KIYÂMETNÂME
‘Milenyum mesnevisi!’ bu mesajların adı! Açıklanabilecek pek fazla sır kalmadı! Bu mesajlar! Fantezi bir edebiyât değil! Gerçek kimliğin için! Onlara ciddi eğil!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
“KIYÂMETNÂME”
‘Milenyum mesnevisi!’ bu mesajların adı!
Açıklanabilecek pek fazla sır kalmadı!
Bu mesajlar! Fantezi bir edebiyât değil!
Gerçek kimliğin için! Onlara ciddi eğil!
Tüm kutsal kitablarda! İnceledim özümü!
Bu yüzden her mesajım ‘“HANİF DİN”’in çözümü!
Birbirini tamamlar! Tekrâr değildir! Niçin?
‘“HAK DİN”’i her cepheden ele aldığı için!
Âdem hikâyesi de! Kur’anda tekrâr tekrâr!
Vicdâna her uydukça! Tekrâr edilir ikrâr!
Kur’anda en küçük harf bir! En büyük bin eder!
Eğer özümsemezsen! Senin bin ömrün gider!
Kırk yıl önce söz verdim! ‘Kıyâmetnâme’dir bu!
Yazdıran da! Yazan da! ‘“Yüce Meclis!”’ Mensubu!
‘Ödülü MUHAMMED’den! Ama Nobel’den değil!’
Diye yazdım bu yüzden o yıl! Sırrına eğil!
Özüm dedi: ‘Neşretme sen!’ ‘Gelmeden milenyum!’
‘Temiz kuşak gelsin de!’ ‘Sen rahat gözünü yum!’
‘Sağırlar duymaz şimdi! Yaptığın uyarını!’
‘O vakit kesinlikle göremezler yarını!’
‘“Toplu toplu atılır cehenneme insanlar!”’
‘Kıyâmet genel değil!’ ‘“Bilenler!”’ Böyle anlar!
‘Şeffaf kat, dolar ise her tür negatif ile!’
‘Çöplüğü yakar zîrâ, tövbe edilse bile!’
‘Kudüs’te çöp yakılan yerin cehennem ismi!’
‘Şeytanı bile yakar!’ ‘Dumansız ateş, cismi!’
‘Çöpler yakılır Ay’ın karanlık tarafında!’
‘Filimleri saklanır ‘“LEVH-İ MAHFUZ”’ rafında!’
‘Rûhlara bir şey olmaz!’ ‘Çünkü Rûhlar can değil!’
‘Nûr başka !’ ‘Ateş başka!’ ‘Bu büyük sırra eğil!’
‘“İkinci yediler”’den dördü! Her şeyi yazar!
‘İç âlem kapkaranlık oldu mu, azar azar;’
‘Ateş, hava , su, toprak beylerine emreder!’
‘Dünyânın eksenini, Ay’dan oynatınız’ der!’
‘Fil kemikleri çıktı! Kuzey kutbunda!’ Niçin?
‘Eksen kayıp, ekvator kutup olduğu için!’
‘“Kalan temiz kullara, miras kalacaktır arz!”’
‘“HANİF DİN”’i sindirmek, onlara olacak farz!
‘Erenler, şeffaf çıkıp iç âleme her gece!’
‘Bencil her tür dalgayı silerler, bir derece!’
‘Bundan büyük şefaat insanlığa olamaz!’
‘Şeffafı yıkar bir de, gerçek duâ ve namaz!’
‘Sonra ‘“ON DOKUZ”’lara, hepsi niyâz ederler!’
‘Bir şans verip ‘“O sesi”’ erteleyiniz derler!’
‘RAHMÂN öyle RAHÎM ki! Bastırır gazabını!’
‘“İnsân kalmazdı hemen verseydi azabını!”’
‘Kıyâmetnâmedir’ bu! ‘Adına dikkat edin!’
‘Uğramayın hışmına!’ ‘ÂLÎ ve MUHAMMED’in!’
Korkudan titriyorken vücûdum, sustu özüm!’
Milenyumdan başka bir şeye bakmadı gözüm!
Şan! Şöhret! Para! Asla benim olmadı derdim!
Yoksa herbir mesajı, yazdıkça neşrederdim!
‘Edeb’ dışıydı kesmek! ‘“HAK DOST”’ların sözünü!
Hem ‘Misyon süreme’ de! Açmışlardı gözümü!
Her ikimiz de tuttuk kırk yıl! Vaadimizi!
Mesaj! Mesaj! Gösterdik! ALLAH’a giden izi!
Ödülümü! MUHAMMED ÂLÎ’den bekliyorum!
Alabilecek miyim? "Bilen'ler yapsın yorum!
Milenyumda atladık az hasarla eşiği!
İnşâallah sallamaz Zebanîler beşiği!
Ama yazık her çeşit uyarılara karşın!
Yaratık daha azgın! Gazabı yakın ARŞ’ın!
Besbelli! Bu dünyânın artık çivisi çıktı!
Yâni! Toprak (Deprem), insâna! Su (Tsunami), toprağa ! Acıktı!
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA - 04.09.2000
(ÖNEMLİ NOT : Kıyametname kitabının bütün metinlerinde üç tırnaklılar Ayet ,iki tırnaklılar Hadis (Hz. Muhammed’in (s.a.a) gerçek sözleri),tek tırnaklılar Rivayet’tir. Cümle sonunda geçen sayılar; cümlede tırnak içinde geçen ‘kelimenin/kelimelerin’ Ebced ilmindeki sayısal karşılığıdır. Ebced ; Arapça’ya özgü sayısal şifreleme sistemidir. Buradan sonra yazılan kısmın yazarla herhangi bir ilgisi bulunmamakla beraber, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz. Kur’an çevirileri özgün bir şekilde yapılmış olup, hiçbir kaynak, kurum ve kişiden alıntılanmamıştır!)
Metinde geçen ilgili ayetler:
“Bir de: “Yahudî veya Nasrâni olun ki doğru yola erişesiniz!” dediler. De ki: “Evet! İbrahim’in Hanîf Milleti olmak üzere! O Müşrikler’den değildi”. Bakara suresi 135. ayet
“De ki: “Allah doğru söyledi. Öyle ise Hanif olarak İbrahim'in Milleti’ne tabi olun. O müşriklerden değildi.” Âli İmran suresi 95. ayet
“Din bakımından, bir muhsin olduğu halde yüzünü Allah’a teslim etmiş, bir Hanîf olarak İbrahim’in Milleti’ne uymuş kimseden daha güzel kimdir? Allah İbrahim’i Halîl (dost) edindi.” Nisa suresi 125. ayet
“Ben, Hanîf olarak yüzümü, Arz’ı ve Sema’yı Yoktan İlk Yaratan’a yönelttim. Ben Müşrikler’den değilim”. Enam suresi 79. ayet
“De ki: Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola hidâyet buyurdu, doğru kalıcı bir dine, başka dinlerden sıyrılıp sâde Hakka özgü Hanif olan İbrâhimin Milleti’ne ki, O hiç bir zaman müşriklerden olmadı.” Enam suresi 161. ayet
“İbrahim, Hanif olarak Allah'a yönelen bir ümmetti. Ve müşriklerden değildi.” Nahl suresi 120. ayet
“Yine sana vahyettik ki; “Hanif olarak İbrahim’in Milleti’ne tabi’ ol!”. Müşrikler’den olmadı.” Nahl suresi 123. ayet
“O’na şirk koşmuşların dışında Allah için Hanifler olmak üzere! Kim de Allah’a şirk koşarsa, sanki Gök’ten düşmüş şey gibidir; onu Kuşlar kapışır veya Rüzgâr çukur bir yere savurup atar.” Hac suresi 31. ayet
“O halde Hanif olarak dine yüzünü tut. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” Rum suresi 30. ayet
“Oysa Allah'a kulluktan ve dini Hanifler olarak O'na has kılmaktan ve Salatı Doğrultmaktan, zekatı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte doğru din budur.” Beyyine suresi 5. ayet
“İbrahim ne Yahudi ne Nasrâni’ydi.O müslim bir Hanif idi ve müşriklerden olmamıştı.” Âli İmran suresi 67. ayet
“Bir de Hanîf olarak yüzünü Din’e tut! Müşrikler’den olma!” Yunus suresi 105. ayet
“Müşrikler hoşlanmasa da, bütünüyle Din üzerinde O’nu desteklemesi için kendi Rasûlünü, Hakk Din’i ve Hidayet ile gönderen O’dur.” Tevbe suresi 33. ayet
“Müşrikler hoşlanmasa da, bütünüyle Din üzerinde ‘O’nu desteklemesi’ için Rasûlü’nü, Hakk Din’i ve Hidayet ile gönderen O’dur.” Saff suresi 9. ayet
“Bütünüyle Din üzerinde ‘O’nu desteklemesi’ için Rasûlünü Hakk Din’i ve Hidayet ile gönderen O’dur. Şahid olarak Allah yeter.” Fetih suresi 28. ayet
"Münakaşa ediyorlarken Yüce Meclis hakkında benim hiçbir bilgim olmadı". Sad suresi 69. ayet
“Yüce Meclis’i dinleyemezler. Her yandan püskürtülürler.” Saffat suresi 8. ayet
“Ki Allah, Pis olanı Temiz olandan ayırsın, Pis olanları birbirinin üzerine koyup, hepsini bir araya getirsin, sonra Topluca Cehennem'e doldursun. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.” Enfal suresi 37. ayet
“And olsun, önceden İbrahim’e Rüşd’ünü verdik! O’nu Bilenler’dendik.” Enbiya suresi 51. ayet
“Arz’ı ve Sema’yı yaratması da, dillerinizi ve renklerinizi çeşitli yapması da O’nun âyetlerindendir. Bilenler için bunda elbette âyetler vardır.” Rum suresi 22. ayet
“İşte İnsanlar için verdiğimiz Misâller! Onları, ancak Bilenler aklediyor.” Ankebut suresi 43. ayet
“Ahiretten çekinerek ve Rabbinin merhametini umarak geceleyin Secde hâlinde ve Kıyam’da durarak ibadet eden kimse (inkârcı gibi) midir! De ki: “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu!”. Sadece Öz akıl sahipleri hatırlar.” Zümer suresi 9. ayet
“Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Bilmezdiyseniz, Zikir Ehli’ne sorun!” Enbiya suresi 7. ayet
“Bilmezdiyseniz, Zikir Ehli’ne sorun; senden önceden de vahyettiğimiz adamları Rasûl gönderdik.” Nahl suresi 43. ayet
“Levh-i Mahfuz'dadır.” Büruc suresi 22. ayet
“And olsun, sana Çok Büyük Kur’ân’ı ve İki Yedi’yi verdik!” Hicr suresi 87. ayet
“Şüphesiz biz Zikir'den sonra Zebur'da da, “Hiç şüphesiz yeryüzüne salih kullarım varis olacaktır” diye yazdık.” Enbiya suresi 105. Ayet
“Üzerinde On Dokuz vardır.” Müdessir suresi 30. ayet
“Biz’im emrimiz geldiğinde bizden bir rahmetle Şuayb’i ve onunla birlikte inanmış olanları kurtardık. Zulmetmiş olanları O Ses (Sayha) yakaladı. Yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.” Hud suresi 94. ayet
“Sabahladıklarında onları O Ses (Sayha) yakaladı.” Hicr suresi 83. ayet
“Derken, O Ses (Sayha) onları Hakk ile yakaladı. Onları bir süprüntü haline getirdik. Defolup gitti Zâlim Kavim!” Muminun suresi 41. ayet
“Sadece bir tek O Ses (Sayha) oldu. O Anda onlar Katımız’da hazırdırlar.” Yasin suresi 53. ayet
“Bir an bile gecikmesi olmayan bir tek O Ses’den (Sayha) başka beklemiyorlar.” Sad suresi 15. ayet
“Biz, onların üzerine O Ses (Sayha) gönderdik; Deve Çobanının çırpısı gibi oldular.” Kamer suresi 31. ayet
“Eğer Allah, İnsanlar’ı kazandıkları sebebiyle yakalasaydı, Arz’ın sırtında hiçbir dâbbe bırakmazdı; ama onları belli bir süreye kadar erteliyor. Onların ecelleri geldiği zaman, gerçekten Allah Basîr’dir.” Fâtır suresi 45. ayet