BEBEK
Harf harf dağılmış iken on sekiz bin âleme! Toplanıp kitab oldum, dolunca âileme!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
“BEBEK ”
Hiç bir bulut yok iken, müthiş bir ‘Şimşek çaktı!’
Cebrâil, kamaştığı için gözü, zor baktı!
Çıkan kıvılcım secde etti ‘İki şimşeğe!’
‘Yengeç’ burcundan girip doğru toprağa aktı!
Toprak otu emzirdi! Otu, sindirdi koyun!
Koyundan annem babam yedi! Başladı oyun!
Göğüs kemiklerinin arasından süzülüp,
İnerken dedim ‘selâm!’ Anne! EHLİBEYT soyun!
Harf harf dağılmış iken on sekiz bin âleme!
Toplanıp kitab oldum, dolunca âileme!
Dedem üç isim koydu birkaç mânâ sezerek!
Ona mânâlı baktım! Memeyi eme eme!
Kulağıma eğilip ‘Uluğ’ diye bağırdı!
Anladım, ÂLİ gibi yüküm burda ağırdı!
Kulak zarım patladı! ‘MUSTAFA’yı duyunca!
Artık, kulağım ‘üç’ten başkasına sağırdı!
Komşu agucuk yaptı ağzıma! Oldum deli!
Bir güzel mıncıkladı her tarafımı eli!
‘Mahzûn’ oldum! Kalbime yalnız doktor baş koydu!
Ben ordaydım hâlbuki! Ebedî ve ezelî!
Övdü bütün inekler, ot rengini gözümün!
Bakar iken oradan, gözbebeği özümün!
‘Beş’ parmağımı açıp sağ elimi uzattım!
Bir çıngırak taktılar! Hükmü yoktu sözümün!
Beni yormuştu artık, bu bebek numarası!
Gelmişti sıra adam gibi olmak sırası!
Toplumu uyutmayıp uyaran ninni yazdım!
Olmuştum bir postacı! Dünyâ Ahret arası!
Baktım toplum uyanmaz! Hep ‘Inga ınga’ der o!
Körlerin arkasından tıpış tıpış gider o!
Vaaz, nutuk, maç ve ders dinleyip zombi olmuş!
‘ÂLÎ’ desem anlıyor o, ‘Ali Desidero!’
Deyince ‘Haydi size en hayırlı tıraşlar!’
Beni bağrına bastı! İndi çatılan kaşlar!
Anladım! Dünyâ diye cehenneme inmişim!
‘“Çünkü onun yakıtı, insânlar! Bir de taşlar!”’
‘“Kaya tuzu olmuştu! Lût değil de haremi!”’
Biri nefsi anlatır! Ötekisi Âdem’i!
‘Oğlak’ burcundan çıkıp! Girdim ‘İki’ şimşeğe!
Harf harf dağılıp, tekrâr kucakladım âlemi!
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA- 24.10.1996