KRİŞNA’NIN MESAJI
Hint kutsal kitabının ‘Bagavad Gita’ adı! Onu RABB’i adına Krişna açıkladı!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
“KRİŞNA’NIN MESAJI”
Hint kutsal kitabının ‘Bagavad Gita’ adı!
Onu RABB’i adına Krişna açıkladı!
Şimdi siz Krişna’nın sözüne kulak verin!
Siz de bu ALLAH dostu gibi ALLAH’a erin!
‘Dört değişmez temel var: ALLAH! PERDE! RAB! Ve RÛH!
Her birini öğren de! Olma kör gitmiş güruh!’
I ALLAH
‘ALLAH âlemin fizik, Rûh sâf bedeni gibi!’
‘RAB onun aklı! Kendi tüm güçlerin sâhibi!’
‘ALLAH sonsuz! Sonsuzda ise her nokta merkez!’
‘Her noktayı, bir perde ile örter o her kez!’
‘Perde maddenin kökü! O, ALLAH’ın bedeni!’
‘Halk edilen her şeyden saklar o, halk edeni!’
‘Bu vücûd ile ALLAH! Vücûd verir her cisme!’
‘Sayısız isim bunlar! Kendi sâhib tek isme!’
‘Sonsuz ne? Buna cevap verebilen çıkmadı!’
‘Bu nedenle! ALLAH’ın sâde ‘“O”’ oldu adı!’
‘Ne olduğunu onun, bilmek değildir kâbil!’
‘Ne olmadığını sen onun, şu şekilde bil:’
‘Yok olamadığından, mecbûren var vücûdu!’
‘Senin sonsuz ZÂT’ın O! Ona eyle sücûdu!’
‘Değiştiremez asla yasasını, kendini!’
‘Yâni bu yasa kendi! Ve adı ‘“FITRAT DÎNİ!”’ ’
‘ALLAH’ta var! Sonsuza âit ZÂT’ın bilinci!’
‘Kendini kendisiyle bilmekte o birinci!’
‘Bilir ama bilinmez! Görür ama görünmez!’
‘Saklanırken, kendinden başkasına bürünmez!’*
II RAB
‘ALLAH’ın her noktası bir gözenek! Yâni göz!’
‘RAB denen bu gözlerden, âlemi seyreder öz!’
‘RAB özünü göremez! Arada var o perde!’
‘ ‘“Örtüsüne bürünen”’ de ona ! Sırra er de!’
‘ALLAH RABB’in merkezi! RAB Rûhun merkezidir!’
‘Merkezi döndürense ‘Kutubdur!’ Dosta bildir!’
‘ALLAH’ta gizli her şey, ancak RAB de belirir!’
‘Kim istese doğrudan ZÂT’a varmak, delirir!’
‘RAB de üç özellik var: Hayât! Bilinç! HAK bilgi!’
‘Onları RAB’den alır! Rûhuna duyan ilgi!’
‘ALLAH’ın ben bilinci! RAB de ortaya çıkar!’
‘Kendini bilen tasdik, bilmeyen eder inkâr!’
‘Her RAB ile geçer ZÂT, ayrı ben bilincine!’
‘Sonsuz sayıda RAB var! ZÂT her noktaya ine!’
‘Her RABB’in ayrı ismi var! Sen unutma şunu;’
‘Bizim âleminkinin ismidir ‘“MAHA VİŞNU!”’ ’
‘ ‘Âlem’ adını alır! Her bir güneş sistemi!’
‘Bizim Güneşin RABB’i VİŞNU! Hatırla emi!’
‘RAB güneş! Ve Rûh ise, onun ışını gibi!’
‘RAB’dekini iletir! O emânet sâhibi!’
‘RAB, Rûha! Güneş ise, ışınına bürünür!’
‘Şekli yok! Her sistem ve anda başka görünür!’
III RÛH
‘RABB’inden fışkıran Rûh! Önce perdeye yansır!’
‘Perde aynen kalarak, madde çıkar! Büyük sır!’
‘Rûh bu kopya vücûdla, üç âlem inşâ eder!’
‘Dîn buna, fizik âlem! ‘“Cehennem ve Cennet”’der!’
‘Madde ile oluşur: fizik! Şeffaf! Sâf! Beden!’
‘Mâden! Hayvân! Ve insân! Bilinci buna neden!’
‘Madde ilk çırılçıplak! Ve onu Rûh giydirir!’
‘Tüm özelliklerini, ona RAB’den indirir!’
‘Atom düzeni! Isı! Işık! İtme! Ve çekme!’
‘Hepsi! Rûh tarafından maddeye tohum ekme!’
‘Yâni Rûh, bilinçli güç! Madde gibi kör değil!’
‘Sâbit kalan enerji! ‘“Ölmez yüzü”’ne eğil!’
‘Cehennemdeki ateş ile Cennetteki nûr,’
‘Rûha âittir! Madde ancak mîrâsa konur!’
‘RAB ‘“Ateşe yakma”’der! O, İbrâhim’i yakmaz!’
‘Madde de emânetçi! Rûh gibi! Bileni az!’
‘Sekîne, mesken tutan demek! Rûhun evi RAB!’
‘ ‘“Eve kapısından gir!”’ Olmadan evin harab!’
IV BİLİNÇ
‘Beyin ve düşüncesi! Üretemez bilinci!’
‘İkisi de kör madde! Bilinç, sedefte inci!’
‘RAB de saklı öz bilinç! Rûhtur, nakleden onu!’
‘Beden yoğunluğuna göre değişir tonu!’
‘Beş duyunun dışında! Daha var iki duyu!’
‘Aklın ve Ben bilincin! Düştüğün o kör kuyu!’
‘Rûh açığa çıkarır! Hepsi saklı perdede!’
‘Kötülük perdedendir! İyilik Rûhtandır de!’
‘Zîrâ Rûh yansıyınca! Perdeden madde çıkar!’
‘O kör şeytan! İlk önce, ‘“RABB”’ini eder inkâr!’
‘Rûh ise, arıtmaya çalışır her bedeni!’
‘Ayna gibi yansıtsın diye o halk edeni!’
‘Temiz ve dalgasız su, gösterir aynen yüzü!’
‘Hırslarla bulandırma bedenleri! Gör özü!’
‘Aynadan sonra, saca ışık yansıtsa cismi!’
‘Aynada parlak, sacda bulanık çıkar resmi!’
‘Sacdaki resim ise yansıyınca duvara!’
‘Görüntü tanınamaz! Boşuna resmi ara!’
‘Sâf, şeffaf, fizik beden: ayna, sac, duvar gibi!’
‘İnsân, hayvân ve mâden bilincinin sâhibi!’
‘Her üç bedenin madde! Yok hiç bilinç maddede!’
‘Her bir bilincine de, ‘RABB’inden yansıma’ de!’
‘İnsân bilincin de bak! Bir hayâl! Yâni serab!’
‘Bir tek gerçek bilinç var! Ona sâhip olan, RAB!’
‘Rûh, RABB’in bilincini üç bedene nakleder!’
‘Dost, kendisi için “O”; ve dost olmayan, ‘Ben’ der!’
V AHRET
‘İnsân ölür! Kesince Rûh sâf bedenle ilgi!’
‘Ahrete asla gitmez! Dünyâya âit bilgi!’
‘Ölene! Bilincine göre ücret ödenir!’
‘Cennete, cehenneme, mâdenlere git’ denir!
‘Yâni öbür âlemde geçen şey! Sâde bilinç!’
‘Mâden bilinçli beden! İlk hemen edilir linç!’
‘HAKK’ı inkâr edene, HAK da hakkını verir!’
‘Cesedine inanan! Cesedi ile erir!’
‘Cehennemde zevk alır ilkin! Hayvânsal beden!’
‘Çünkü onu! ‘“Ateşten oluşturmuş halk eden!”’ ’
‘Sonra başlar! Şeytanın parçalanma azabı!’
‘Her atom kopana dek! Sürer RABB’in gazabı!’
‘Ceset yakılsa bile! Atomlar aynen kalır!’
‘Her ‘“Zebânî”’ koparıp kendi hakkını alır!’
‘Medyum ölünce! Hayvân bedenini cin yutar!’
‘Cinin ömrü çok uzun! İçinde hapis yatar!’
‘Cin ölünce! Zebânî, mahkûmu tekrâr alır!’
‘Çağırılan başka bir cinin içinde kalır!’‘
‘“Yetmiş arşın zincire vurulma cezası bu!”’ ’
‘Şeytanla işbirliği yapmanın ezâsı bu!’
‘İntihar eden! Duyar müthiş hayât özlemi!’
‘Yalan ile yaklaşır! Ondan uzak dur! Emi!’
‘Sâf beden aynen gider cennete! Tülden ince!’
‘Yine de Arza döner! Özlemleri bitince!’
‘Zîrâ RAB bilinci yok! İnsân bilinci yapay!’
‘RABB’ine girmeyene! Ölümsüzlükten yok pay!’
‘Sâf beden! İçin başka var yaşamsal uyarım:’
‘Ölmeden harcanana! Çok üzüntü duyarım!’
‘Sâf beden! Rûhtan ışık alamazsa kirlenip,
‘Tekrâr Arz’a doğamaz!’ Sağ iken kopmuştur ip!’
‘ ‘“Asla affedilmeyen suç!”’ İşte buna denir!’
‘Kutsal Rûha ihânet! Yok olmakla ödenir!’
‘Bir de! Eğer ‘“RAB”’ derse! Hakerene bir kişi,
Sâf bedeni! Cennette yutulup biter işi!’
‘ ‘“Hakeren!”’ Çünkü RAB’den inemez Arz’a tekrâr!’
‘İçinde hapis kalır! RABB’ini eden inkâr!’
‘ZÂT’a ‘“Son gün”’ dönünce! Hakeren RABB’i ile,
Sıfırdan başlar mahpus için bitmeyen çile!’
‘Cin erenleri de var! Onların ‘İfrît’ ismi!’
‘İçinde mahpus kalır ‘“RAB”’ diyenin sâf cismi!’
İfrît yeniden doğmaz! ZÂT’a randevu verir:
Son gün doğrudan girer! Ve içindeki erir!
HAKK’a ortak koşmayı! HAK bile onaramaz!
Aranılan RAB kâlbde! Bunu anlatır namaz!
VI DOST
‘İnsân bilinçli beden arınınca yüzde yüz!’
‘Belirir onda perde! Ve Rûhta ! Yansıyan yüz!’
‘Perdeyi seçerse o! ZÂT’a gider ve erir!’
‘Rûhu seçerse, RABB’i ona elini verir!’
‘RABB’inin kulu değil! ‘“Dostu”’ olur o vakit!’
‘Gerçekleşti! RABB’iyle zîrâ yaptığı akit!’
‘‘“RABB’inin dostu”’ olmak! Benzemez hiçbir aşka!’
‘Cennet yoktur âlemde! RABB’in içinden başka!’
‘İçine girenin RAB, soyar insân postunu!’
‘ ‘“ALLAH’ın boyasıyla!”’ Boyar ‘“Fıtrat dostunu!”’ ’
‘Yâni insân bedeni gidip değişir bilinç!’
‘Rûh elbise giydirir, bundan büyük yok sevinç!’
‘O vakit dost, kendini RABB’i gibi hisseder!’
‘ALLAH,‘“Dostumun dostu benim de dostumdur”’ der!’
‘RAB, ölenden insâncıl dalgaları hep emer!’
‘Ve bunlardan oluşur! ‘“Âdem”’ denen gerçek er!’
‘RAB içine o insân! Girebildiği zaman ,
RABB’e benzer kendini görerek eder îmân!’
‘Titreşimi paralel ise de sâhibine!’
‘RABB’inin ayni olmaz! Ayna olur RABB’ine!’
‘RABB’in hep yanında o! Ama, yan yana değil!’
‘ ‘“Sığınılan son Cennet!”’ ‘“Sınır”’dır! Buna eğil!’
‘RAB’den onun sadece olur bir kıdem farkı!’
‘ ‘“Arâf halkı”’ndandır o! Döndürür bütün çarkı!’
‘Ancak o gün anımsar o! Bütün geçmişini!’
‘Dostuna teslim olup bitirmiştir işini!’
‘RABB’e çıktı mı bir dost! Dostlar bayram yaparlar!’
‘Göktaşı düşmüş güneş gibi! RAB daha parlar!’
‘Zîrâ yeni ‘“Rahmet”’e! Olur o dost vesile!’
‘Arzda hâlis bir kulu! RAB yıkar Rûhu ile!’
‘RABB’in yıkadığı kul! Rûh hızını kazanır!’
‘ ‘“Elli bin yıllık yola o, bir günde uzanır!”’ ’
‘Dost, kendi indi sanır! ‘“Rahmet”’, Arza inince!’
‘Dost, rahmet ile özdeş! Bir sır var bunda ince:’
‘RABB’in her hareketi! Sâf aynasına yansır!’
‘ “El ele ve el HAKK’a” denilen işte bu sır!’
‘Titreşim! RABB’inkinden bir perde düşer ise!’
‘Sınır altı cennette kalır! Girmez ‘“Meclise!”’ ’
‘ ‘“En büyük kurtuluş bu”’ yine! ‘“Yok ölüm başka!”’ ’
‘ ‘“Son gün”’e kadar orda! Ama düşmüştür aşka:’
‘Dosta tez varmak için! O hemen iner arza! ’
‘ ‘Şefaat yapmak’ denir halka sağken! Bu tarza!’
‘Halk son ölümle girer RABB’ine! Budur usûl!’
‘RAB! Zîrâ âleminin terbiyesinden mes’ûl!’
‘Tek özlemleri vardır: RABB’in görmek yüzünü!’
‘Yetmez onlara! RABB’in yalnız duymak sözünü!’
‘Rûha! RABB’in perdesi adı verilir! Niçin?’
‘Görünmek için! Ona RAB büründüğü için!’
‘RAB şekilsiz! Değişir her an ve her sistemde!’
‘ ‘“Ona sürekli bir iş konumunda olan”’ de!’
‘RAB değil! Büründüğü RÛH örtüsü görülür!’
‘Bu örtü! Kıyâmetin dokusuyla örülür!’
‘Âlem plânı! Geçmiş! Gelecek! Onda saklı!’
‘ ‘“Göz kaymadan bakarsa!”’ Kaymaz insânın aklı!’
‘RAB! Rûhun merkezidir! Yaklaştın mı geriler!’
‘Mesâfe ayni kalır! ‘“Son sınır”’ sırrına er!’
‘Rûhun merkezinin bil ‘“GAYB”’dır öteki adı!’
‘HAK’tan izin almadan! Bilip açan çıkmadı!’
‘RÛH, RABB’in! Perde ZÂT’ın bedeni! Zıt yol izler:’
‘Rûh ! RABB’ini gösterir! Perde ALLAH’ı gizler!’
‘ ‘“En son gün!”’ Maddedeki ödünç enerji söner!’
‘Yapay âlem ve vücûd! Aslı perdeye döner!’
‘Gözden kaybolur! ‘“Cennet, cehennem”’ denen serab!’
‘Bunu icâd etmişti! RAB bilinci için RAB!’
‘Sâdece! Dosttan dosta kalır! Selâm ve secde!’
‘En son! Yüzünü açar dost! Gören gelir vecde!’
‘Dostlar, dostun elinden içer! ‘“En temiz şarab!”’ ’
‘ ‘“Rûh ile yedi safta sıralar”’ onları RAB!’
‘Sonra ALLAH! RABB’ine der;‘Artık bana buyur!’
‘RAB! Rûh ve dostlarıyla baba evinde uyur!’
‘ ‘“Mağaradaki yedi yatır”’ denir onlara!’
‘ ‘“Sâdık köpek”’leriysen! Hepsini sende ara!’
VII SON
‘Sendeki ışınını tutarak! Güneşe çık!’
‘RABB’in bilicine er! Kâlb gözün olsun açık!’
‘RABB’i aramayana! RAB da hiç duymaz ilgi!’
‘Seyreder! Ve ölünce çeker üstüne silgi!’
‘Kurtarmaz seni! Mezheb! Tarîkat! Ve Sözde dîn!’
‘Çünkü hepsinde vardır! Kurtarılacak kendin!’
‘İnsânlığa hizmet et! Hiçbir şey düşünmeden!’
‘Düşünce madde çünkü! Sana hep dokur beden!’
‘Bulamayınca şükret! Bulduğun vakit dağıt!’
‘Sağken bedeninden çık! Yak cenâzene ağıt! ’
‘Ben ALLAH’ın en yakın dostuyum bu âlemde!’
‘Bana! En eski Arz’ın en yüce ereni! De!’
‘Âlemi yönetenler! Benden çıktılar ilkin!’
‘ ‘“İki yedi yıldız”’ da onlar! Uyuma! Silkin!’
‘Arzda son güne kadar! Ben varım hiç ölmeden!’
‘Maha Vişnu’nunkiyle! Bende var ayni beden!’
‘O Maha Vişnu ise! Ben Maha Krişnayım!’
‘Maha! ‘“Yüce”’ demektir! O Güneşse! Ben Ayım!’
‘Vişnu’nun öbür adı! Koruyucu Tanrı RAB!’
‘İçine gir de korun! Dışında hâlin harab!’
Krişna’nın sözleri! Burada sona erdi!
Kimliği için bence şu ipucunu verdi:
İncil, ‘“Kristos!”’ Kur’an, ‘“Mesîh!”’ der, Krişnaya!
Kızdan doğmuş o Tanrı! Boş benzetme olmaya:
RÛH tertemiz bâkire! ‘“Sekîne”’, öbür ismi!
Meryem veya FÂTMA’ya! Benzer kâlbdeki resmi!
Sekîne’nin içinden çıkar! Görünürken RAB!
Meryem oğlu MESÎH bu! Ol ayağına turab!
Arzdaki Mesîh! Aynen RAB gibi titrese de!
‘“ALLAH’ın halîfesi”’ olan en yüce kul de!
‘“Ayıran kesin sınır!”’ ‘“Budur!”’ ‘“İki denizi!”’
Putunuzu yıktımsa! Affedin bendenizi!
İki diyapazon var: titreten ve titreyen!
HAKK’ın hakkını yeme! ‘“Ortaklık”’ hissini yen!
Krişna! Hem ışıklı demek Hintçe! Hem kara!
Bu rengin esrarını! Kâbe taşında ara!
MESÎH’tir O! Güneşten Arza ineli beri!
Son gün şemse döner o! Bektaş’tan al haberi!
‘Şemsin RABB’inin ismi’ ile o! Eşit titrer!
‘Meryem oğlu RAB ÎSÂ’ da ayni! Bu sırra er!
*‘Şemsin RABB’inin ismi’, ‘Meryem oğlu Îsâ RAB!’
Ve BEKTAŞ! Aynı sayı! KRİŞNA , EBÛ-T-TURAB!
“ÂLÎ EBÛ-T-TURAB” ve odur MAHA KRİŞNA!
Bir sayı ekle! BEKTAŞ! Ol bu sırra aşina!
Mesajı yorumladı! Hintli yogi SUBBA ROW!
Ve şifresini çözdü bir Maha! Lâmbanı ov!
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 09.04.1999
*****************************
* ‘Güneşin Rabbinin ismi’ Arapça : ‘İsm-i Rabb-üş Şems’ = ‘Meryem oğlu RAB İsâ’
“İbranîce : Adni yeşu ben Meryem” = Türkçe ‘Bektaş’ = ‘723’*
***********************************