HZ. FÂTMA’NIN MUSHAFI

İsmi ‘FÂTMA Kur’anı!’ ‘Derleyen !’ ÂLÎ ise! Bunun kaybından var mı? Daha acı hadise!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"HZ. FÂTMA’NIN MUSHAFI"

Hakkı teslim etmedi Ömer! Ölürken bile!

‘Şu on zât ölçsün’ dedi, ‘ÂLÎ’yi Osman ile!’

MUHAMMED’den başka yok iken ona denk kişi!

Jüriye çıkıp ÂLÎ, kabûl etti bu işi!

Suâl sordu her biri! ÂLÎ ile Osman’a!

Son soru şuydu: ‘Seçsem ne verirsin sen bana?!’

ÂLÎ dedi: “Kur’andan sapmam bir milim bile!”

Osman tercih edildi! Niçin? Tahmin edile!

Uzun sûreleri, ilk art arda sıraladı!

‘Kur’anı ilk toplayan kişiye’ çıktı adı!

Emriyle! Başka diğer kopyalar da yakıldı!

İşte! ÂLÎ’ninkine yeğlenen! Bu akıldı!

Osman’ın Kur’anıyla! Yetindi sâf ahâli!

Düzenlemeye şaştı! Yakmaya kızdı ÂLÎ!

İniş sırasıyla, her âyeti sıraladı!

“FÂTMA’nın MUSHAFI” bu düzenlemenin adı!

Nerde? Ne zaman? Niçin? İnmişse her bir âyet,

ÂLÎ idi! Tam bilen bir zât var ise şayet!

ÂLÎ kitaba taktı FÂTMA adını! Niye?

EHL-İ BEYT sırlarını! ‘“SEKİNE”’ açsın diye!

‘Âdem’e tapma’ diyen şeytanlar! Oldu engel!

‘“Bilmeyen”’e dediler! ‘“Bilen”’ var iken!’ ‘Sen gel!’

Kur’anın çok adı var: ‘Kitab! Zikir! Mushaf! Nûr!’

ÂLÎ “Mushaf”ı seçti FÂTMA için! Ne onur!

Mushaf! ‘Sayfa hâline gelmiş bir kitab’ demek!

Dört nebîye, yüz sayfa indi! Farz borç ödemek!

Âdem on, İdrîs otuz, Şit elli, İbrahîm on,

Sayfa aldı! MUHAMMED tamamladı ‘Zikr’i son!

ÂLÎ! Yüz yaprağın da sırrını biliyordu!

FÂTMA’nın mushafını! Ona göre de yordu!

‘“KİTAB İLMİNE SÂHİB”’ bu yüzden onun adı!

“KONUŞAN KİTAB” indi ! HAK! ‘“Nûru tamamladı!”’

‘“Nimeti tamamladım size!”’ âyeti indi!

Yâni ÂLÎ atandı! Verilen, ‘“HANÎF DÎN”’di!

“Benimle açık geldin! Gizli, her nebî ile!”

MUHAMMED böyle dedi ona! Bu “Sırrı” dile!

Vücûd MUHAMMED! ÂLÎ her vücûdda yatan “Sır!”

Ondan başka yatır yok! Kaldır da! Kalma kısır!

‘Olmak!’ Veya ‘olmamak’ sırrıdır bunun ismi!

Can, çıkmadan seçmeli! Ya rûhunu! Ya cismi!

FATMA’nın mushafı yok! Bak artık elimizde!

Okuyup da her insân! Aslına secde ede!

‘“RAHMÂN’dan izin almış şeytan!”’ Tuttu sözünü!

Bu tarz Kur’an! Çok azın açabildi gözünü!

Kimse sezmedi! Kime, neye, içmişti andı!

Hem FÂTMA! Hem derlenen! Hem derleyen! Harcandı!

İsmi ‘FÂTMA Kur’anı!’ ‘Derleyen !’ ÂLÎ ise!

Bunun kaybından var mı? Daha acı hadise!

Ama gerçeği bilmek istiyorsan illâki,

FÂTMA da! Kitab da! Ve ÂLİ de! Hep bâki!

ÂLİ vicdânın sesi! “Ben, konuşan Kitab”der!

FÂTIMA “O Kitab” da şöyle, ‘“FATİHÂ!”’eder:

Fatihâ yirmi bir harf! Yedi harf eksik! Niçin?

Fatihâ dişi sözcük! Yedi, aybaşı için!

FÂTMA, dişi MUHAMMED! Betûl! Erkek gen ÂLÎ!

‘“İnci, mercan çıkarmak”’, ALLAH’ın ideâli!

Burda kalem kırıldı! Ve her bir söz tükendi!

“FÂTMA’nın MUSHAFI”dır bil ki! “FÂTMA’nın kendi!”

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA- 02 Ağustos 2001

EBCED İlminde :

'FÂTMA' isminin = 135 sayısal değeridir.