YUHANNA’NIN VİZYONU
Yuhanna’nın izniyle, fakir açsın bu sözü: Orta direk! ‘“And”’ını tutup açandır gözü!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"YUHANNA’NIN VİZYONU"
İncilde çok ilginçtir! Yuhanna’nın vizyonu!
Bir ‘ateş adam’ gördü! Şöyle anlattı onu:
‘Ağzında kılıç vardı!’ ‘KILICIN YARIK UCU!’
‘Yedi tane yıldızı! Tutardı, sağ avucu!’
‘Fırından yeni çıkmış tunç gibi! Bacakları!’
‘Gözleri alev alev! Görünürdü akları!’
‘Giysisi şeffaf beyaz! Saçları saf yün gibi!’
‘Belinde, güneş gibi, altın kuşak sahibi!’
‘Görünce, ölü gibi ayağına kapandım!’
‘Secde’ idi! Gördüğüm RABB’ime çünkü andım!’
‘Elini omuzuma koyup şunu söyledi:’
‘ ‘“Korkma! Ben ilk ve sonum! Ezelî! Ve ebedî!”’
‘Hem özün!’ ‘Hem özünü doğurtacak ebenim!’
‘Fethet beni!’ ‘“Ebedî hayât ağacı !”’ Ben’im!’
‘Açtım mı kapıyı ben!’ ‘Hiç kimse kapayamaz!’
‘Kapadım mı ! Açamaz!’ ‘BEN KAPIYIM!’ ‘Bilen az!’
‘Yaratımın, olmazsa olmaz olan şartıyım!’
‘Bölünemez noktayım!’ ‘Ne eksi!’ ‘Ne artıyım!’
‘Amin’, ben’im! ‘Bil Bana evet demektir!’ ‘Amin!’
‘Beni görüp ‘“RABB’imsin”’ demiştin!’ ‘Olup emin!’
‘Budur!’ ‘Gerçek anlamı!’ ‘Fâtiha okumanın!’
‘Ancak bunu yapanı!’ ‘Fâtih’ diyerek anın!’
‘Ben de bil ki fâtihim!’ ‘Fethetmişim HAK özü!’
‘Tahtıma oturtulmuş olarak açtım gözü!’
‘Ben de oturtacağım ‘Fâtihim’i tahtıma!’
‘Bende sadıkım çünkü! Ona olan ahtıma!’
‘Giyerek beyaz giysi! Pırıl pırıl ve şeffaf!’
Sürçüp yoğunlaşması, kulun da olacak af!
‘Beyaz taş!’ ‘Yâni Îsâ!’ ‘Yeni ismi yazılı!’
‘Karartmamak ‘yemini!’ Taş üstünde kazılı!’
‘ALLAH!’ ‘İnsânı yalnız yeni ismiyle bilir!’
‘Özüm ona bu adla! Şefaat edebilir!’
‘Levh-i Mahfuz’daki ad!’ ‘Süleyman!’ ‘Yeni ismi!’
‘“Orta direk olmuştur!”’ ‘“HAK çadırında cismi!”’
Yuhanna’nın izniyle, fakir açsın bu sözü:
Orta direk! ‘“And”’ını tutup açandır gözü!
‘“Âdem’e secde”’ için! Kılar ‘“Cuma”’ namazı!
Rûh üflendiği gün o! Bilir, halkın pek azı!
İki namaz ortası! Onun rekât adedi!
HAK: ‘“Cumayı kaçırma!”’ ‘“Orta ümmet ol!”’ Dedi!
Yuhanna’ya burada sözü bırakıyorum!
‘Tırnaksız olanları!’ Yine de benden yorum!
‘ALLAH’ın yanından o bir daha ayrılamaz!’
Gölgesiydi ayrılan zaten! Bunu bilen az!
‘Yeni ismini sâde onun kendisi bilir!’
‘Beni o isim ile ancak çağırabilir!’
‘“Melekler ile İblis ‘isim’ ile sınandı!”’
Hiçbiri bilemedi! Unutmuşlardı andı!
Şey yoktu ki! Melekler bilsin şeyin ismini!
Herşey ÖZ idi orda! Giymemişti cismini!
ALLAH’ı biliyordu! Bilmiyordu kendini!
‘“Üflenen Rûh”’u bulup üflemek! ‘“Fıtrat dini!”’
Herşeye ‘öz ismi’yle, rûh üflenmiştir mâdem!
‘“Âlemlerin RABB”’inin ismi! Olmalı ÂDEM!
‘İsim bir sözcük değil! ‘Ateştir’ O! Bir ışın!’
‘Hepsi de benden çıkar! Bu nedenle adım ‘Şın!’
‘Yedi ateş ordusu, yedi yıldız elimde!’
‘Sözünü tut! Takayım! Altın kuşak belimde!’
‘Sabah yıldızı! Zühre olur, o zaman adın!’
Afrodit de! Yusuf da! ‘Sen imişsin!’ Anladın!’
Aziz Yahya ‘duygusal’ yorumladı vizyonu!
‘ZÜLFİKÂRI’ görmüşken! Îsâ zannetti onu!
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA- 23.09.2000