BOYUTSUZ EL

Fanatik tarikatlar! Kiliseler! Cinciler! Savunarak zırvayı! Döktürdüler inciler!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"BOYUTSUZ EL"

A : İLK TİBETLİ !

MUHAMMED (s.a.v) der: “HAK bilgi İslâm’ın yitik malı!”

“Çinde de olsa onu arayıp da bulmalı!”

Tek başına bir Rus kız yüklendi bu misyonu!

Çocukken ‘ışık bir el’ çünkü kurtardı onu!

En üst kattan düşerken, ‘şeffaf bir el’ uzandı!

Onu tuttu! Çocuk da el öpüp ‘“İçti andı!”’

Cangıllardan geçerken! Rast gitti herbir işi!

Ve karşıladı onu! ‘Eli boyutsuz’ kişi!

‘Ateş adam hâlinde’ yeniledi ahdini:

Canı, rûha ateşle kaynatmak ‘“Fıtrat dini!”’

Eski, yeni! On kadar dili öğrendi kendi!

‘Gizli ilmi’ öğretmek çabasıyla tükendi!

Şeffafını okurdu! Kitap yakılmış ise!

Hem alacak gücü de yoktu! Acı hadise!

Yazarken! Çoğu zaman mürşidiydi içinde!

Kendi Amerikada! ‘Hazret’i ise Çinde!

Reddeden yeğenine gidip gönlünü aldı!

Şeffaftı! Kızın ağzı bir karış açık kaldı!

UFO! Mufo! Yâni hiç gerekmez Hakerene!

Zaman-Mekân dışına her an postu serene!

Sen Jermen hayranları, etrafında toplandı:

Max Heindel, Steiner, Papüs içtiler ‘birlik andı!’


B : KURTLARIN DANSI !

İlk kitabında ilk söz! Kâfi mesaj insâna:

‘Arenadan selâmlar! Ey yüce Sezar sana!’

İnsânlığa birçok dev eser etti hediye!

Kimi suçladı ‘casus!’ Kimi şarlatan! Diye!

Amerikada Tibet ekolünü o kurdu!

Bu indirdi dağlardan! Bir sürü ‘kutsal’ kurdu!

Fanatik tarikatlar! Kiliseler! Cinciler!

Savunarak zırvayı! Döktürdüler inciler!

Okulunun ‘“ALLAH HİKMETİ”’ idi adı!

‘“Fıtrat”’sırrı demekti! ‘“Yeminsiz”’anlamadı!

Çünkü ‘“Hîkmet”’ ‘“ALLAH’ın fıtratı”’nın bilgisi!

O fıtrat bilgisinin! Var insânla ilgisi!

Nitekim Şıtayner’in de buna aklı erdi:

Okuluna bak! ‘İnsân hîkmeti’ adı verdi!

Mürşidi MORYA! Oldu ‘Rûh (!) Çağıranın!’ Derdi!

Ne kadar seans varsa! ‘Cin kovup’ felç ederdi!

Blavatsky mürşitti, ilkin Max Heindel’e:

Yâni MORYA ile KONT tutuşmuştu elele:

‘HAK misyon’ sâhibinin hiç değişmez kaderi!

Bilirkişi kurt saptar! Ormanda hep ederi!

‘“Bilen ile bilmeyen hiç ayni değil iken!”’

Gülü korur görünüp! Gülden geçinir diken!

Câhil ve nankörleri! Deme ‘HAK adam eder!’

Kendi gebertmez de bak! ‘“Geberesice can der!”’

Güneş doğunca sanma! Gün ağarıp aklanır!

Aydınlığın içine! O karanlık saklanır!


C : VEFATI !

Böbrekleri bitmişti, vasiyetini yazdı!

Doktora göre, ömrü iki saatten azdı!

Mürşit ansızın geldi! Elinde köpek ile!

Dedi: ‘Ya ölümünü! Ya misyonunu dile!’

‘Misyon’ deyince! Kondu böbrek üstüne köpek!

Böbrek tekrâr çalıştı! Doktor hayret etti pek!

Resmi vasiyet, hâlâ daha okulda saklı!

‘Misyon bitmeden ALLAH öldürmez!’ Diyen haklı!

Bunu ben de denedim! ‘Bektaş’ yazımı oku!

Hem kazayı önler HAKK! Hem de yeniler doku!

Nitekim mesaj biter bitmez! Mesajcı gitti!

‘Yeni bir misyon’ için! HAK iç âleme itti!

Eserleri, dünyâda çevrildi birçok dile!

Türkçe hariç! Rûhundan sen onun özür dile!

Türk kültürü adına utanılacak ayıp!

Zîrâ Tibet’te hâlâ! “İslâm’a âit kayıp!”

Vicdânım rahat: yaptım ondan az çok alıntı!

Kur’anla yorumladım! Yâni değil çalıntı!

Bu ‘aziz bâkire’nin BLAVATSKY soyadı!

Arenada, kudurmuş köpekler parçaladı!

‘“Yemin”’ yüzünden! ‘“Sırrı”’ açamadı pek fazla!

‘“Yeminsizler”’ yetinmek zorunda kaldı azla!

‘“Fıtrat”’ını görmüşken! Sormadı ne ilk adı!

‘ÂLÎ katı’na ne o! Ne Morya! Çıkamadı!


M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA – 31 OCAK 2002