EL ÂLEM

Elohim, çoğul sözcük! Tekil adı ise EL! İbrahim İbranice, ‘EL’in nûru’na bedel! Yine İbrahim ile ayni ‘“Rahmet”’ ve ‘“Rahim!”’ El, ÂLÎ! Nûr , MUHAMMED! Bu, ERRAHMÂNİRRAHÎM!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"EL ÂLEM"

Rûh ALLAH’tan! Can ise, aslı toprak birkaç gen!

Formülü değişti mi! Bozulur bütün dengen!

HAK der ‘“Formül değişir şeytanın emri ile!”’

‘“Şeytan ise, Âdem’e düşman!”’ Dikkat edile!

Yâni imâl eder o! Âncak kendi dostunu!

O giydirmişti bize ilk, bu hayvân postunu!

‘“Ama onu dinlemez ALLAH’ın temiz kulu!”’

Çünkü eğitir onu! ‘“YÜCE MECLİS”’ okulu!

Rûh her defa giydikçe ! ‘Kristal’leşir mâdde !

Rûha ‘“Kristos!”’ ‘“Mesih!”’ ‘“Kurtarıcı!”’ ‘“Mehdi!”’ de!

‘“Bize bizden de yakın!”’ ‘“ İçimizdeki bizler!”’

‘“Şah damar’a bağlanan!”’ Her an onları izler!

‘“Rûh! RAB’dan çıkan bir ses!”’ Kur’an-ı iyi oku!

‘“Yer ve Göklerin nûru!”’ Yâni ondaki doku!

‘“BİZLER RABB’in emrinde!”’ ‘“ER RAHMÂN”’a en yakın!

‘“HAKK’ın halifeleri!”’ ‘“ALLAH”’ demeyin sakın!

‘Evrimle şeffaflaşmış tekrâr!’ Fizik postları!

Olmuşlar ‘“Öncekiler!”’ ‘“ALLAH’ın has dostları!”’

Onlarda işlem yapan, ALLAH’tan başka değil!

‘“Secdeni ÂDEM’e yap!”’ Der O! ‘Kendine eğil!’

‘El !’ Türkçede, ‘yabancı’ demek ! Yâni ecnebi!

“Bu âlemde konukum ben” demiştir her Nebi!

Evrimini bitirmiş! Önceki bir âlemde!

‘“Her yere konabilen”’ bir uçan dâire de!

‘“Mîrâsına konmuştur! Erdiği o âlemin!”’

ALLAH o elle mülkü kullanır! O el, ‘“EMİN!”’

‘“Tevrât’ta her meleğin kanadı saklar bir ‘el!’ ”’

‘“El”’ okunur! Frenkçe kanat (âile)! Tesâdüfe gel!

‘“O”’ demek, için de ‘“El”’ (elle) der Fransız! Şans işi!

Tıpkı ‘“El Âlem”’ gibi! ‘“Yâni öteki kişi!”’

Fransızca ayni ses, ‘İki el’ (Deux mains)! Hem de ‘Yarın’ (Demain)!

‘Yarın’ gelecek ‘“Arz’ın vârisleri!”’ Uyarın!

‘“Çift yedi”’nin simgesi, eldeki on dört mafsal!

‘“El”’ ise! ‘“EHL-İBEYT”’in mührü! Bu değil masal!

Arapça her sözcüğün başında var ‘“El !”’ Niçin?

Her sözcüğü, EHL-İBEYT tanımladığı için!

İbranice her belli sözcük başlar ‘H’ diye!

‘H’ hem ‘Nefes’ demektir! ‘H’ hem ‘Beş’ eder! Niye?

‘Hani o!’ ‘Hani onlar!’ Her dilde harf-i târif!

Her bir harf EHL-İBEYT’i târif eder! Ol ârif!

Yirmi dokuz harf ismi öğretildi Âdem’e!

Gel de! MUHAMMED için, sen ‘“O, ‘“S”’ ismi deme!”’

Her harf! Bir Hakerenin ALLAH katında ismi!

Hepsinin toplamıdır! Bil ki Âdem’in cismi!

Yâni ‘“En yüce Meclis!”’ Kendisi ‘ilk Âdem’in!’

O zâtın başı, ÂLÎ! Kâlbi, MUHAMMED EMİN!

Bütün dilleri Âdem, biliniz etti icâd!

‘Sâbit aslına’ bakıp her şeyin O! Koydu ad!

Ölü sözcük değildir bu ad! Yaratıcı ses!

Ölmeden! ‘“O hak sesi”’ Duyabilmeli herkes!

‘“O ses”’ ile! Her şeyi o kendine bağladı!

‘“O ses”’tir Îsâ Mesîh! ‘“O ses”’tir! Vaftiz adı!

‘“On dokuz”’ ses, İblîsin bilmediği isimler!

Her an var edilir! Ve Yok edilir cisimler!

Var ve yok arasında! Bir sınır var! Noktadır!

Nokta hem B! Hem sıfır! Yâni varlık yoktadır!

‘“Mîrâçta görülenin!”’ Bak! ‘“EMİN”’ öbür ismi!

‘“İki kaş arasından girdi!”’ Nûr olan cismi!

Namazda alnın değer! Arz toprağına! Niye?

İki kaş arasından!‘“Er RAHMÂN”’ girsin diye!

Bu yüzden namazın bak öteki adı ‘“Miraç!”’

Melek taptı Âdem’e! Şeytan değil! ‘Gözü’ aç!

‘“Âlemlerin RABB’i”’ ni öğren! Olmadan harab!

‘“Âlemler”’ Elohimdir! Onların ilk özü RAB!

‘“ÖZ”’ ve ‘“Âlem”’ sözcüğü ayni! İbranicede!

İlk öze sen MİKAİL! Dilersen İBRAHİM de!

Elohim, çoğul sözcük! Tekil adı ise EL!

İbrahim İbranice, ‘EL’in nûru’na bedel!

Yine İbrahim ile ayni ‘“Rahmet”’ ve ‘“Rahim!”’

El, ÂLÎ! Nûr , MUHAMMED! Bu, ERRAHMÂNİRRAHÎM!

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA, 28.02.2001