MELK-İ SEDEK
‘Sadâkatin kralı’ demektir, MELK-İ SEDEK! Şaha verdiğin söze sâdık kal! Ölene dek!
“MELK-İ SEDEK”
Dîn, HAKK’ı; devlet, halkı aldatanların mâlı!
Kimi der ayrılmalı! Kimi ayrılmamalı!
Bu, ALLAH’ın değil de, şeytanın iş bölümü!
Bu, her harbin nedeni! Her toplumun ölümü!
Deme : ‘Sezar’ın hakkı verilmeli sezara!’
Her hak insânın hakkı! Kendi hakkını ara!
‘“Hem ezen! Hem ezilen! Ateşe birlik gider!”’
ALLAH: Yâni ‘“ezeni sen neden ezmedin”’der!
Başına başkaldırır! Bilinçsiz hücre bile!
Önce baş ağrısıyla! Ve en son kanser ile!
Firavunda bulunmaz! Mûsâ geninden eser!
‘Düzen deyip’ ‘“Taht için kundaktakini keser!”’
HIZIR sınava çekti dînde! Mûsâ’yı bile!
Sonra dedi: ‘“Sen yönet halkı on emir”’ ile!
Ve Hârun râhib oldu! Hazret-i Mûsâ kral!
Hakîkî lâik düzen işte budur! İbret al!
Devlet ve dîn adamı oldu yalnız MUHAMMED!
Zîrâ O hem Dünyâya! Hem de Ahrete! ‘“Rahmet!”’
Bekir,Ömer ve Osman ‘Halîfe’ seçilince!
ÂLÎ bir mesaj verdi! Her evrensel bilince:
‘Devlet başkanısınız’ sâdece dedi sâdece sizler!
‘MUHAMMED’i, MUHAMMED gibisi ancak izler!
Onu yaptılar ama, ilk Kur’an danışmanı,
Dediler: ‘İstemeyiz devlete karışmanı!’
‘Canlı Kur’an böylece devletinden dışlandı!
‘Mevlâmızsın’ diyenler unutmuşlardı andı!
Sonuçta Arzda ne dîn! Ve ne de devlet kaldı!
Dîni yobaz, devleti düzenbaz satın aldı!
‘Halifeyim!’ ‘Kutubum!’ Diyene kanma sakın!
MUHAMMED ve ÂLÎ’nin taklitlerinden sakın!
Yalnız bir zât ÂLÎ’nin sözünü tekrarladı!
‘TEK ÖNDER BİLİM’ dedi! ATATÜRK onun adı!
Devlet adamlığını bile her defa deldi!
‘“MELK-İ SEDEK’”ten zîrâ o nasib almış eldi!
Onun gibi savundu O, evrensel barışı!
‘İnsânlığa hizmette’ yapın dedi yarışı!
Râhib olan bir kral ismidir,‘“MELK-İ SEDEK!”’
Kimliği MEHDÎ gibi, gizli kıyâmete dek!
Tevrât der: ‘“Hiç değişmez onun devlet ve dîni!”’
Anla! Devlet de, dîn de tanımaktır kendini!
Hazret-i İbrâhim’i MELK-İ SEDEK kutsadı!
‘“ALLAH’ın dostu”’ oldu! Ancak o zaman adı!
‘“SEKÎNE”’ nakletmeye vaftiz eylemek denir!
‘“Salât ayağa kalkar!”’ Nefs ölür! Borç ödenir!
Değişir doğumunda verilmiş olan isim!
İsmini ALLAH verir! Yenilenir tüm cisim!
Âdem ‘“İsimler”’ ile hilâfeti kazandı!
‘İsmi yitirmemektir!’ İnsânın HAKK’a andı!
ALLAH’ın MUHAMMED’e verdiği isim bak ‘“SÎN!”’
‘Yirmi sekiz’ harflerden sen de bil ki birisin!
İlk hücrede verilir o harfin vibrasyonu!
‘“ALLAH adına”’ her an kullanırsın sen onu!
İncil: ‘“MELK-İ SEDEK”’e Mesîh hep bağlıydı der!
Onu dünyâ devleti öncüsü yapmış peder!
Dünya devletinde ‘DÎN ve DÜNYÂ’ ayrılamaz!
Biri birini kıble yapıp kılınır namaz!
MELK-İ SEDEK ‘“Salem’in kralı”’ demek imiş!
Salem ve ‘“SELÂM”’ ayni! Şimdi aydınlandı iş!
Kudüs’ün İbrânîce ismi bak ‘Jerusalem!’
‘Selâm olacak’ demek! Değişecek bu âlem!
Ortak kutsal merkezi Kudüs’tür her üç dînin!
Kudüs’ten miraç yaptı RESÛL! Fikir edinin!
‘“Cennette birbirine hep selâm var”’ der âyet!
Arz ve ten şeffaflaşıp cennet olur nihâyet!
Herkes HAK gibi ‘“Lâtif!”’ her şeye sızabilir!
Artık şeffaf bedenli! Halîfe olabilir!
İşte bu yeni Arzdır! Süleyman’ın mâbedi!
‘“Belkıs Güneşe tapmaz!”’ Göz kamaşır ebedî!
Arş’ında MELK-İ SEDEK, açar artık yüzünü!
Bakan hayrete düşer! Görüp onda özünü!
İsmini söyleyince, durur herkesin aklı!
Ben ‘“Arzdan çıkanım”’der, sırrım ‘Ulu’da saklı!
Artık her rûh bir hücre! ‘Arzın meliki’ vücûd!
Selâmet sultanına her nefes eyler sücûd!
‘Sadâkatin kralı’ demektir, MELK-İ SEDEK!
Şaha verdiğin söze sâdık kal! Ölene dek!
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 08.12.1998