BİR MASON FANTEZİSİ

Kimse artık bilemez dindar kim? Nedir Mason! Tanrı ile şeytanın zıtlaşması bulur son!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

gold statue of a man

"BİR MASON FANTEZİSİ"


Havvâ güyâ cennette şeytan ile ilk yatmış!

Tanrı şeytana kızıp onu cennetten atmış!

Havvâ’nın oğlu olmuş ‘Bir dul karı evlâdı!’

O da dünyâda doğup o ilk cenneti satmış!

Sonra Tanrı Âdem’i, tutup Havvâ’ya vermiş!
Ondan doğan oğlunu, Tanrı pek çok severmiş!

Şeytanın oğlu olmuş sanayici! Mâdenci!

Âdem oğlu da çiftçi! İmâm! Yahut da derviş!

Şeytanoğlu çalışır! Cennete dönsün bu arz!
Âdemoğlu içinse, hep tapmak ve dua farz!

Fizik ve metafizik arasında savaş bu!

Devlet ve tapınağı paylaşır onlar bu tarz!

Devlet, dindar! Ve dindar lâik olduğu vakit,
İmzalanır ebedî barış için bir akit!

Cennete döner dünyâ! Önce o olduğu gibi!

‘Uzaylı’ olur herkes! Ne çek gerek! Ne nakit!

Kimse artık bilemez dindar kim? Nedir Mason!
Tanrı ile şeytanın zıtlaşması bulur son!

Her bebek dâhi doğar! Sorsan dindar kim? Bakar!

Peki Mason ne? O der ‘Bir fasulya! Dermason!’

Böylece biter dindar ile Masonun tezi!
Gerçekleşir inancın ve bilimin sentezi!

Gece duâ ederler! Gündüz işe giderler!

‘Dul karı evlâdı’na şimdi benden fantezi:

Mâdem ki Mason almaz kadını locasına,
O da ‘Ben ciddi dulum! Git!’ Desin kocasına!

Aklı başına gelen koca locaya koşup,

‘Babam cin değil, Âdem idi!’ Der hocasına!

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA-15.07.2001