İnsanlar’a şahidler olasınız diye hem önceden ve hem de bu Kur’ân’da sizi “Müslümanlar” olarak O adlandırdı. Salat’ı doğrultun, Zekât’ı verin! Allah’a tutunun! O sizin mevlânızdır. O ne güzel Mevlâ’dır! Ne güzel Yardım Edici’dir!" Hac suresi 78. ayet
"O, fecrin ağarmasına kadar Selam’dır." Beyyine suresi 5. ayet
"Yâ Sîn." Yasin suresi 1. ayet
"İlyasin’e (İlyas) Selam olsun." Saffat suresi 130. ayet
"Allahın Rahim olan Rahman ismi B‘dir. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’adır. Rahim olan Rahman’dır O." Fatiha suresi 1,2,3. ayet
"Ant olsun ki, size kendinizden bir Resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz O’na ağır gelir; O size düşkün, müminlere Raûf, Rahîm’dir." Tevbe suresi 128. ayet
"O halde Hanif olarak dine yüzünü tut. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar." Rum suresi 30. ayet
"Gelmiş geçmiş olanların tamamı hakkında Allah'ın sünneti (yasası) budur. Ve Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın." Ahzab suresi 62. ayet
"Yeryüzünde büyüklendiler ve kötü planlar yaptılar. Oysa kötü planlar, sahibinden başkasını kuşatmaz. Öyleyse onlar, öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlüyorlar? Hâlbuki Allah'ın sünnetinde (yasasında) asla bir değişiklik bulamazsın. Allah'ın sünnetinde asla bir sapma bulamazsın." Fatır suresi 43. ayet
"Senden önce de gönderdiğimiz resullerimize uyguladığımız sünnetimiz budur. Bizim sünnetimizde bir değişiklik bulamazsın." İsra suresi 77. ayet
"Cezamızı görünce iman etmeleri onlara bir fayda vermedi. Allah'ın kulları hakkındaki geçmişten bugüne uyguladığı Sünneti (yasası) budur. İşte burada da Kâfirler hüsrana düştü." Mumin suresi 85. ayet
"Bu Allah'ın öteden beri süregelen sünnetidir (yasası). Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın." Fetih suresi 23. ayet
"De ki: “İster Allah diye çağırın ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın en güzel isimler O'nundur. Salatında sesini ne fazla yükselt ne de fazla kıs. Bu ikisi arasında bir yol tut." İsra suresi 110. ayet
"Hani, Melekler’e dedik:“Âdem’e secde edin!”.Hemen secde ettiler; ancak İblîs kaçındı, kibirlendi, Kafirler’den oldu." Bakara suresi 34. ayet
"And olsun, sizi yarattık; sonra biçimlendirdik! Sonra da Melekler’e: “Âdem için secde edin!” dedik. Secde Edenler’den olmayan İblis dışında, secde ettiler." Araf suresi 11. ayet
“Sana buyurduğum halde, seni secde etmekten alıkoyan nedir?” dedi. “Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın.” dedi." Araf suresi 12. ayet
"İblis: “Ben; salsâlinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattığın bir beşere, secde etmem” dedi." Hicr suresi 33. ayet
"Hani Biz meleklere, “Âdem'e secde edin.” dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, “Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?” dedi." İsra suresi 61. ayet
"Hani! Meleklere: “Âdem'e secde edin.” demiştik. Hemen secde etmişlerdi, iblis ise bundan kaçınmıştı." Taha suresi 116. ayet
“Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.” dedi. Sad suresi 76. ayet
"O; Sema’yı ,Arz’ı ve ikisinin arasındakileri altı günde yarattı. Sonra Arş üzerine istiva etti. O, Rahmân'dır. Öyleyse Habîr olandan iste." Furkan suresi 59. ayet
"Arş’a Rahmân istivâ etti." Taha suresi 5. ayet
"O, Sema’yı ,Arz’ı altı günde yarattı. Sonra arşa istiva etti. Arz’a gireni de ondan çıkanı da Sema’dan ineni de Sema’ya yükseleni de bilir. Ve nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah Basir’dir." Hadid suresi 4. ayet
"Musa, belirlediğimiz vakit için geldiğinde ve onunla Rabb’i konuştuğunda: “Rabbim! Bana göster, sana bakayım!” dedi.“Beni asla göremeyeceksin; ama Dağ’a bak!CYerinde durursa, beni göreceksin” dedi. Rabb’i, Dağ’a tecelli ettiğinde onu toz duman etti. Musa baygın düştü. Ayıldığında: “Sübhan’sın! Sana yöneldim. İnananlar’ın ilkiyim” dedi." Araf suresi 143. ayet
"Sema’yı yedi tabaka halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, bir uygunsuzluk görebilecek misin?" Mülk suresi 3. ayet
"İbrahim ne Yahudi ne Nasrâni’ydi.O müslim bir Hanif ‘di ve müşriklerden olmamıştı." Âli İmran suresi 67. ayet
"De ki: “Allah doğru söyledi. Öyle ise Hanif olarak İbrahim'in milletine tabi olun. O müşriklerden değildi.” Âli İmran suresi 95. ayet
"Din bakımından, bir muhsin olduğu halde yüzünü Allah’a teslim etmiş, bir hanîf olarak İbrahim’in milletine uymuş kimseden daha güzel kimdir?Allah İbrahim’i Halîl (dost) edindi." Nisa suresi 125. ayet
"Bu şekilde İbrâhîm'e Sema’nın ve Arz’ın melekûtunu gösteriyorduk ki yakın idrak edenlerden olsun." Enam suresi 75. ayet
"İbrahim, Hanif olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. Ve müşriklerden değildi." Nahl suresi 120. ayet
"Yine sana vahyettik ki; “Hanif olarak İbrahim’in Milleti’ne tabi’ ol!”. Müşrikler’den olmadı." Nahl suresi 123. ayet
"Şüphesiz sizin Rabbiniz, Allah’tır ki; Arz’ı ve Sema’yı altı günde yarattı; sonra Gece’yi Gündüz’e bürüyen ve onu durmadan izleyen Arş’a istivâ etti. O’nun emriyle görevlendirilmiş olarak Yıldızlar’ı da, Kamer’i da, Şems’i de. Dikkat edin! Yaratma ve Emir O’na aittir. Âlemler’in rabbi Allah ne mübarektir!" Araf suresi 54. ayet
"Arz’ı ve Sema’yı Altı günde yaratmış, sonra Arş’a istivâ etmiş olan sizin Rabbiniz Allah, İşler’i düzenleyip yürütmekte. O’nun izninin dışında hiçbir şefaatçi yoktur. İşte bu, sizin Rabbiniz Allah’tır; O’na kulluk edin! Düşünmez misiniz?" Yunus suresi 3. ayet
"Bir dayanak olmaksızın gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Şems'i ve Kamer'i koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, belirlenmiş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Âyetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız." Rad suresi 2. ayet
"Allah ki Arz’ı,Sema’yı ve ikisi arasındakileri Altı günde yarattı. Sonra Arş’a istivâ etti . Sizin için O’ndan başka ne bir Veli vardır, ne bir Şefaatçi! Düşünüp öğüt almaz mısınız?" Secde suresi 4. ayet
"Battığı zaman Yıldız’a And Olsun." Necm suresi 6. ayet
"İkrâm ve Celâl sahibi Rabbinin Vechi (yüzü) bâkîdir." Rahman suresi 27. ayet
"Onlara teskininiz (ısınmanız) için sizin nefislerinizden eşler yaratması da, aranızda Rahmet ve karşılıklı sevgi koyması da O’nun âyetlerindendir. Düşünecek bir kavim için bunda elbette âyetler vardır." Rum suresi 21. ayet
"Peygamberleri onlara şunu da söylemişdi: Haberiniz olsun onun melikliğinin alâmeti size o Tabutun gelmesi olacaktır, ki onda Rabbinizden bir Sekîne ve Musa ve Harun ailesinden bir bakiyye vardır, onu Melekler getirecektir, elbette bunda size açık bir işaret vardır, eğer mü'minlerseniz." Bakara suresi 248. ayet
"Sonra Allah, Rasûlüne ve Müminler’e Sekîne’sini indirdi.CGörmediğiniz ordular da indirdi; inkâr edenlere azap etti. İşte bu, Kâfirler’in cezasıdır." Tevbe suresi 26. ayet
"O’na yardım etmezseniz, gerçekten Allah O’na yardım etti. Hani, inkâr edenler iki kişiden ikincisi olarak onu çıkardılar. İkisi de Mağara’dayken arkadaşına: “Üzülme! Allah bizimle birliktedir” diyordu. Allah O’na Sekîne indirdi; O’nu görmediğiniz ordularla destekledi; İnkâr edenlerin sözünü Sefil kıldı. Allah’ın sözü En Yüce’dir. Allah Hakîm, Azîz’dir." Tevbe suresi 40. ayet
"İmanlarına iman katmaları için, Müminler’in kalblerine Sekîne indiren O’dur.Arz’ın ve Sema’nın orduları Allah’ındır.Allah Hakîm, Alîm’dir." Fetih suresi 4. ayet
"Allah, Müminler’den razı oldu; Ağaç’ın altında sana biat ettiklerinde kalblerindeki şeyi bilip üzerlerine Sekine indirdi. Onlara yakın bir fetih de isabet ettirdi." Fetih suresi 18. ayet
"O küfredenler, küçük görme bağnazlığını, cahiliye bağnazlığını kalplerinde taşıyorlardı. Allah da Resûlünün ve inananların üzerine Sekine’sini indirdi; onlara takva sözcüğünü ilzam etti. Halbuki buna en çok hak sahibiydiler; bunun ehliydiler. Allah Alîm’dir." Fetih suresi 26. ayet
"Rahimler’de sizi, nasıl dilerse biçimlendiren O’dur.O Hakîm Azîz’den başka ilah yoktur." Âli İmran suresi 6. ayet
"Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere sunup: Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin.” dedi." Bakara suresi 31. ayet
"Allah: “Ey Âdem! Bunların isimlerini onlara bildir.” dedi. Âdem isimleri onlara bildirince, Allah meleklere: “Sema’nın ve Arz’ın Gaybını Ben bilirim; Ben, sizin açıkladıklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilirim, dememiş miydim?” dedi. Bakara suresi 33. ayet
"En güzel isimler Allah'ındır. Öyleyse O'nu, onlarla çağırın. Ona yakışmayan isimlerle çağıran kimseleri bırakın. Onlar, yaptıklarının cezasını görecekler." Araf suresi 180. ayet
"Allah O'dur ki, kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. Esmâu-l Husnâ O'nundur." Taha suresi 8. ayet
"Güzel İsimler kendisinin olan, Müsavvir Bâri’ Hâlik Allah O’dur. Arz ve Sema’daki şeyler O’nu tesbih ediyor. Hakîm Azîz de O’dur." Haşr suresi 24. ayet
"Seni de Âlemler’e ancak Rahmet olarak gönderdik." Enbiya suresi 107. ayet
"İnsan’ı yarattı. Ona Beyan’ı öğretti." Rahman suresi 3,4. ayet
"O ki yarattı ve ‘Tesviye etti’. Ala suresi 2. ayet
"Ya o küfredenler görmediler mi ki, Sema ve Arz bitişiklerken biz onları ayırdık, hayatı olan her şey'i sudan yaptık, hâlâ inanmıyorlar mı?" Enbiya suresi 30. ayet
"De ki: “Göklerin ve yerin fıtratını belirleyen; herkesi yedirip içiren, fakat kendisinin yeme ve içmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?” De ki: “Bana, teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma” buyruldu." Enam suresi 14. ayet
“Rabbim! Bana Mülk’den verdin. Olayların Yorumunu öğrettin. Arz ve Sema’yı yoktan ilk yaratan olarak sen, Dünya ve Âhiret’te benim Velimsin. Beni müslüman olarak vefat ettir! Beni Salihler’e kat!”. Yusuf suresi 101. ayet
"Resulleri dedi ki: “Sema’ya ve Arz’a belli bir Fıtrat veren, sizi, suçlarınızı bağışlamak için çağıran ve belirlenmiş bir Ecele kadar sizi erteleyen Allah hakkında mı kuşkudasınız?” Dediler: “Siz de ancak bizim gibi sadece bir Beşersiniz. Atalarımızın kulluk ettiklerinden bizi çevirmek istiyorsunuz. Öyleyse açık Bir Sultan getirin!”. İbrahim suresi 10. ayet
"Melekler’i ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan; Arz’ın ve Sema’nın Fatır’ı (Yaratan) Allah’a Hamd olsun! Ne dilerse, Yaratma’da ziyadeleştirir. Allah Kadir’dir." Fatır suresi 1. ayet
"De ki: “Ey Şehadet’in ve Gayb’ın bileni, Sema’nın ve Arz’ın yoktan ilk yaratanı Allah’ım! İhtilaf ediyor oldukları şeylerde senin kulların arasında sen hüküm verirsin!” Zümer suresi 46. ayet
"O Sema’yı ve Arz’ı yaradan, size kendilerinizden çiftler yapmış, En'amdan da çiftler, sizi o suretle üretip duruyor, onun misli gibi bir şey yoktur ve O Semî ,Basîr’dir." Şura suresi 11. ayet
"Zikr’i gerçekten Biz indirdik; Biz, onu elbette korumaktayız." Hicr suresi 9. ayet
"Sadece Biz diriltir ve Biz öldürürüz. Ve Varis olan da Biziz." Hicr suresi 23. ayet
"Biz gerçekten üzerinde olanları kupkuru Çorak Bir Toprak kılıcılarız." Kehf suresi 8. ayet
"O gün, kitap sayfalarını dürer gibi Göğü Düreriz. O’nu ilk yarattığımız gibi Yeniden Yaratacağız. Bu Biz'im Katımız’dan verilmiş bir Söz’dür. Kuşkusuz Sözümüzü yerine getiririz." Enbiya suresi 104. ayet
"Göğü Kendi Ellerimizle Biz kurduk, Kuşkusuz Genişletici olan elbette Biziz." Zariyat 47. ayet
"Üzerinde On Dokuz vardır." Müdessir suresi 30. ayet
"Dedi ki: “Ey İblis! İki Elim’le Yarattığıma seni Secde etmekten alıkoyan neydi? Böbürlendin mi, yoksa Alin’den (Yüceler) mi oldun?” Sad suresi 75. ayet
“Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. Boş olan yeri ve içindekileri 6 günde yarattı. Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. 7. güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi.” (Tevrat, Yaratılış 1:1-2, 2:1,2)
"Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun”.Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı." (Tevrat, Yaratılış 1:26-27)
“Şabat Günü'nü kutsal sayarak anımsa.Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın.Ama yedinci gün bana, Tanrın RAB'be Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü ben, RAB yeri göğü, denizi ve bütün canlıları altı günde yarattım, yedinci gün dinlendim. Bu yüzden Şabat Günü'nü kutsadım ve kutsal bir gün olarak belirledim." (Mısır'dan Çıkış 20:8-11)