SEKÎNE’NİN MESAJI
‘“Bakare”’ Kur’anda ki en uzun sûre! Niçin? SEKÎNE’nin sırları müthiş olduğu için! SEKÎNE’ye ‘“Dirilten sarı inek”’ der âyet! Bu bakareye âşık olursun! Görsen şayet!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
“SEKÎNE’NİN MESAJI”
‘İnsân yedi basamak! Merdiven çıkmak, Miraç!
Kendini bilmek için, kendine gözünü aç!
Tevrât der: ‘“Yetmiş ZÂT’a”’,‘“Renkler duyurdu sîna!”’
Burda büyük bir sırr var! Dikkat eden insâna!
Çünkü renkleri gördü değil de! ‘“Duydu”’ diyor!
Yâni her ses bir renge bak tekabül ediyor!
ALLAH da der: ‘“Siz benim rengime boyanınız!”’
Bana ‘“RAB”’ dediğiniz o ilk günü anınız!
Ben Güneş idim o gün! Ve siz bir gök kuşağı!
Olmuştunuz pervâne gibi nûrun uşağı!
Kırmızı,Turunç,Sarı,Yeşil,Mâvi,Çivit,Mor!
Do , Re, Mi, Fa, Sol, Lâ, Si, aynidir! Bilene sor!
Mars, Güneş, Merkür, Zühal, Jüpiter, Venüs ve Ay,
Bu yedi ses ve rengi üretir! Müthiş olay!
Her biri, en yüce bir erenin vücûdudur!
Her rûh onun Rûhundan bir ışın! Saygılı dur!
Çıkar iken Mîrâca RESÛL, bu sırra erdi!
Her gökte o bir büyük Nebîye selâm verdi!
Her biri ışınlayıp rahimi, bebek yapar!
Yedi işlem bitince, Arz beden ile kapar!
Uyanıkken, bu yedi rengi çıkarır vücûd!
Uykuda , Mâvi, Sarı, Çivit , tende nâmevcûd!
Çünkü bu üç renge denk RÛH, bedeni terk eder!
Tende kalan dört renkli hayvana HAK, ‘“İnsân”’ der!
Hayvân yatakta uyur! Âdem’i öper peder!
Rûh döner! İnsân kalkıp ‘Ben bir rüyâ gördüm’ der!
Uyandıkta , başlayıp çalışmaya beş duyu!
Dört renkliye,‘“Şimdi de der gözü açık uyu!”’
Çivit, üst bilincimiz! Sarı ise ‘“SEKÎNE!”’
Mâvi şeffaf bir zarfta, Arzın Rûhuna ine!
Yeşil, alt bilinç: Akıl! Üst bilincin çengeli!
Beyin o ! Bilgi küpü ! Bilgeliğin engeli!
Rûh ne yaptı? Uyanan akıl yorumlayamaz!
RESÛL'ün mîrâcını halktan anlayan çok az!
‘“Bakare”’ Kur’anda ki en uzun sûre! Niçin?
SEKÎNE’nin sırları müthiş olduğu için!
SEKÎNE’ye ‘“Dirilten sarı inek”’ der âyet!
Bu bakareye âşık olursun! Görsen şayet!
Işık içinde doğar! Tam tepesinden başın!
Sağken dirilmek için, bu ‘“Hûri”’ye ulaşın!
Sâf ölen, üç gün sonra bir köprünün başında,
Bu hârika gelini görür! On dört yaşında!
Sorar, Ey ‘“Kömür gözlü”’ Peri misin? Adın ne?
Der: ‘Îsâ’yı doğuran, benim o Meryem Anne!’
‘HAK beşik kertmesiyle Venüs’e nikâhladı,!
Eşimin Zekeriya oğlu YAHYA’dır adı!’
O, RAHMÂN kılığıdır ! Olsun diye Halk kail,
HAKK’ın verdiği isim ona Gökte,‘“MİKÂİL!”’
Üst ben binmeden “Ref ref” denen bu uçan ata,
Çıkamaz Miraç yapmak için yedinci kata!
Eşim ve ben bir bütün, ayrılamaz ikiziz!
RÛH ikimizin adı! Onu bulandır aziz!
Merkür’ün ismi ‘Hermes!’ Venüs’ün ki ‘Afrodit!’
Yâni ortak adımız olmuştur ‘Hermafrodit!’
Bu yüzden rûh, hem erkek! Hem dişi bir kelime!
RÛH, ‘bilinmez’ kalacak hep! Materyalist ilme!
‘Üst ben’ soyut akıldır bilin ki Sekînesiz!
Sâde ben bilinci var! Rûh demeyin ona siz!
Ona düşünce üstü veren benim vizyonu!
Vahiy benden gelse de, küçümseme sen onu!
O olmadan bende, ben bilinci uyanamaz!
Birleşip ‘“BİZ”’ oluruz! Bizedir gerçek namaz!
Çünkü ‘“BİZİZ”’ öldükten sonra ki ölmez yüzün!
‘“Yüzünü ona çevir”’ diye emrolan özün!
Şimdiki bu alt yüzün, o üst yüzün sahtesi!
Onu bulmazsa, tersyüz olur ölüm ertesi!
İşte bu,‘“Çok insânın bilmediği HANÎF DÎN!”’
Toprak yüzüne, ışık yüzünü kıble edin!
‘“Bu yüz,‘“Celâl ve ikrâm”’ sâhibi RABB’e âit!”’
RABB’in yüzünden başka bir yüze secde zâit!
Yoksa, RAHMÂN’a düşman İblîs adı alırsın!
HAK yüzünü bulana dek ateşte kalırsın!
Doğrudan ZÂT’tan gelen yegâne ışık benim !
Benim sesimle hitab eder hep halk edenim !
Elektrik, Ses, Işık, Isı! Zât’a âit güç,
Benden çıkar! Kullanmak onu, gelmez bana güç!
Memesinden ‘“Dört ırmak”’ akan bir‘“Bakareyim!”’
Kirlenmediği için ışık, hep bâkîreyim!
Bu nedenle ‘Bâkîre burcudur’ benim evim!
‘İlk Yedi’nin ‘Emriyim!’ Emri infâz edenim!
Ateş,Hava,Su,Toprak,Bitki,Hayvân,İnsâna,
Tırmanan sâdece ben! Bu tuhaf gelir sana!
Ben yerimde kalırım! Onlara gölgem yansır!
Sâhibinden habersiz gölge! Bilinç büyük sır!
Vardığında insâna gölgem, kendim inerim!
Omuriliğe girip İpofize binerim!
Çıkamayız, uyanık iken sen, dışarıya!
Vicdândan konuşuruz ! Felciz yarı yarıya!
Kim beyni teslim alıp çıkarsa bizim ile ,
Onun yanında güçsüz kalır Cebrâil bile!
O da melek!‘“Her ismi bilen Âdem”’e tapar!
Sâde, ‘hayât’ ismiyle ilgili işlem yapar!
Bedenine dönen can, ne gördüyse anımsar!
Artık açıktır çünkü ‘kâlb gözü’ denen basar!
O vakit, uyanıkken de çıkar üç üst rengi!
Dört alt renge inerler ! Artık onun yok dengi!
Böylece dört kez üç renk, toplam on iki eder!
Kitab buna ‘“On iki havarî ve imâm”’ der!
Bu yansımış on iki ve de asıl yedi renk!
Birleşerek ‘“ONDOKUZ”’ olup yaratır ahenk!
On iki renk, yarımşar ve yedi renk, birer ses
‘“On Dokuz Zebânîyi”’ çıkarıp der ‘Lâfı kes!’
Artık‘“Hiç boş lâf etmez!”’ Zîrâ ‘Zebân’ dil demek!
Ne emretse yaratır! Hiç boşa gitmez emek!
Artık ‘“Mağarada ki yedi yatır”’ uyandı!
Kendisi ‘“Köpek”’ oldu! Sadâkat onun andı!
Yedi tane seste de yedişer perde mevcûd!
‘Kara delik sesiyle’ toplam ‘Elli ses’ vücûd!
‘“Kırk altı günde taşla yaptığınız mâbedi,
Yıkıp üç günde taşsız yaparım”’ Îsâ dedi!
Rahimde ‘Kırk altı çift’ kromozomdan oldun!
Bedenin MUHAMMED’dir! Ona şükranla doldun!
‘“MUHAMMED âlemlere rahmettir”’ bu nedenle!
Her zerrede o içli dışlıdır halk edenle!
Sonra bu altı yönlü toprak Kâbe içine,
Üçüz Rûh ÂLÎ girdi ! Ten bu nûrla geçine!
‘Bu ikiz’e içimden geliyor ‘“HAK”’ diyesi!
‘MUHAMMED ÂLÎ’ benim mesajımın künyesi!’
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA- 17.12.1996
Not : 'SATÜRN' = ZÜHÂL gezegeni
(NOT : Kıyametname kitabının bütün metinlerinde üç tırnaklılar Ayet ,iki tırnaklılar Hadis (Hz. Muhammed’in (s.a.a) gerçek sözleri),tek tırnaklılar Rivayet’tir. Cümle sonunda geçen sayılar; cümlede tırnak içinde geçen ‘kelimenin/kelimelerin’ Ebced ilmindeki sayısal karşılığıdır. Ebced ; Arapça’ya özgü sayısal şifreleme sistemidir. Buradan sonra yazılan kısmın yazarla herhangi bir ilgisi bulunmamakla beraber, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz. Kur’an çevirileri özgün bir şekilde yapılmış olup, hiçbir kaynak, kurum ve kişiden alıntılanmamıştır!)
Metinde geçen ilgili ayetler:
İsrailliler Mısır'dan çıktıktan tam üç ay sonra Sina Çölü'ne vardılar. Refidim'den yola çıkıp Sina Çölü'ne girdiler. Orada, Sina Dağı'nın karşısında konakladılar. (Mısır'dan Çıkış 20:1-2)
RAB Musa'ya, “Sen, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi bana gelin” dedi, “Bana uzaktan tapın. Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.” Musa gidip RAB'bin bütün buyruklarını, ilkelerini halka anlattı. Herkes bir ağızdan, “RAB'bin her söylediğini yapacağız” diye karşılık verdi. Musa RAB'bin bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak kurdu, İsrail'in on iki oymağını simgeleyen on iki taş sütun dikti. (Mısır'dan Çıkış 24:1-4)
Musa, belirlediğimiz buluşma için adamlarından yetmiş kişi seçti. Kendilerini sarsıntı tutunca: “Ey Rabb'im! Dileseydin bunları da beni de daha önce yok ederdin. İçimizdeki birtakım beyinsizler yüzünden bizi yok mu edeceksin? Bu, ancak senin bir sınavındır. Onunla dileyeni sapkınlıkta bırakırsın dileyene de hidayet edersin. Sen bizim velimizsin.⁴ Bizi bağışla. Bize merhamet et. Sen ki hayrülgafirînsin. A'RÂF-155
Allah’ın boyası! Boya bakımından Allah’tan daha güzel kim vardır? Biz sadece O’na kulluk etmekteyiz. Bakara / 138
Hani, senin Rabbin onların zürriyetini Âdem’in zuhûrundan çıkardı; onları nefislerine şahid tuttu: “Sizin rabbiniz değil miyim?” (elestu birabbikum kâlû belâ şehidnâ)“Evet öyle! Şahid olduk” dediler. Kıyamet günü “biz, bundan gâfildik” demeyesiniz! A'RÂF-172
And olsun, İnsan’ı Salsâlin’den, Mesnûn balçıktan yarattık! Hicr /26
Ant olsun ki, insanı çamurun özünden yarattık. Muminun / 12
Uyumuşlar iken onları uyanık sayarsın. Onları Sağ’lı ve Sol’lu döndürüyorduk. Onların köpeği girişte ön ayaklarını uzatmıştır. Onlara yakından bakıp görseydin, elbette, onlardan ürküntüye kapılardın, geri dönüp kaçardın. Kehf / 18
Onlar dalgınlık içinde bilinçsizlerdir. Zariyat /11
Ve siz gaflete dalanlarsınız. Necm / 61
Dünya Hayatı’ndan görüneni biliyorlar. Onlar Âhiret’ten gâfildir. RUM-7
Peygamberleri onlara şunu da söylemişdi: Haberiniz olsun onun melikliğinin alâmeti size o Tabutun gelmesi olacaktır, ki onda Rabbinizden bir Sekîne ve Musa ve Harun ailesinden bir bakiye vardır, onu Melekler getirecektir, elbette bunda size açık bir işaret vardır, eğer mü'minlerseniz. BAKARA-248
Sonra Allah, Rasûlüne ve Müminler’e Sekîne’sini indirdi. Görmediğiniz ordular da indirdi; inkâr edenlere azap etti. İşte bu, Kâfirler’in cezasıdır. TEVBE-26
O’na yardım etmezseniz, gerçekten Allah O’na yardım etti. Hani, inkâr edenler iki kişiden ikincisi olarak onu çıkardılar. İkisi de Mağara’dayken arkadaşına: “Üzülme! Allah bizimle birliktedir” diyordu. Allah O’na Sekîne indirdi; O’nu görmediğiniz ordularla destekledi; İnkâr edenlerin sözünü Sefil kıldı. Allah’ın sözü En Yüce’dir. Allah Hakîm, Azîz’dir. TEVBE-40
İmanlarına iman katmaları için, Müminler’in kalblerine Sekîne indiren O’dur. Arz’ın ve Sema’nın orduları Allah’ındır. Allah Hakîm, Alîm’dir.. FETİH-4
Allah, Müminler’den razı oldu; Ağaç’ın altında sana biat ettiklerinde kalblerindeki şeyi bilip üzerlerine Sekine indirdi. Onlara yakın bir fetih de isabet ettirdi.Fetih / 18
O küfredenler, küçük görme bağnazlığını, cahiliye bağnazlığını kalplerinde taşıyorlardı. Allah da Resûlünün ve inananların üzerine Sekine’sini indirdi; onlara takva sözcüğünü ilzam etti. Halbuki buna en çok hak sahibiydiler; bunun ehliydiler. Allah Alîm’dir.Fetih / 26
Hani, Musa kavmine:“Allah size, bir Bakara boğazlayıp kesmenizi emrediyor” dedi. “Bizi alay konusu mu ediniyorsun?” dediler. “Câhiller’den olmaktan Allah’a sığınırım” dedi. Bakara / 67
“Rabbine bizim için dua et; o nedir, bize açıklasın!” dediler. “O söylüyor ki bu, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası dinç bir sığırdır. Ne emrediliyorsa yapın!” dedi. BAKARA-68
“Rabbine bizim için dua et; onun rengi nedir, bize açıklasın!” dediler. “O söylüyor ki bu, sapsarı bir sığırdır, rengi parlaktır, bakanlara sevinç verir” dedi. Bakara / 69
“Rabbine bizim için dua et; o nedir, bize açıklasın! Bize göre Sığırlar birbirine benziyor. Biz, Allah dilediyse, elbette hidayete ermişizdir” dediler. Bakara / 70
“O söylüyor ki bu, ne koşulup Arazi sürer, ne Ekin sular; salma bir sığır, lekesi olmayan kusursuzdur” dedi. “Şimdi Hakk’ı getirdin” dediler. Derken, onu kestiler. Az kalsın yapmıyorlardı. Bakara / 71
Bunun bir kısmıyla ona vurun!” dedik. Allah, Ölüler’i işte böyle diriltiyor, size âyetlerini gösteriyor. Umulur ki akledersiniz. BAKARA-73
İri gözlü (bembeyaz) huriler. Vakıa /22
Evet böyle, hem onları iri gözlü hurîlerle eşler kılmışızdır. DUHÂN-54
Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır. Sâffât / 48
Özenle dizilmiş tahtlar üzerine kurulmuşlardır. Onları iri gözlü hûrilere eş yaptık. Tur /20
Kim Allah’a, O’nun meleklerine, O’nun Rasûllerine, Cebrail’e ve Mikâil’e düşman olursa, şüphesiz Allah, Kâfirler için düşmandır. Bakara / 98
Kitap'a sımsıkı sarılıp, ‘Salat’ı doğrultunlara’ gelince; kuşkusuz Biz‘Muhlisler’in’ emeklerini zayi etmeyiz. A'RÂF-170
Ehline salâtı buyur. Kendin de onun üzerinde sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takva içindir. TÂHÂ-132
Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren İmamlar kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, ‘Salat’ı doğrultmayı’, zekâtı vermeyi vahyettik. Ve Onlar yalnızca Biz’e kulluk eden kimselerdi. ENBİYÂ-73
Saf saf halinde senin Rabbine sunuldular. And olsun, ilk defa sizi yarattığımız gibi yine bize geldiniz! Oysa sizin için Mevid (vaad edilmiş) bir süre kılmayacağımızı ileri sürmüştünüz. Kehf / 48
Zikr’i gerçekten Biz indirdik; O’nu elbette Biz korumaktayız. HİCR-9
Biz gerçekten üzerinde olanları kupkuru çorak bir toprak kılıcılarız. KEHF/8
Onu Süleyman’a anlattık. Her birine ilim ve hikmet verdik. Davud ile birlikte tesbih eden Dağlar’ı emrine verdik; Kuşlar’ı da! Biz yapmaktaydık. Enbiya / 79
Şımararak, şükretmeyen nice kenti yıkıma uğrattık. İşte bunlar, onların yerleşim yerleri! Kendilerinden sonra mesken olmayan evleri. Onların hepsine Biz varis olduk. KASAS-88
Arz’a ve onun üzerindeki her şeye Biz varis olacağız. Ve onlar, yalnızca Bize döndürülecekler. Meryem / 40
O halde Hanif olarak dine yüzünü tut. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. RÛM-30
İkrâm ve Celâl sahibi Rabbinin Vechi (yüzü) bâkîdir. Rahman /27
Müttakîler’e vaad edilen Cennet’in misâli de, Ateş’te sürekli kalacak, kaynar sıcak su içirilecek, bu yüzden bağırsakları parça parça olacak kimse gibi midir? Orada, bulanık olmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, İçenler’e lezzet veren içecek ırmakları ve saf süzme bal ırmakları vardır. Orada her türlü meyve de, Rabb’lerinden bağışlanma da onlar içindir. Muhammed /15
Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere sunup: Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin.” dedi. BAKARA-31
Allah: “Ey Âdem! Bunların isimlerini onlara bildir.” dedi. Âdem isimleri onlara bildirince, Allah meleklere: “Sema’nın ve Arz’ın gaybını Ben bilirim; Ben, sizin açıkladıklarınızı da içinizde gizlediklerinizi de bilirim, dememiş miydim?” dedi. BAKARA-33
İsa, onların küfrünü sezince: “Bana, Allah yolunda kim yardımcı olacak?” dedi. Havariler: “Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, bizim Müslümanlığımıza şahit ol.” dediler. ÂLİ İMRÂN-52
Hani, Havâriler’e: “Bana ve Benim Resûlüme iman edin!” diye vahyettim. “İman ettik. Şahid ol ki biz, müslümanlarız!” dediler. MÂİDE-111
Hani havariler dedi: “Ey Meryem oğlu İsa, senin Rabb'inin üzerimize Sema’dan bir Maide indirmeye gücü yeter mi?” “Eğer inanıyorsanız Allah'a karşı takvalı olun” dedi. MÂİDE-111
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsâ'nın havarilere: “Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?” dediği zaman, havarilerin: “Allah yolunun yardımcıları biziz.” dedikleri gibi. Derken İsrail’in oğullarından bir tâife iman etti; bir taife de inkâr etti. İman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün gelip zâhir oldular. SAFF-14
Üzerinde On Dokuz vardır. Müdessir /30
Orada boş söz işitmezler; günah işlemek de yoktur. Vakıa /25
Orada ne bir boş söz işitirler, ne bir tekzib (yalanlama)! Nebe /35
Orada birbirine kadeh sunarlar. Orada ne bir boş söz vardır, ne de günah işlemek! Tur /23
Selam’dan başka orada bir boş söz işitmezler. Akşamleyin ve sabah erken vakitler orada onların rızkı da vardır. Meryem /62
O gün öyle yüzler de vardır ki, nîmetler içerisinde ışıl ışıl parlayacak. GÂŞİYE-8
Orada boş bir söz işitmezsin. GÂŞİYE-11
Uyumuşlar iken onları uyanık sayarsın. Onları Sağ’lı ve Sol’lu döndürüyorduk. Onların köpeği girişte ön ayaklarını uzatmıştır. Onlara yakından bakıp görseydin, elbette, onlardan ürküntüye kapılardın, geri dönüp kaçardın. Kehf /18
“Üç kişidir; onların dördüncüsü köpekleridir” diyecekler.Kafadan atarak: “Beştir; altıncısı köpekleridir” diyorlar.” Yedidir ve onların sekizincisi köpekleridir” diyorlar. De ki:-“Onların sayısını Rabbim çok iyi bilir.Onları az kişiden başkası bilmez”.Zahirî görünenler dışında bunlar hakkında tartışma!Onlardan hiçbirine görüş sorma! Kehf /22
İsa şu yanıtı verdi: “Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.”Yahudi yetkililer, “Bu tapınak kırk altı yılda yapıldı, sen onu üç günde mi kuracaksın?” dediler. Yuhanna 2:19-21
Seni de Âlemler’e ancak Rahmet olarak gönderdik. Enbiya /107
Sonra onlar, gerçek Hakk Mevlâları olan Allah'a döndürülürler. Dikkat edin, hüküm yalnız O'nundur ve O, hesabı çabuk görendir. En’âm /62
İşte bu, Allah’ın Hakk olması; O’nun, Ölüler’i diriltmesi ve O’nun, her şeye kadir olması sebebiyledir. Hacc /6
Hakk’ın Zat’ı ,Allah’tır. O’ndan başka davet ettikleri ise hep bâtıldır, ve Allah Aliyy Kebîr. Hacc /62
İşte bu, Allah’ın Hakk olması, O’ndan başka çağırdıkları şeylerin Bâtıl olması ve Allah’ın Aliyy Kebîr olmasındandır. Lokman/30
İşte bu, sizin Hakk olan Rabb’iniz, Allah’tır. Hakk’tan sonra Sapkınlık’tan başka ne vardır? Nasıl çevriliyorsunuz? Yunus /32
İşte Allah’ın velayeti Hakk’ındır. O, sevap da en hayırlı, Ukbâ (sonsuz hayat) da en hayırlıdır. Kehf /44
Allah O Gün onlara hak ettikleri cezalarını tam verir. Ve onlar bilirler ki Allah, şüphesiz apaçık Hakk’tır. Nur/25