İBRAHİM MİLLETİ
‘“Arzdan çıkarak”’, İslâm yapacak evlâdını! Ve ‘“İBRÂHİM milleti”’ koyacaktır adını!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"İBRÂHİM MİLLETİ"
Horasan neresidir! Viyana bak neresi!
HACI BEKTAŞ VELÎ’yi! Müjdeler ‘“RÛM”’ sûresi!
Tamamlamaya geldi! Gasp olan misyonunu!
Halife atamıştı zîrâ MUHAMMED onu!
HACI BEKTAŞ’a çıkar! Osmanlının temeli!
‘“HANİF DİN”’i kurmaktı! Onun birtek emeli!
Netekim! Sarı Saltuk Balkanları kazandı!
Halk Îsâ’yı anlayıp özüne içti andı!
Ganimete dönüştü! Ama fetih zamanla!
Zâlimler sultan oldu! Gerisini sen anla!
Yıldırım Beyazıt’ı! Rezil etti kibiri!
‘“Hortumunu dağladı!”’ Fil ile gelen biri!
Arzı paylaşamadı! Bir şaşı! Ve bir topal!
‘Topal Timur’ ismini! Lânetle ağzına al!
FAZLULLAH’ı! Bu topal şehid edip harcadı!
Bak! HAZRET-İ MUHAMMED MUSTAFA’ya denk adı! (1729)**
Selim! Kestirdi kırk bin genç Türkmen alevîyi!
Yavuz! Diye anılır! Demek cellâtmış iyi!
Araptan hilâfeti! O aldı başa belâ!
O Arap ki! Davacı yarın ondan KERBELÂ!
Yeniçeri cellâdı Mahmud ne? Gözünü aç:
Annesi ölüyorken! Öpsün diye verdi haç!
Bu olay daha sonra özenle yalanlandı!
Ama kesin! MAHMUD’un tutmadığı! ‘“İlk And’”ı
‘Ganimet ordusu’nun defterini o dürdü!
Art niyetle yüzünü Avrupaya döndürdü!
‘Art niyet!’ Şimdi artık ilk meyvesini verdi!
‘Haçlı’nın rehiniyiz süresiz! Akıl erdi!
Aklını başına al! Ve zincirlerini kır!
‘Özümden başkasına bağlanmam’ diye haykır!
Osmanlı neden çöktü? Bakıp ibret alınız!
Yıldönümünü kutlar! Gerici ümmet yalnız!
Gazînin soyadında iki mesaj var! Niçin?
“Dinim şaman! Aslım TÜRK benim” dediği için!
Japon Şinto dininde de var! ‘ATA’ya secde!’
‘“Âdem’e secde emri”’ bu! Herkes dikkat ede!
‘“İBRÂHİM’in dini ve milleti”’ bak ayni söz!
‘HANİF Dünyâ devleti!’ Demek bu! Açılsın göz!
‘Evrensel anne baba!’ Gerçekleştirir onu!
‘“MELK-İ SEDEK”’çıkınca! Şeytanın gelir sonu!
‘“Kum gibi çoğalacak İbrâhimin kuşağı!”’
Özünden başkasının olmayacak uşağı!
‘“Hem ALLAH!”’ ‘“Hem Yehova!”’ ‘“Bil söz verdiler böyle!”’
HAK, sözünden döner mi hiç cancağızım söyle!
‘“İBRÂHİM’e yüzünü dön emri var AHMED’e!”’
‘İkisi geldiğinde yüz yüze!’ İlk Âdem de!
‘“Arzdan çıkarak”’, İslâm yapacak evlâdını!
Ve ‘“İBRÂHİM milleti”’ koyacaktır adını!
Millet! Yâni devletle! Ayni şey olacak din!
MELK-İ SEDEK de böyle yapmıştı! Dikkat edin!
Şeytan sorunca ‘Arzdan çıkan ikiz kim’ diye!
HAK diyecek! ‘Selâm ver hep beklenen MEHDÎ’ye!’
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA- 03.09.2000
1729 = HAZRET-İ MUHAMMED MUSTAFA
1729 = ŞİHAB-ÜDDİN FAZLULLAH EŞ-ŞEHİD
(NOT : Kıyametname kitabının bütün metinlerinde üç tırnaklılar Ayet ,iki tırnaklılar Hadis (Hz. Muhammed’in (s.a.a) gerçek sözleri),tek tırnaklılar Rivayet’tir. Cümle sonunda geçen sayılar; cümlede tırnak içinde geçen ‘kelimenin/kelimelerin’ Ebced ilmindeki sayısal karşılığıdır. Ebced ; Arapça’ya özgü sayısal şifreleme sistemidir. Buradan sonra yazılan kısmın yazarla herhangi bir ilgisi bulunmamakla beraber, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz. Kur’an çevirileri özgün bir şekilde yapılmış olup, hiçbir kaynak, kurum ve kişiden alıntılanmamıştır!)
Metinde geçen ilgili ayetler:
“Yakında hortumunun üzerine damga basacağız!” Kalem Suresi 16. Ayet
“Sakın onu dinleme! Secde et ve yaklaş!” Alak Suresi 19. Ayet
“Gecenin bir bölümünde O'na secde et. Ve gece uzunca O'nu tesbih et!” İnsan Suresi 26. Ayet
“Gözleri düşmüş, kendilerini bir zillet sarmış bulunur, halbuki o secdeye onlar yaşar iken davet edilmişlerdi!” Kalem Suresi 43. Ayet
“O gün incikten çıkılır (açılır) ve secdeye davet edilirler; fakat güç getiremezler.” Kalem Suresi 42. Ayet
“Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O’nu tesbih et!” Kâf Suresi 40. Ayet
“Muhammed, Allah'ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rükû ederken, secde ederken ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, gerçeği yalanlayan nankörlere, onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.” Fetih Suresi 29. Ayet
“Gece yarıları kalkıp salat için kıyama duran ve secdeye varanlar, canı gönülden itaat edip ahiretten korkan ve Rabbinin rahmetini umanlar mı? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, ancak temiz akıl sahipleri düşünüp öğüt alır." Zümer Suresi 9. Ayet
“Gece ve gündüz; Şems ve Kamer O'nun ayetlerindendir. Güneş'e ve Ay'a secde etmeyin! Eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, onları yaratmış olan Allah’a secde edin!” Fussilet Suresi 37. Ayet
***MELKİ SEDEK (Melchisedek) KAVRAMI
Melkisedek ismiyle ilk defa Yaratılış Kitabı’nda 14. bölüm 18. Ayette karşılaşırız. Kutsal Metin, yeğeni Lut’u kurtarmak için İbrahim’in Elam Kralı Kedorlaomer ve onun müttefik bazı kralları ile bir savaş yaptığını anlatır. İbrahim, muzaffer çıktığı bu savaştan sonra Lut’u, beraberindeki kadınları ve halkı kurtararak, birçok ganimetle anavatanı olan Kenan’a geri döndü (Yaratılış 14:14-20).
Yolu önceki ismi olan Salem, sonrasında ise Yeruşalim olarak değişen şehirden geçti. Orada Kral olmasının dışında, “Yüce Tanrı’nın kâhini” olan, İbrahim’in zaferi için şükran sunusu olarak “ekmek ve şarap” sunan Salem Kralı Melkisedek İbrahim’i karşılamaya çıkar.
Devamında Melkisedek, henüz Avram olarak anılan İbrahim’i kutsadı ve ona şöyle dedi: “Yeri göğü yaratan yüce Tanrı Avram’ı kutsasın. Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrı’ya övgüler olsun” (Yaratılış 14:19-20). Bunun üzerine İbrahim, sahip olduğu tüm ganimetlerden ondalığını Melkisedek’e verdi.
Melkisedek ismini ilerleyen süreçlerden (Yetmişler çevirisi 109.Mezmur) 110. Mezmur’da 4. Ayette, “RAB ant içti, kararından dönmez: “Melkisedek düzeni uyarınca, Sonsuza dek kâhinsin sen!” derken görüyoruz. Yani, “RAB, fikrini değiştirmeyeceğine dair ant içti ve sen, Melkisedek gibi ebediyen kâhinsin.” Tanrı Baba bu sözleri Oğlu’na söylemiştir. Peki, bunu nasıl ve nereden biliyoruz? Mezmur’un başında, 1. Ayette “RAB efendime: Ben düşmanlarını ayaklarına tabure yapıncaya dek sağımda otur diyor.” Yani, RAB Efendime, düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek sağımda otur dedi. RAB kelimesi İbranice “Yahve” kelimesinin çevirisidir ve gerçek Tanrı’nın ismini beyan eder. Ayette “RAB Efendime dedi” ifadesi ile iki kere karşılaşıyoruz. (RAB Efendime diyor). Devamında çevriliyor: “RAB ve Tanrı, Efendime ve Tanrı’ma dedi.” Açıkçası, birincisi Baba olan Tanrı ve Oğul olan Mesih, Efendi’dir.
Bir sonraki ayette (2), birinci Efendi , ikinci Efendi’ye konuşmaya devam eder: “RAB Siyon’dan uzatacak kudret asanı.” Yani, kudret asası (yenilmezlik gücünün kraliyet asası) RAB sana Siyon’dan verecek. Gördüğümüz gibi burada üçüncü bir Efendi takdim ediliyor. O kimdir? Tam olarak Kutsal Ruh’tan bahsedilmektedir. Kutsal Üçlemenin açık bir görüntüsüne sahibiz. 110. Mezmur, başka bir durumda analiz etmeye değer olabilecek bazı olağanüstü olaylardan bahseder.
Burada Bizi ilgilendiren nokta ise, Tanrının İsa Mesih’e “Melkisedek düzeni uyarınca, sonsuza dek Kâhinsin sen!” demesi. Yani, “sen Melkisedek gibi sonsuza dek Kâhinsin.”
İsa, Melkisedek gibidir. Çünkü Salem şehrinin kralı ve Yüceler Yücesi Tanrı’nın kâhini olarak, kralları yok etmesinden sonra dönüşte İbrahim’i karşılayan ve onu kutsayan kişidir.
Ve İbrahim ona ganimetinin onda birini verdi. İlk olarak bunu açıklayalım: Melkisedek “adalet kralı” anlamına gelir. Buna ek olarak, Melkisedek, “Salem kralı” yani, “barış kralıydı”. Çünkü Salem barış anlamına gelmektedir. Bu isimlere göre Melkisedek Mesih’in muadili (sembolü), adaletin ve barışın gerçek kralıydı.
Ünlü ve şanlı ata İbrahim, ona ganimetinden bir ondalık verdiğine göre, bu Melkisedek’in ne kadar büyük olduğuna dikkat edin.
Ve elbette, Levi soyundan kâhin olanların (Levililer), yasaya göre Yahudi halkının gelirlerinden, yani Levililer gibi aynı soydan gelmesine rağmen, kardeşlerinden, İbrahim’den onda birini almaları için Tanrı’dan emirleri vardı.
Ancak onların soyundan Melkisedek, İbrahim’den ondalık almış ve Tanrı’dan lütuflar alan İbrahim’i kutsamıştı.
Kesinlikle ve şüphesiz ki, daha küçük olan daha üstün tarafından kutsanır. Melkisedek’in İbrahim’i kutsaması demek onun üstünü olduğu anlamına gelir.
(*) Levi, İbrahim’in torunu Yakup’un oğlu 12 atadan biriydi ve Eski Ahit’in kâhinlerinin geldiği soyun liderleriydi.
Kutsal Kitap’ın yazdıklarından çıkan sonuç, Melkisedek’in çok önemli bir zat olduğudur. Kral ve kâhindi. İbrahim’i kutsadığına göre İbrahim’den daha üstündü. İbrahim, Melkisedek’in üstünlüğünü tanıyarak, ona ganimetinden bir ondalık verdi. İbrahim’in şahsında İsrail’in ilk baş kâhini, Harun’un soyundan gelen Levi torunu, ondalık sundu. Burada görünüyor ki Melkisedek’in rahipliği Harun’un rahipliğinden üstündü.