BİLEN ile BİLMEYEN
Bilen ile bilmeyen kim imiş? Belli oldu! Ben ‘“Beli”’yi bilirim! Sen ‘bel’ini bilirsin! Ben ‘Yunus’ ile yandım! ‘Nesîmi’yle yüzüldüm! Sen ise, ‘“Her yandıkça değişecek derisin!”’
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
‘Aziz Mürşidim ; BÂKÎ Babaya’
"BİLEN ile BİLMEYEN"
Ben her an hesap verip terlemeyi bilirim!
Sense göbek taşında terlemeyi bilirsin!
Yarın sen leş! Ben ise ‘“ZEBÂNÎ!”’ Olacağım!
Sana natırlık için! Çünkü HAKK’ın kirisin!
Ben ‘üç yüz altmış beş!’ Gün açlık nedir! Bilirim!
Sen sâdece ‘üç öğün!’ Açlık nedir! Bilirsin!
Benim midem de ‘safra!’ Seninkinde ‘sofra!’ Var!
Ben ‘Ahrette’ iriyim! Sen ‘Dünyâda’ irisin!
Ben Âlemde ‘acıya’ yönelmeyi bilirim!
Sen Âlemde ‘hacıya’ yönelmeyi bilirsin!
Sen ‘namazı!’ Ben ise ‘“Dosdoğruyu”’ kılarız!
Ben ‘“ESED”’ de diriyim! Sen cesette dirisin!
Ben ‘rahmet’ indiririm! Sen ‘yağmur’ indirirsin!
Ben ‘Hilâl’i bilirim! Sen ‘mehtâb’ı bilirsin!
Sende ‘ünvan!’ Bendeyse ‘ummân’ var! Kıyâmette!
Ben ‘“Kürsü”’ye yakınım! Sen ‘sıra’dan birisin!
Sen ‘Boğaz köprüsü’nü! Ben ‘“Sıratı”’ bilirim!
Ben ‘BÂKÎ’nin yüzünü! Sen ‘suratı’ bilirsin!
Ben hem! ‘Bir el tutan’ım! Hem! ‘Eli tutulan’ım!
Sense, ‘“Eli kurusun”’ âyetinin pîrisin!
Bilen ile bilmeyen kim imiş? Belli oldu!
Ben ‘“Beli”’yi bilirim! Sen ‘bel’ini bilirsin!
Ben ‘Yunus’ ile yandım! ‘Nesîmi’yle yüzüldüm!
Sen ise, ‘“Her yandıkça değişecek derisin!”’
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 27.11.1994