KİTAB İLMİ
O kim? Nedir? Nasıldır? Bilinmez! ALLAH gibi! Kitabdaki tek bilgi! ‘“Kitab ilmi sâhibi!”’
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
“KİTAB İLMİ”
A : TAKDİM
‘“ELİF LÂM MİM! Kitab’ın ALLAH katında adı!”’
HAK diğer şifreleri verdi! Açıklamadı!
Tüm şifreleri bilen! Olur ‘“Kitab bilgini!”’
‘“Kovabilir Mûsa’yı bile!”’ Çeksin ilgini!
O kim? Nedir? Nasıldır? Bilinmez! ALLAH gibi!
Kitabdaki tek bilgi! ‘“Kitab ilmi sâhibi!”’
BLAVATSKY açıklar sırrı! ‘Enerji’ ile!
Kur’anın sırlarını! Hiç getirmeden dile!
Burada örtüştürdü fakir! İkisini de!
‘“KİTAB İLMİ”’ sır kaldı! En sonunda! Yine de!
B : ALLAH
ALLAH serbest enerji! Yâni mâdde dışında!
Nûr değil! ‘“Nûr üstü nûr!”’ Madde var her ışında!
Karanlıktır her ışık! Madde olmayan yerde!
Ona ‘“Kadir gecesi”’ ve “Hacer-ülesved” de!
Sonsuzluğu içinde özgür! Ve yapayalnız!
ALLAH olduğunun O! Bilincindedir yalnız!
Yâni ALLAH fikri var! Ama yok ben bilinci!
Kabuğunun içinde! Ortaya çıkar inci!
‘Ben bilinci!’ Sâdece madde içinde mümkün!
Sâhibinden farkı yok! Madde dışında mülkün!
Bak! Sina dağında O! Mûsa’ya ‘“Ben, benim”’ der!
Kendini! Yine kendi ile O! Tarif eder!
Bu aşamada! ALLAH olmalı onun adı!
Şekli yoktur! Miraçta bile gören çıkmadı!
Nitekim! ‘“Îsâ ona kimliğini bilmem”’ der!
Ancak RAB anlamında! Ona der ‘“Aziz Peder!”’
‘“Vazgeçebilir her an âlemlerden!”’ Soyuttur!
Zîrâ o, nokta gibi! Sıfır olan boyuttur!
Ondan başka vücûd yok! Kendine çeker tekbir!
Sonsuzu sıfırla çarp! Çıkar ‘“Ehad!”’ Birtek bir!
İki sonsuz olamaz! Ondan başka yok vücûd!
Sonsuz bölünemez ki! Olsun dûa ve sücûd!
Sonsuzun karşısında! Sonlu ne yapabilir!
Doğa yasalarına! Körce uymayı bilir!
C : RAB
Sonsuzda vardır ne baş! Ne son! Ne dış! Ne de iç!
‘“Her isim onun!”’ Ama kendi taşıyamaz hiç!
Herbir ismi,o ismi yansıtana,o yükler!
Kur’an bunlara diyor ‘“ALÎN!”’ Yâni ‘Büyükler!’
Mülkü HAK kendi yapmaz:! Açıklar bir irâde!
‘“Ol!”’ emrini verdiği ‘“Halife”’sine! ‘“RAB”’ de!
‘“ALLAH adına”’demek ‘“Besmele!”’ Anla niçin:
‘“RABB’”i kullanır ALLAH âlemde! Onun için!
ALLAH’ın RAB ismini ! Ortak taşır iki zât !
ALLAH’ı ‘gayb’ olmaktan! RAB’dır eyleyen azat!
RAB’da var! Pozitif ve negatif iki kutup!
Terâziler, ‘“Sekine!”’ İki gücü denk tutup!
ALLAH’ın vücûdunda mevcûd sayısız nokta!
Sâde isimleri var! Cisimleriyse yokta!
ALLAH ‘ben’ bilincine! İsim, ‘vücûd’a muhtaç!
Bu alışveriş ile! Giyer her ikisi taç!
Kendini bilmek için! Kendi olmayan gerek!
Mâdde içine, Yusûf gibi yâni girerek!
Bu nedenle ALLAH’ın Yusûf, en güzel adı!
‘“Ona, kendi dışında!”’ ‘“Hiç tapmayan kalmadı!”’
Yusûf öyle biri ki! Yok ondan daha güzel!
Ona kendi gözünden bakıp sevmek! Farz ezel!
‘“ALLAH’ın isimleri!”’ Asâleten kendinin!
Vekâleten birini al! Bu, amacı dinin!
HAK, perdeden fışkırtır! Nokta kadar bir madde!
Bu ilk soyut maddeye! ‘Öz annen MUHAMMED!’ De!
Ve ALLAH’ın ‘HAK’ ismi! Bu noktaya bürünür!
İçinde! ‘Öz babamız’ olan ÂLÎ görünür!
‘Ben’ bilinçli, ‘belirli’ bir HAK! Ortaya çıkar!
‘“RABB’iniz değil miyim der?”’ Gören etmez inkâr!
‘“Ben ilâh mıyım?”’ Diye bakınız sormaz ALLAH!
‘“Hû”’ yâni ‘“O”’ bilinçli ve ‘“Gayb”’dır zîrâ ilâh!
‘“İster istemez herşey ona tapar!”’ Der âyet!
Yalnız ALLAH kalırdı! Sınır kalksaydı şayet!
Zîrâ sınırsız güçle! Aynidir sınırlı güç!
Bütününden bağımsız parça hayâl etmek güç!
Pınardakinin ayni! Testiye konulan su!
Testideki su! Yine pınar değil doğrusu!
Vücûd ALLAH! Başa O! ‘M’ koyup yapar mevcûd!
O etkin! Kul edilgin! Öyleyse şarttır sücûd!
Bunu ‘“Hanif”’den başka! Hiç kimse anlamadı!
Anlamayanın! ‘“İblis”’ oldu Kur’anda adı!
Âdem! ALLAH’ın sende saklı olan modeli!
Onu bul! Gönüllü tap! Tut sağ iken o eli!
Ölünce tutamazsın! Seni tutup yargılar!
Huyunun sargısıyla! Mumya gibi sargılar!
D : RÛH
‘Uzay cenneti’ idi! İlk sâf maddenin adı:
‘Nokta’dan daha büyük bir şey! Yaratılmadı!
RAB, cennet inşâsını! ‘“RÛH”’ denen güce verdi!
Yardımcısı ‘“Âdem”’i ise, ‘“RÛH”’ çok severdi!
Enerjileri ‘“Ses”’le dizdi Âdem! ‘“Yedi Saf!”’
‘“Saf”’ dışına ‘“İzin”’siz çıkmak! Edilmezdi ‘“Af!”’
‘Titreşim’ine göre! Her melek sıralandı!
‘“Âdem titreşimine”’ ermeye içti andı!
Sekine RÛH’a! RÛH, ilk Âdem’e devretmişti:
‘“Yedi gücü!”’ Bu ise en sorumlu bir işti!
‘Arz’ın öz geçmişi’dir! Bu hikâyenin sonu!
Çok dikkatle okuyun! Ne olursunuz onu!
E : SEKİNE
ALLAH yapyalnız! Ama vücûdu çıplak değil!
Tüle bürünmüş gelin! Bu örtünmeye eğil!
Yâni O hep bâkire! Çünkü her an perdeli!
O perdeyi aralar! Sırf Sekine’nin eli!
‘“ZÂT”’ı, ‘“ALLAH”’a! Onu, ‘“RABB”’e! ‘“Sekine”’ bağlar!
AHMED’i de ÂLÎ’ye! Her enerjiyi sağlar:
Maddedeki yarısı! Yön verir 6 güce!
Elektrik! Bu güçler arasında en cüce!
Sekine’den fışkıran 6 ikiz ereni,
Yayar bu ‘6 gücü!’ Öv! ‘İlk himmet’ vereni!
‘Himmet veren!’ Onların ‘ilk ikiz ortak özü!’
Bunlardır! Kur’andaki ‘“İkiz yediler!”’ Sözü!
Madde dışı yarısı! ‘“İrâde”’yi nakleder!
Bir de! Maddeden çıkmak isteyenlere ‘dur!’ Der!
İlk madde, ‘“Yüce Meclis!”’ Dolu enerji ile!
Bu saf melekler ister! Ordan azad edile!
‘“Son sınır”’da yol keser! Tam ‘“19 zebâni!”’
12 yedek gücü ile Sekine yâni!
‘“En son gün”’e kadar o! Sınırlı gücü bağlar!
Ve o güç: ‘beni kurtar hücremden’ diye ağlar!
Başını hücresinin duvarlarına vurur!
Bir çıkış yolu bulmak için o döner durur!
Kâbe’yi içten tavaf eder! Zavallı hacı!
‘Hacer’e der: ‘kapıyı aç bana!’ ‘Artık acı!’
Sekine! Göz yaşına sonunda dayanamaz:
Zâten ‘öz’e kavuşmak olduğu için namaz,
Kapıyı açar: yâni son sınırı kaldırır:
Özlem duyduğu ‘kendi huzuruna’ aldırır!
Sekine! Sınırlıyı sınırsızdan ayırır!
Ne ‘“RAHMÂN!”’ Ne ‘“RAHÎM”’i, ‘“RAB”’dır diye kayırır!
Çift kefe HAK terâzi! FATIMA ‘“FATIR”’ ismi:
‘“ELİF”’ gibi saklanır! Yazılırken ‘“B İSMİ!”’
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 05.02.2002