SALAT

Uluğ! ‘“Salât”’ sırrını bundan daha çok açma! Zîrâ, ‘“Biz”’i incitir, ona kim derse saçma! ‘“Biz”’i inciten ise bir daha iflâh olmaz! Sen ona de, ‘“Aslandan bir merkeb gibi kaçma!”’

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

“SALÂT”

Rûmî der: ‘Beş kez yere gaga vurmakta yok kâr!’

O gönül yumurtanı ısıt da civciv çıkar!

HAK ateşi olmadan kuluçkaya hiç yatma!

Kör bile ‘Işık yok’ der, ısıyı etmez inkâr!

‘“Namazını doğrult”’ der ALLAH! Sende yatan var!

‘“Mağara yatırını”’ uyandıramamak âr!

Yoksa ‘“Salâtın olur el ayak patırtısı!”’

Âdem’ini bil! Yoksa HAK huzurundan kovar!

Salât ayakta başlar, ayakta biter, niçin?

Yatanı kaldır diye uyarıldığın için!

‘Selâm’ dersin yüzünü dönüp sağ ve sol yüze!

Dış yüz zîrâ aksidir, selâm denilen için!

İmâmın yanında bak! Kat’iyen durulamaz!

İmâmın arkasında durup kılınır namaz,

Zîrâ hepsi, imâmın gözü vasıtasıyla,

Kıbleye bakmalıdır ! Bu sırrı bilen çok az!

‘“HAKK’a her şey her an bil, eder secde ve niyâz!"'

Güne bakan, Güneşe döner yüzü bütün yaz!

Kuşlar ışığı över Güneş doğup batarken!

HAK diliyle her şey der: ‘Beni İslâm diye yaz!’

‘“MUHAMMED ve soyuna ALLAH salât olsun”’ der!

Her nebîye, ‘“Dipdiri kalkınca selâm eder!”’

‘“SELÂM”’ için, ‘“Salâtı doğrult! Ayağa kaldır!”’

‘“Fıtrî yüzünü açıp”’ fetîh yap! Ol İskender!

Demek gerçekten ‘“SALÂT”’ imiş dînin temeli!

YUSUF’u kuyusundan çıkarmaktır emeli!

Salât bu namaz olsa, hâşâ HAK namaz kılar,

‘“Salât olsun”’ der iken RESÛL’e! Düşünmeli!

Salât duâ da değil! ALLAH duâ eder mi!

O, kilisede duâ eden aziz peder mi!

Salât anmak da değil! HAK unutmaz ki ansın!

‘“Salât olsun”’ der iken O, abes bir şey der mi!

RABB’ini görür görmez RESÛL, Salât oldu farz!

MUHAMMED’e, O ‘“MAHMUD makamı”’ edildi arz!

Kâbe kapısındadır ‘“İBRÂHİM’in makamı!”'

‘Ayağa kalkılan yer!’ ‘“Makam!”’ Kıyâmet bu tarz!

İbrâhim, nebî iken, dedi: ‘“RABB-ÜL-ÂLEMİN,

Dirilmeyi kâlbimde göster, olayım emin!”’

‘Kara nokta’dan çıktı penbe beyaz o ‘Hacer!’

Kendini şâhid tutup RABB’e ettirdi yemin!”’

RESÛL der:“Salât benim kalb gözümün nûrudur!”

‘Salât’ dişi kelime! ‘“Hûri”’nin onurudur!

“RESÛL’e HAKK’ın en çok sevdirdiği kadın bu!”

Elini, ayağını, öpüp kalk! Ayakta dur!

Rükû, secde ve kamet ne imiş, oldu belli!

Kıble, hem YUSUF! Hem de Züleyha! İnce belli!

Aynen ‘“KADÎR GECESİ”’ gibi ‘“Gözleri siyah!”’

Yirmi iki ‘Ben’i var! Teni harf! Rûhu elli!

‘“Ona eli tertemiz olan ancak sürer el!”’

Yaklaşmak ister isen, kâlbinde aptes al, gel!

Kirlenmediğin için boy aptesti gerekmez!

‘“Nûru tamamladı HAK!”’ Nefsindi batıl engel!

‘“O gün yüzler ışıldar!”’ çünkü ‘“Bakar RAHMÂN’a!”’

Tertemiz can, rûhuna ayna olur ! Bu mânâ!

Anla artık ‘“Göklerin Nûrudur”’ niçin ALLAH!

Kavuş ‘Düğün Gecesi’ denen mübârek ana!

Dipdiri taze kalır evlenen ışık ile!

‘“RESÛL’ün gözü sağa sola kaymadı bile!”’

Öyle bir genç gördü ki O, miraç gecesinde,

Aynen kendisi idi! Oldu bir tek âile!

Bu yüzden dedi: “ÂLÎ ile BEN bir tek nûruz!”

Bedenimiz perdedir! Her yerde bulunuruz!

Zîrâ âleme değil, âlemlere rahmetiz!

‘“SALÂT”’ ve ‘“SELÂM”’ biziz! Kalblerde korunuruz!

‘“SALÂT”’ ve ‘“SELÂM”’ bizim ikimizin ismidir!

Uyurken ve ölünce çıkan rûhun resmidir!

Zîrâ her Rûh, RAHMÂN ve RAHÎM’den bir ışındır!

Evren bu ışınların donmuş olan cismidir!

Câmi, cem eden demek! Sen her şeyi topladın!

‘“Secdeye layık Âdem”’ oldu bu yüzden adın!

Avucuna bak âmin derken! Oku ve topla!

‘Doksan dokuz’ ismiyle sen ALLAH’ı kapladın!

RESÛL’ün emriyle ilk müezzin oldu Bilâl!

Hacer-ül-esved gibi siyahtır! O ibret al!

Zîrâ, RESÛL’ün emri, aynen HAKK’ın emridir!

Bak salâtı tanımlar! Üç şekil alan Hilâl!

‘“Gündüzü soyup ondan çıkarır HAK geceyi!”

Yâni gündüz de kabuk! İçi Nûr! Keşfet iyi!

Demek gündüz de gece! Sen hep uyumaktasın!

Gözünü aç da uyan! Çöz artık bilmeceyi!

“Bir bilsen uyumazdın ne için yaratıldın!”

Bu gafletin yüzünden, kaç kez rahme atıldın!

En zavallısı sensin tüm uyurgezerlerin!

‘“Salâtı kaldır da kalk!”’ Yazık çok yıpratıldın!

‘“Mahşerde karanlıkta kalır uyanmayanlar!”’

‘“Nûrunu bulan”’lardır ateşte yanmayanlar!

‘“Körler nûrdakilerden ışık dilendiğinde,

Nûru arkanda ara denir !”’ Anlayan anlar!

Bu âyet: ‘“Geri dön de!”’ ‘“Işığını bul”’ demek!

Üflenen Rûhu şarttır! Üfleyene ödemek!

‘“Melek olan, RABB’ine gönüllü teslim olur!

Şeytan ise zorlanır”’ rahimlerde ! Çok emek!

‘“ALLAH varken Âdem’e tapma olmaz ! İblîs der!”’

‘“Çok insân HAKK’a ortak koşarak îmân eder !”’

Secde eden, edilen ile bütünleşmeli!

Evlât babada saklı ! Biri sır, biri peder!

‘“İnsân için en büyük hayır, hîkmet!”’ Çünkü öz!

‘“Hikmet”’ de ‘“Salât”’ gibi, bak yine ‘dişi bir söz!’

‘“Bu, ALLAH’ın fazlıdır!”’ ‘“Dilediğine verir!”’

Ancak, ‘“Hikmet”’le diler! O, en âdil bakan göz!

Rûmî der: ‘Dâirenin merkezindeki Erler,

Ağzımı dikti benim! Sır vermen yasak’ derler

Yâni çemberden değil de, kendi içlerinden,

İnen birine ancak müsâade ederler!

Kur’an, bu dâireye demekte: ‘“YÜCE DÎVÂN! ”’

Şâhid olur orada kendine ‘“Rûhu revân!”’

‘“RAHMÂN’ın huzurunda saf saf dizilir”’ ‘“Bizler!”’

‘“Salât”’ uygulamana göre görülür dâvân!

‘“HAK ve yakınlarına ma’lûm sembolik âyet!”’

Üst makamdan izinsiz açıklanırsa şayet,

‘“Kutsal Rûh”’a işlenmiş suç olup affı yoktur!

‘Dostlar’ ‘“HAK kuralı”’na kesin eder riayet!

Uluğ! ‘“Salât”’ sırrını bundan daha çok açma!

Zîrâ, ‘“Biz”’i incitir, ona kim derse saçma!

‘“Biz”’i inciten ise bir daha iflâh olmaz!

Sen ona de, ‘“Aslandan bir merkeb gibi kaçma!”’

M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA – 02.02.1997

****************************************************

EBCED ilminde : 'HAKK' isminin sayısal karşılığı = 108'eder.

****************************************************