ÖZ’ün SIRLARI
‘“Herşey ölür, ölümsüz yalnız o şeyin yüzü!”’ O yüz, ÖZ! RAB! Var mı onun vücudu, kaşı, gözü!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"ÖZ’ün SIRLARI"
‘“Herşey ölür, ölümsüz yalnız o şeyin yüzü!”’
O yüz, ÖZ! RAB! Var mı onun vücudu, kaşı, gözü!
Bak! RAB ‘“iki elimle yarattım”’ der ‘“Âdem’i!”’
Bunu, ‘MUHAMMED-ÂLÎ ikizi’ anla emi?
‘Bir genç’ olarak gördü Resûl, RABB’i ‘“Miraç’”ta!
ALLAH’ı gördü değil! Anla! Gözünü aç ta!
‘“ARŞ”’a doğru iner HAKK! Öz’e doğru çıkar can!
‘“Onun gözü kaymadı”’ denilen işte bu an!
‘“En yüksek ufuktaydı HAKK!”’ ‘“Sarkarak yaklaştı!”’
‘“Kuluna yakınlığı ‘ÇİFT YAY’ boyunu aştı!”’
Ortak odak noktası, kesişen ‘çift elipsin’,
‘“ALLAH’ın yüzü”’ olur! ‘“Her ad onun !”’ Bilesin!
ALLAH ve Kul doğrudan bakamaz birbirine:
‘Kulun iç yüzü’ çıkıp! ‘HAKK’ın içyüzü’ ine!
O an ayna HAKK: Senin yüzünle bakar sana!
Öz ile; çünkü ALLAH, tam ortaktır insana!
Bu ortak ‘“yüzün yoktur bir benzeri!”’ Âlemde!
Ona “hak İMAM!” “KIBLE!” Veya ‘“HÛRİ-OĞLAN”’ de!
‘Bu ortak yüz’le ALLAH, ‘“birler”’ yalnız kendini:
Sonsuz kez bir çarpı bir, ‘“ALLAH’ın BİRTEK DİNİ!”’
‘“Ortak özlü”’dür eren! ‘“Gölge uzantısı”’ halk!
‘Bir artı bir’ler onlar! Bekler ‘“son gün densin kalk!”’
Bilinçsiz sırf enerji! Madde dışında özler!
ALLAH gibi hem güçlü! Hem ‘ben bilinci’ özler!
İnsan özü olup da ‘“HAKK öz”’le birleşince
Özler fışkırtabilir! Seks yok! Bu fark çok ince!
Her eren bilir, hangi HAKEREN’den ışını!
O ışıkla hep yıkar içini ve dışını!
Mağara avrasında içi hep ‘“o genç”’ kalır!
Yeni bir beden ile yeni bir misyon alır!
En üst özler EHLİBEYT! ALLAH’a en çok “yakın!”
‘Kendileri indiler âleme’ deme sakın!
Bak ışınları iner her yere! Güneş değil!
‘“Herbir âleme rahmet”’ olma sırrına eğil!
Âlî sordu: “Sizden hiç gören var mı Resûl’ü?”
‘“Son gün”’ iner EHLİBEYT! Aslen! “MEHDİ” usûlü!
‘“Eskilerin eskisi”’, ‘“EHLİBEYT”’in sözcüsü!
‘“Eskiler”’ ise ‘“Arz”’da! Erenlerin gözcüsü!
‘“EHLİBEYT”’ ‘“En eskiler”’ içinde inebilir!
Aday ereni en zor sınamasını bilir!
‘“ALLAH’ın adı HAKK”’tır! Ve HAKK ‘“Terâzi”’ demek!
Özünü HAKK özüyle tartmaya sarfet emek!
‘“RAHMÂN Arş’a istiva etti!”’ İşte bu ‘“Miraç”’
‘“İstiva”’, iki yanı eşitlemek! Gözü aç!
‘“Bil ki miracıdır RABB’in en mucize kanıtı!”’
‘“MUHAMMED-ÂLΔ’, RABB’in en mukaddes anıtı!
‘“Nereye dönerseniz, ALLAH’ın orda yüzü!”’
‘Kâbe’nin içine gir!’ Diye anla bu sözü!
ALLAH’ın ‘bir bir sayan ismi’ demek‘“El Hasib!’”
Kök özümüz Âlî O! ‘“Bir”’ olmak olsun nasip!
‘“Son sınır”’da da Resûl, yaşamıştı bu hâli!
‘“Son sınır”’ın şifresi “Toprak babası Âlî!”
‘“Son sınır’da son cennet”’ ; ama ‘“üstü örtülü!”’
‘“Cennet”’ örtülü demek! Aç yüzündeki tülü!
‘“Ben ve Biz”’ diye ALLAH Kur’an’da konuşuyor!
‘“BİZ”’i HAKERENLER’e! ALLAH’ı ZÂT’ına yor!
En üst titreşimde bak üst yüzün “Zorlu”’ adı!
Zor’a dayanabilen kim? Anlayan anladı!...
Uluğ KIZILKEÇİLİ
Ankara, 28.05.2005 (29 Beyit)
NOMEN NUMEN (Lâtince) : isim = öz
Nefs (Arapça) = 190 = 19 = Öz, kendi
Sidretü'l- Müntehâ = 1200 = Emirülmü’minin Âlî Ebutturab
(Mü’minlerin emiri Toprak babası Âlî)