SEN JERMEN’İN MESAJI
İlk Ay insânlarının o en fazla ermişi ! Arzu bedeni, ‘“Din”’le terbiye idi işi !
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

SEN JERMEN’İN MESAJI !
ZÜHÂL DEVRİ
GAZ BULUTU
‘“ALLAH der bitişikti en başta gökler ve Arz!”’
Arz’ın oluşumuna işâret eder bu tarz!
‘“Her yer karanlık idi başlangıçta!”’ Der âyet:
Tevrât ‘Zühâl devri’ni kast ediyor! Net gâyet!
Uzayda vardı sıcak, karanlık bir nebula!
İnançlı kul Tevrât’da ! Bilgin uzayda bula!
Güneş sisteminin bu bulut ilk aşaması!
Zühâl devri denilen ilk oluşum şeması!
Bugünkü Zühâl ile yok bu ismin ilgisi!
Yalnız sayıca ‘“Âdem!”’ Olsun halkın bilgisi!
‘“ÖLÜLERİN DİRİLTİLMESİ”’
‘“HAK taş bile olsanız sizi diriltirim der!”’
Şöyle olacaktır bu mûcize: bilen ender!
HAKK’ı seyreden sâf Rûh, Zühâle girer niçin?
Onu kendi içinde bulup ermesi için!
Zühâl yedi küredir! İlki HAK Rûh âlemi!
Giriş kapısıdır o, sâf Rûhun! Belle emi!
Girer girmez kamaşıp gözü nûr âleminde!
ALLAH’ı görmez olur! Ona mâsum Âdem de!
Gaz hâlinde mâdendi sâf Rûh Zühâl devrinde!
Tam bir trans hâlinde! Ve bilinç en derinde!
‘“Ölmüş değil de! Ölü idiniz”’ der âyet!
Kendinden geçmiş demek bu söz! Bilimsel gâyet!
Taş da gaz gibi! Mâden! Bilinç tam baygın hâlde!
Ona ‘“Diriltilmeyi bekleyen bir ölü”’ de!
Her devre insânının en ermişi ‘“RAB!”’ Önder!
Zühâl devri RABB’ine İncil ‘“ALLAH BABA”’ der!
O ! En yüce Hakeren! ‘Aslan burcunun başı!’
Baygın sâf Rûha yaptı hem HAK, hem fizik aşı!
Zühâl insânlarına ‘“İlk hilâfeti”’ verdi!
Baş melek bilincine böylece onlar erdi!
Hakkıyla Hakeren O! Çıktı son titreşime!
Başladı özü ALLAH ile iletişime!
Yedi çember merkezi ALLAH! ZÂT’tan çıkmış güç!
‘“Kutsal Rûhu”’ çıkarır ‘“Ses”’le! Üçüz! ‘“Deme üç!”’
İç içe yedi çember evren! Dış çember ‘“Baba!”’
ALLAH’a ortak koşmak HAKK’ı, en aymaz çaba!
ALLAH âlemindedir ALLAH BABA’nın başı!
Tabanı HAK âlemde! ‘Kazanmış her savaşı!’
‘“İKİ SÖZLEŞME”’
Kendi devri insânı ‘“RABB’ine verir yemin!”’
RABB’i der: ‘“Yapacağım seni de RAB! Ol emin!”’
‘“Eskilerin eskisi”’ Arz devrimizde adı!
İlk devre insânıdır çünkü onun milâdı!
Zühâl insânı şimdi ‘“En eski”’ diyen haklı!
Arzda tam insân olduk! Beyne nakletti aklı!
‘“Yay”’ burcunda oturur bize aklı verenler!
‘Ben bilinci’ lütfetti ‘“Bir sözle”’ Hakerenler!
Her devre, insânların en ermişi olur RAB!
Ve onlardan söz alır RAB! Budur ‘“Temiz şarab!”’
RABB’e teslim olmaktan ibaret! Verilen söz!
Çıkabilmesi için ortaya içteki öz!
Kendi devri insânı da alt kata olur RAB!
İnsân olmasa, alt kat kesin olurdu harab:
Hayât, arzu ve akıl vereceğiz mâdene!
Gelecek üç devrede! Ne mutlu hak edene!
Yâni bitki, hayvân ve insân olacak mâden!
“Toprak babası” gibi emredecek irâden!
Zühâl devri insânı RABB’imizken bir vakit!
Biz ona, o RABB’ine vermiş idik ‘“İlk akit!”’
RABB’i onu baş melek yapacak idi Arz’da!
Ve o da bizi insân yapacaktı bir tarzda!
‘“Söz alan”’ ‘“söz veren”’le nikâh kıyar bir çeşit!
‘“İblis cana kıydın”’ der! Beyni yok! ‘“Cin”’e eşit!
Yenen sperma olur! Terfi bu! Olmaz heder!
Bilgin buna ‘seçkinin ortaya çıkması’ der!
"ÜÇ YEDİ"
Tam dört devreden geçti bizim güneş sistemi:
Zühâl! Güneş! AY! Ve ARZ! İsmi simge bil! Emi!
Kazandık ‘mâden!’ ‘Bitki!’ ‘Hayvân!’ ‘İnsân!’ Bilinci:
‘Trans!’ ‘Uyku!’ ‘Rüyâ!’ Ve ‘uyanma!’ Bu dört inci!
Üç devre sonra bil ki ‘“Ol”’ emri verir ağız!
Melek ! Yüce melek! Ve Baş melek olacağız!
Her güneş sisteminde ilk bilinç hâli mâden!
Yedi devrede seni HAK yapacak irâden!
Her devre yedi küre! Ve yedi kez geçilir!
Yedinci devre sonu ‘“HANİF”’ yolu seçilir!
Tam kırk dokuz küre var! Sentez ellinci küre!
Harf ve nokta sayısı sırrı bu! Akıl ere!
‘Yedi yüz yetmiş yedi’ bak üç yedi yanyana!
Devre, devir ve küre sayısı anlayana!
"SON RAB"
‘“Hakerenler”’ vermiştir hizmet! Tüm devrelere!
‘“Bilen ile bilmeyen bir değil!”’ Akıl ere!
‘“Yaratımda tutmadı ALLAH kâfiri şâhit!”’
‘Kim İblis belli olsun!’ Diye alındı ‘“Ahit!”’
On iki burçtur bilin! Hakerenlerin evi!
Kapılarından girmek! İnsâna ev ödevi!
On iki RAB : Elohim! Burçlar adını aldı!
Beş’i ALLAH’a çıktı! Altısı ‘“Rahmet”’ kaldı!
‘“İnsân”’ olacak, en son yedinci RABB’in ismi!
Yedi devre sonunda! Şeffaflaşınca cismi!
Bu insânın evinin, ‘Balık burcu’dur adı!
‘“Yunus”’ O! Papa, ‘balık takke’ diye anladı!
RAB, kulu terbiyeyi üstüne aldı mâdem!
Yedi devre sonunda! Onu yapacak Âdem!
‘“ALLAH’ın yükseltmektir dereceleri işi!”’
‘“Hak etmeyeni yapmaz!”’ Secde edilen kişi!
Her devre sonu herkes! Bir üste terfi eder!
En üst basamağına ALLAH bunun ‘“Mîrâç”’ der!
‘“Şükrederiz!”’ Kendine bizi de ‘“Dost”’ edene!
Bürünürüz! ‘“ALLAH’a fıtrat”’ olan bedene!
"KIYÂMETLER"
‘“Çeviririz yüzünü gerindekilere de!”’
Bu âyetin sırrını, her insân fikir ede!
‘“Çalışmasından başka, kimseye yoktur nimet!”’
Sonraki bir devrede! Ödenir her ganimet!
Zühâl devri tembeli, bak şimdi maymun oldu!
Ay devri tembeliyse! Hâlâ kum! Sâhil doldu!
Boş değil yâni! ‘ALLAH Baba taş yapar’ sözü!
Ay tembelleri, şimdi ilkel ırk! Gitmiş özü!
Hâin terfi edemez! İblis en iyi misâl!
Ay devrinde melekti! Şimdi şeytan! İbret al!
Her devrenin sonuna bil ki ‘“En son gün!”’ Denir!
‘“Kıyâmet günü”’dür o! Hesap toptan ödenir!
‘“Birinci gün!”’ Tevrât’da adı ‘Zühâl Devri’nin!
Şimdi ‘“İkinci gün”’e! ‘Güneş Devri’ne inin!
"GÜNEŞ DEVRİ"
Isınan sıcak bulut, havada ateş aldı!
Alev alev yanarak ! Güneş adını aldı!
Tevrat’ın ‘“Işık olsun”’ dediği bu aşama!
Bugünkü güneş ile karıştırmayın ama!
Çünkü içinde idi her gezegen, Ay ve Arz!
Hepsi ayrıldı! O da bir güneş oldu bu tarz!
Güneş yok iken henüz! Bak ışık yaratıldı!
Sonra bu ilk güneşten her gezegen atıldı!
İçinde idi ışık! Kendinden parlıyordu!
‘“Bilenler!”’ Bu ışığı, ‘“MUHAMMED”’ diye yordu!
“İlk yaratılan ışık!” “Ben oldum” dedi! RESÛL!
Işığı ordan aldı! Herbir mum! Budur usûl!
Güneş devri RABB’inin, MESİH ve OĞUL ismi!
‘“Hayât”’ denen ‘“Rahmet”’tir! Onun en yoğun cismi!
Şeffaf ve fizik teni o, İsâ’da kullandı!
Ve onu ‘“Mesih”’ yaptı ! İşte bu ‘“Vaftiz andı!”’
Sonra Arz merkezine! Girdi onun ışını!
Arıttı dünyamızın içini ve dışını!
İnsâna ‘“Rahim”’ denen ‘“Hayât”’ özünü verdi!
Ve bu sayede! Seven, aşk’ın sırrına erdi!
Betûl de denen ‘Başak burcu’nun erenleri!
Bize şeffaf ten verip dedi ‘Ol nâmus eri!’
Bitki düzeyine biz çıktık şeffaf ten ile:
Bu rüyâsız bir uyku bilinci! Fikredile!
Hayvân, güneş devrinde! Evrime ilk başladı!
‘Güneş insânı’dır bil onun RABB’inin adı!
Güneş insânının en alt teniydi! ‘Arzu beden!’
‘Arzu bedenimizi’ yönetir! Budur neden!
‘Güneş insânı’ şimdi! Bak ‘“Yüce melek”’ Arzda!
‘“Eskiler!”’ Veya ‘“ALİN!”’ Oldu onlar bu tarzda!
‘“Âdem’e tap”’ buyruğu verilmedi onlara!
Bunun sırrını, ‘“Nebi”’ kimliklerinde ara!
"AY DEVRİ"
Ateşten bir çekirdek! Bu ‘Ay devri’ doğrusu!
Sisi yapardı buhar! Ve buharı ise su!
‘“Yehova!”’ Ay devrinin RABB’i ! ‘“Kutsal Rûh”’ ismi!
Şimdi her Ay’ın RABB’i ! Çok şeffaf ‘ikiz’ cismi!
İlk Ay insânlarının o en fazla ermişi !
Arzu bedeni, ‘“Din”’le terbiye idi işi !
‘Güneş devrinin’ ‘“Yüce melekleri!”’ Emrinde!
Şeffafken ‘ırk meleği!’ ‘“ALİN!”’ Arzda ‘“Nebi!”’ De!
RAB, ‘“Tek ümmet”’ken toplum! Irk ve dinlere böldü!
‘“Mûsâ dağdan indikçe!”’ ‘“Öküze tapan öldü!”’
Arzu bedene baskı idi bir tek amacı!
Cennet ve cehennemdi! Bu yolda tek aracı!
Yehova her ırka bir ‘“Yüce melek”’ atadı!
Yahudilerinkinin ‘“Mikail”’ idi adı!
M.H.ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ANKARA – 28.04.2002