ARZ’IN ÖZGEÇMİŞİ

Bulunca, Arz içine o, seyâhat edeni, Transla yoğunlaşır en üst şeffaf bedeni! ‘Yer çekimi’nin etki mesafesine girer! Nihâyet Arz içine dalarak, ‘“GAYB”’a erer!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"ARZ’IN ÖZGEÇMİŞİ"

ARZ-I

Sıfır ZÂT’tır! Bir ALLAH! Dokuz sayının sonu!

Dokuz, Âdem demektir! İyi irdele onu!

ALLAH gibi! Kimseyi ortak etmez kendine!

‘“ALLAH’ın fıtratı o!”’ Eşittir ‘“HANİF DİN”’e!

Katmanının dışında, dokuz’a ne eklesen!

En sonunda! Dokuz’un dışında bulursun sen:

Dokuz artı beş on dört! On artı dört eşit beş!

Eklediğin kovuldu! Dokuz’a olmadı eş!

Ona eklenmek için! Ol dokuz’un katmanı!

Dokuz! İstiyor yâni, dokuz’u yansıtmanı!

Meselâ yedi kere dokuz, altmış üç eder!

Altı artı üç! Dokuz! HAK ona ‘hoşgeldin!’ Der!

‘“RAHMÂN ilk, Arz’ı, sonra yedi göğü yarattı!”’

İkinci yaratılan, ‘Ay!’ Denilen sırattı!

Ay hep yüzünü döner! Tavaf ederken Arz’ı!

Açıklar bize niçin! Neye! Hac yapma farzı!

HAK der: ‘“İnsândan daha zor, yaratmak âlemi!”’

En zoru Arz’ı inşâ! Esrârını çöz emi!

‘“HAKK göklere iki gün! Arz’a dört gün ayırdı!”’

Melekler karşısında insânları kayırdı!

Arz mâdem ilk oluştu! Arzdadır ilkin eren!

Haklı öyleyse! ‘“Ona secde emrini veren!”’

İlk eren zat ikizdir! MUHAMMED ÂLÎ, adı!

RAHMÂN! Bunlardan önce kimseye yansımadı!

Âdem ayni Arapça, hem de İbranicede!

İlk Âdem’e, ‘“ALLAH’ın sen en yüce adı de!”’

Âdem sözcüğüne E ekle! Toprak demektir!

Toprak Havvâ oluyor! Çünkü ‘E’ dişi ektir!

Toprak, annemiz AHMED! Babamız, ÂLÎ! Âdem!

‘EBÛ-T-TURÂB’ ‘toprağın babası’ demek mâdem!

Bu lâkabı ÂLÎ’ye, bizzat MUHAMMED verdi!

‘“Kâlbi mühürsüzlerin!”’ Sâdece, aklı erdi!

‘“Kâfir tanık olmadı”’ bak! ‘“Öz doku”’na eğil!

HAKK’a yardımcı olan! Tanık! Seyirci, değil!

Âlem yaratılırken ‘“Yüceler”’ oldu tanık!

Zîrâ onlardı kendi fıtratına uyanık!

‘“ÂLÎN!”’ Hem ‘“Yüceler!”’ Hem ‘“En evvelkiler!”’ Demek!

Terbiyemize verdi, ‘“En eskiler”’ çok emek!

Bu yüzden oldu bunlar! Secde etmekten muaf!

Âdem! ‘“Bunlardan tekrâr rûh alınca, oldu af!”’

I I

“Hepinize denk olan insânım” der MUHAMMED!

Bunda var! Onun gizli kimliğine alâmet!

HAK derken ‘“Sen olmasan! Yaratmazdım âlemi!”’

Onu sen kendin gibi bir insân sanma! Emi!

HAK onun hakkında der ‘“O her âleme rahmet!

Adını her anarken! Mutlak ona selâm et!”’

Selâm et sen! ALLAH’ın fıtratına! Misline!

Niyâz et! ‘“RAHÎM olan RAHMÂN”’, Arş’ına ine!

Tüm insânlara eşit MUHAMMED! Tek başına!

Yeyip içtiğin her şey ile girer aşına:

Bu Arz! Bu toprak! Zîrâ onun kutsal vücûdu!

Onu öpmektir halkın HAKK’a olan sücûdu!

‘“Gölgen bile, istesin! İstemesin! Secdede!”’

Yalvarır Arz’a! Onu kaldırıp insân ede!

‘“Sana yarattım yedi göğü”’ der ALLAH! Niçin?

Yedi semâ halk oldu! RESÛL, yâni Arz için!

‘“Yedi göğün benzeri, bu yüzden olmuştur Arz!”’

Mîrâca çıkmak için! Arz’a inmek oldu farz!

‘“Yedi gök iki günde! Arz dört günde! Oldu halk!”’

Göklerin iki misli arz! Bu sırrı çöz de! Kalk!

Yedi gökte melekler var! Arzda ise, Âdem!

‘“Melekler arşı taşır!”’ MUHAMMED Arş’tır mâdem!

‘“Melekler hiç durmadan! MUHAMMED’i zikreder: ”’

‘“Bizi de Arz’a indir! İnsân kılığında”’ der!

‘“Çıkanı ve ineni ALLAH bilir”’ der âyet!

İki çeşit mîrâç var! Dikkat edersen şayet:

Biri Arz’a inmekle ! Biri göğe çıkmakla!

İnerken ve çıkarken, sakın güvenme akla!

Ölen Arz’a inemez! Havadan hafif teni!

Kör uçuşu yapar! Yok çünkü toprak anteni!

AY’a çıkmak için de, ‘yer çekimi’dir mâni!

Ne çıkabilir! Ne de o inebilir yâni!

Yükünü her attıkça! Bir gezegene çıkar!

Tekrâr melek olmakta! İnsâna yoktur çıkar!

‘“Sağken kör, ölünce de demek kalacaktır kör!”’

Toprak bedende çünkü! Toprağa oldu nankör!

III

Arz’ın içine giren olur bir “GAYB ERENİ!”

Esrârını açıklar! Kâbe’nin boyu eni!

‘Mikro Kâbe’ şeklinde, toprağın zerreleri!

‘Toprak’ ile de! Aptes alır İslâm’ın eri!

‘Yedi temel kattan bil!’ Oluştuğu için Arz!

Kâbe’yi ‘yedi’ defa tavaf etmek oldu farz!

İki ara kat ise yedi kat için bağlaç !

Şeytan taşlayıp, koşma, bunlar için gözü aç !

‘Kara taş’ ile başlar Kâbe’yi tavaf! Niçin?

Arz soğurken! Donan “İlk nokta” olduğu için!

Arz çekirdeği ise! Kara taşın timsâli!

Orda HASAN, HÜSEYİN, FÂTMA, MUHAMMED ÂLÎ ...!

“Yunus, balık karnında mîrâç yaptı” der RESÛL!

“Benimkinden aşağı sanmayın!” ‘Ayni usûl!’

Arz’ın karnı olmalı! Balık karnından maksat!

‘“Yuttuğu diri çıktı!”’ Ve Yunus aldı ruhsat!

Papa şapkası balık ağızlı ! Yunus ! Mesih !

‘“Korunmuş kitab”’ Arz’dır ! Girenler olur ‘“Rasih !”’

Kendi eren giremez Arz katmanına! Niçin?

Üst şeffaf ten! Havadan hafif olduğu için!

Bulunca, Arz içine o, seyâhat edeni,

Transla yoğunlaşır en üst şeffaf bedeni!

‘Yer çekimi’nin etki mesafesine girer!

Nihâyet Arz içine dalarak, ‘“GAYB”’a erer!

M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

İZMİR-ÇEŞME 10.08.2000