RÛH ve AKIL

‘Betül’dür Meryem, FÂTMA ! Nûrda rastlanmaz kire! Bu yüzden SEKÎNE’nin burcu oldu ‘Bâkire!’

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

“RÛH ve AKIL”

Hayâtta en hakîkî mürşîd akıl değil! RÛH!

Aklı mürşîd edinir, ancak maddeci güruh!

Gırtlağına kadar o batmıştır cesedine!

‘Hurâfe ve safsata’ der mevcûd her bir dîne!

Bir akılcı olarak o, Rûhu inkâr eder,

‘ALLAH insân beyninin hayâli buluşu’ der!

Akıl zavallı birim: bir vahid-i kıyâsî!

Madde âlemindeki demagog bir siyâsî!

En azılı katile sor! Kendisidir haklı!

Her nabza göre şerbet verir insânın aklı!

Akılcılardan suçlu, devrimci babaları!

Peteğin şeklinde hiç devrim yapar mı arı!

Çünkü içgüdü denen ‘“Vahiy”’ sesi, özünün

‘Altıgen olmalı’ der peteğin her gözünün!

Hiç firesiz bitişen tek şekil altıgendir!

Bunu ona öğreten ne beyni! Ne de gendir!

Doğasından öğrenmiş! En ideâl düzeni!

Tanımamış toplumu, ezilen ve ezeni!

Bal her arının olup! Değildir arı beyin!

Vahyin merkezi Rûhtur! Aklın merkezi beyin!

Yine bak küp şeklinde! Toprağın kristali!

Aynen Kâbe gibidir! İçindeki sır ÂLÎ!

Altı yüzeyli âlem, altı günde halk oldu!

Yedinci gün, içine Rûh girip nûrla doldu!

Karınca uygarlığı şaşırtıyor insânı!

Tek izahı, ALLAH’ın vahiy denen ihsânı!

Bak! Karıncanın beyni sâdece nokta kadar!

En az parazit ile çalışır onda radar!

Özden gelen mesaja, parazit yapar beyin!

Özünüz konuşurken, beyninize sus deyin!

‘“HAKK’ın anayasası mükemmel”’ derken âyet!

Doğal olan düzeni değiştirmek cinayet!

Canavar çıkar Arza! Değiştirildi mi gen!

Robotla dolar Dünyâ! Bozulur bütün dengen!

Pandora kutusudur! DNA molekülü!

ATLANTİS yanıp battı! Kalmadı bile külü!

‘Akıl her şey’ diyerek yıkma mâneviyâtı!

Akıl, ego demektir, vahşî kılar hayatı!

İnsânı o, kurt yapıp hemcinsini yedirir!

Zayıfı ayıklamak, doğal yasa dedirir!

Ön ayağı aradan bağlayan iptir, akıl!

Deve kaçmasın diye, Arapça, tefekkür kıl!

Aklın Lâtince kökü, ‘ratio’, yâni cetvel!

İki uç arasında hapsedilmiş bir pergel!

İki zıt ötesine hiçbir akıl geçemez!

Geçebilse bile o! Gördüğünü seçemez!

‘“Ne sağa! Ne de sola! Kaydı gözü AHMED’in!”’

Tam eksene bakar rûh! İşte budur doğal dîn!

Bu nedenle, ekseni bulanın adı KUTUP!

Evreni döndürür mil, kendini sâbit tutup!

Titreşen milin sesi döndürür her âlemi!

İşte bu ses ‘“SEKİNE!”’ HAKKın kudret kalemi!

‘Betül’dür Meryem, FÂTMA ! Nûrda rastlanmaz kire!

Bu yüzden SEKÎNE’nin burcu oldu ‘Bâkire!’

Evren AHMED, mil ise, merkez noktası ÂLÎ!

‘KUTUB’ yıldızı onun göklerdeki timsâli!

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA – 1996