MASON MASALI

Şöyle bir söz söyledi! ÂLÎ bir gün hutbede: ‘Bana ilk Âdem! İlyas! Yahya! Ve de Mesîh de!’

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"MASON MASALI"

İşte ! Masonun , gizli hep anlattığı masal!

‘“KİTAB İLMİ”’ne göre biz yorumladık! Ders al!

Sâf Havvâ’yı cennette! Şeytan körpe av seçti!

HAK’tan öç almak için! Kızın ırzına geçti!

Sonra terk etti onu! Ve ‘Dul karı evlâdı’

Oldu dünyada doğan oğlu kabil’in adı!

Çünkü kovmuştu kızıp RAHMÂN, cennetten onu!

Şeffaf iken sürçmenin! Yoğunlaşmaktır sonu!

‘“Sâde diken üretti! Lânetlendiğinden arz!”’

‘“Çalışmadan nimet yok”’ şartı! Kula oldu farz!

Havvâ ile evlendi Âdem! Ve doğdu Hâbil!

Ona düşman kesildi! Üvey kardeşi Kâbil!

Hâbil koyun! Ve Kabil buğday etti hediye:

RAHMÂN’a teşekküre! Vesile olsun diye!

Kabûl eyledi RAHMÂN! Yalnız Hâbil’inkini!

Kardeşini öldürdü Kabil! Kabarıp kini!

Ve dedi! Koyun kolay! Ben toprak çapaladım!

Beni reddettin! Çünkü ‘Şeytan’ın oğlu’ adım!

Daha doğmadan! Bana cennetini kapadın!

Sen taraf tutuyorsun! Nasıl HAK olur adın!

Ben de birşey yarattım topraktan! Senin gibi!

Bana kızdın! Bu mülkün çünkü sen tek sahibi!’

Oğlu da! ‘“Şeytan gibi karşı geldi RAHMÂN’a”’

HAKK’ı paylaşamadı Hâbil’le! Budur mânâ!

‘“Sonra bir çocuk verdi Havvâ’ya HAK!”’ ‘“Adı Şit!”’

Ve oldu dünyadaki insanlar, iki çeşit:

Biri, RAHMÂN’dan gelen! Katıksız Şit evlâdı!

Biri, ‘“İnsân şeytanı!”’ Kabil’in oğlu adı!

Biri birine düşman! Bunların ikisi de!

Sen birisine ‘Ateş!’ Ve öbürüne ‘Su’de!

Şeytan dikbaşlı alev! Çağ dışı şeye karşı!

Melek, tutucu saf su! ‘“Başında taşır arşı!”’

Su söndürür ateşi! Isıtılsa ne kadar!

Ateş! Ömrünü, suyu arzdan kovmaya adar!

Devlet, aynen ateşi! Su, dini temsil eder!

ALLAH, iki zıt kutbu dost yapmaya ‘“Vaftiz”’ der !

Ateşle vaftiz yapar Mesih! Yahya! Su ile!

RÛH ateş! Şeffaf beden! Su gibi! Herkes bile!

HAK dost! Nakledebilir rûhunu şeffaf ile,

‘“İsâ gibi, beşikte yatan bebeğe”’ bile!

‘“Belkıs’ın o tahtını nakledebilen kişi!”’

Rûhu nakledemez mi? ‘“Bu, kitab ilmi”’ işi!

Misyon sonu! Rûhunu o kendine çağırır!

‘“İsâ o vakit, İlyas! İlyas! Diye bağırır!”’

‘“İncilde bizzat İsâ, Yahya İlyas idi”’ der!

Bunu nasıl yorumlar! Acaba aziz peder!

Şöyle bir söz söyledi! ÂLÎ bir gün hutbede:

‘Bana ilk Âdem! İlyas! Yahya! Ve de Mesîh de!’

Resûl ÂLÎ’ye dedi: “Sırdın her nebi ile!

Benimle açık geldin!” Bu söz tefsir edile!

Resûle HAK ‘“İBRAHİM DİNİNE DÖN”’ der! Niçin?

‘“İbrahim ateş ile”’ abdest aldığı için!

‘HAK dost’tan ateş alıp ‘“HAK ile o oldu dost!”’

Öz anne babasını buldu! Ve soyuldu post!

Cennet çeki dağıtıp halkı sömürür dinci!

Maddenin ötesine geçmez devlet bilinci!

Din ve Devleti ayrı tutmaya dikkat edin!

Dost yapacak onları! ‘“Kitab ilmi”’ndeki din!

Kâlb ve baş arasında sürüyor savaş hâlâ!

Çizgili kâlb kasını, ‘aşk’ arttırır en âlâ!

Güdümlü kâlble herkes! Sağ beyne yollar kanı!

HAK ‘“Sağ yan halkı”’ sayar! Huzuruna çıkanı!

İşte bu çağa denir!‘“Arzda kıyâmet”’ demi!

İki kaş arasında! Can görür ilk Âdemi!

Güneşten ışık emer! Ve topraktan ise su!

Diken, tövbekâr şeytan! Gül, ‘“HAK DOST”’tur doğrusu!

M.H ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA- 28.12.2000