ADSIZLAR

‘ADSIZLAR’ mesajını! Sanma ki verdi İblîs! ‘“O, adlardan anlamaz!”’ ‘“Ona kapalı MECLİS!”’

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

“ADSIZLAR”

Her bir şey bilinçsizce! Hep ALLAH’ı zikreder!

‘“ALLAH! Bu otomatik ibâdeti ret eder!”’

Mâden, bitki, hayvândan, insâna çıktığı an!

Kazanır! Bilinç ile özü anımsayan can!

Dinler ise o vakit! Vicdânın sözünü,

Âdem’e secde etmiş olur! Bulup özünü!

Eşya ismini değil, kendini bilmek zikir!

Meleğin ibâdeti geçersiz! Eyle fikir!

Yüz yirmi dört bin nebi! ALLAH mâdem yolladı!

Sırf yirmi sekizinin! Niçin yazıldı adı?

Yirmi sekiz nebiden, yedisi seçkin niçin?

Yediye kadar sayı toplamı! Onun için!

Âdem! Nûh! İbrâhim! Ve Mûsâ! Dâvud! Ve Mesîh!

Yedincisi MUHAMMED! Hepsi sende! Ol Râsih!

Bu yüzden! Vücûdumuz çıkarmakta yedi renk!

Hakeren! Onların tam titreşimlerine denk!

Bedene rûh üflenen an: o, cumâ namazı!

Yedi yatır uyanır sende! HAK olur râzı!

Yedi renk! Yedi sese dönüşüp çalar boru!

‘İsrâfil kimdir’ diye! Artık sormazsın soru!

‘“Sana senden de yakın MUHAMMED!”’ Diyor âyet!

Onu kâlbde bulanlar yakınlarıdır gayet!

Sana kendinden bile, yakın MUHAMMED mâdem!

Kendinde her birini bulandır, gerçek Âdem!

İSİM ve SIFAT !

Yirmi dokuz sûrenin başındaki isimler!

Sâde on dört harf! İle imzalanmış resimler!

‘“ÂLΔ’: En yüce olan! Bir niteleme ismi!

‘“MUHAMMED”: ‘çok övülen’ demek! Çünkü ‘“Nûr”’ cismi!

ZEHRA! HASAN! HÜSEYİN! Güzellik için anıt!

‘Kim sorusuna değil! Nasıl’a her ad yanıt!

‘Yaratan!’ Demek ALLAH! ‘Terbiyeci!’ Demek RAB!

‘“RAHMÂN!”’ Esirgeyici! Kimlik adları, serab!

Serab! ‘Çölde var gibi görünen göle’ denir!

‘“Su”’ bulamamak! Susuz ölmek ile ödenir!

‘“Seslenen!”’ Kim? ‘“Toprağa vurup Arz’a çıkan!”’ Kim?

‘“ÂDEM”’ kim? Ve eşi kim? Kur’an yazmaz nitekim!

‘“Müezzin”’ adsız! ‘“Ölüm MELEĞİ”’ de! İsimsiz!

Birtek! ‘“RÛH’un adı var: CEBRAİL!”’ Düşünün siz!

Tevrât’ta da her ad şifre! Karma karışık!

‘HARF İLMİNİ!’ Bilmezsen! Kâlbine tutmaz ışık!

Bir harf ismi oyunu! Bir sürü adım bile!

‘“KİTAB İLMİ SÂHİBİ!”’ (Dedem) Koymuş! Hesâb edile!

Sanırım hiçbirini yalancı çıkarmadım!

Yine de gizli kaldı! Ama benim HAK adım!

Herkes gerçek adını! Bilir erdiği vakit!

İmzalar! Söylememek için ‘ölümcül akit!’

Kur’andaki her isim! Özellik! Bir ad sözde!

Asılları şifreli harfler! Sendeki özde!

İncik kemiğimizi yarıp kimdir dinelen?

Süleyman’ın emrinde kimdir ‘“İFRÎT”’ denilen?

Mîrâçta görünen kim RAHMÂN mı? Cebrail mi?

Kimdir? O zât ki ona verilmiş ‘“KİTAB İLMİ!”’

‘“Kitab ilmi”’ne sâhip olanın hiç yok adı!

‘“Oğlu”’ denmesin diye, ALLAH açıklamadı!

‘“Halkı ateşe atan iki kişi!”’ İsimsiz!

‘“On dokuzlar da adsız! Mü’minseniz bilin siz!”’

Kağıt kaplan! Değil ad! HAKEREN doldurur!

ALLAH’la iletişim için! O titrer durur!

Kur’anda bak! ‘“BİZ”’ diye! Konuşur hep! ‘Adsızlar!’

‘İçi boş’ olan adsız ‘bize!’ İçleri sızlar!

‘“ALLAH’tan da istesen!”’ ‘“İsminden de istesen!”’

Seslendiğin! ALLAH’tır! ‘“Her ad onundur!”’ Bil sen!

Bir özelliği! ‘“Her ad!”’ Görünür ‘“Sıfat”’ gibi!

‘“Benzerinin benzeri yok!”’ ‘“Hepsinin sâhibi!”’

‘“MUHAMMED!”’ ‘“RAHÎM”’dir der! Burada ‘sıfat!’ ‘“RAHÎM!”’

‘“ERRAHÎM”’ken! Hem ‘“sıfat!”’ Hem ‘“Ad!”’ ‘“HANİF!”’ ‘“İBRAHİM!”’

Bu mesajın adını! Bulamadım ben bile!

Zîrâ çoğu beyitler! Doldu adsızlar ile!

SONSUZUN ŞİFRESİ !

ALLAH ve aslı sonsuz! Bu mühim noktada dur!

Sonsuz neyse! Nasılsa! Hiç değişmez ! Hep odur!

Sonsuzun ad ve sıfat olamaz asla kendi!

Kendi kendine yansır! Ne doğdu ne tükendi!

Sonsuz olduğu için! Hiç değişmez yapısı!

EHL-İ BEYT’e âittir! Bu yapının tapusu!

Her ismin başında! ‘“EL”’ sözcüğü var! Bu ‘“EL!”’ Kim?

‘“EL!”’ ‘Hani o belli şey’ anlamında nitekim!

Ve işte o belli şey! Fıtratıdır ALLAH’ın!

EHL-İ BEYT’inin yâni ad ve sıfat ilâhın!

Her ismi ve sıfatı onun, bu yüzden güzel!

EHL-İ BEYT demek bil ki! Hem ebed! Hem de ezel!

O hem başlangıç! Hem son! Yâni o bir dâire!

Her yerdeki merkezi, ‘“RÛH!”’ Kalan vesâire!

‘“Çamuru Âdem yapan o Rûh’tur!”’ Senin özün!

‘“O RÛH”’tur! ‘“EHL-İ BEYT’e senin verdiğin sözün!”’

EHL-İ BEYT ‘beş’ kişi bak! ‘“Rûh’un şifresi elli!”’

‘“Anne ve babanı sev!”’ ‘Âdem, Havvâ kaç belli!’ (60)

‘ADSIZLAR’ mesajını! Sanma ki verdi İblîs!

‘“O, adlardan anlamaz!”’ ‘“Ona kapalı MECLİS!”’

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

İZMİR – 28.04.2002

İsim ve kelimelerin Ebced ilmine göre sayısal değeri :

HUBB-U ÜM ve AB (Anne ve Baba sevgisi) = Âdem Havvâ = 60