TEK ÇIĞLIK

Ecelinin sonunda bu sesi herkes duyar! Hesab vermek üzere yüce dâvete uyar!

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. Uluğ KIZILKEÇİLİ

"TEK ÇIĞLIK"

Zar gibi bir deriyi her iki ucundan ger,

Üstüne un gibi kum serpiştir! Bir sırra er!

Derinin kenarına sürt bir keman yayını!

Türlü sesler çıkartıp yap bir müzik yayını!

Kumlar dans edip türlü şekillere bürünür!

Sesin şekil verdiği, pek açıkça görünür!

Yayı sürtmediğin an, kum olur darmadağın!

Dağılıp toz olması gibi son gün her dağın!

Bak, ses hem sûret yapar, hem de bozar sûreti!

Sesle ayakta evren! Sessiz her şey iğreti!

İki işte kullanır ALLAH ‘“Ses borusu”’nu!

Sorma niçin ‘“İki kez sûr çalar”’ sorusunu!

İlk çalışta ölürsün! Tüm dostların üzülür!

Hemen sonra çalınca, yeni şeklin düzülür!

‘“Çok seri hesab görür HAK”’ hiç kaybetmez zaman!

Vâdesi gelen için, ne af var! Ne de aman!

Şekli bozan ilk sesin melek adı,‘“Azrâil!”’

Şekli düzen ikinci sesinkiyse, ‘“İsrâfil!”’

Çekirdeğini tavaf ederken elektron!

Çıkarır yedi tam ses ve on iki yarım ton!

Güneş çevresinde de dönerken yedi küre!

Ayni besteyi çalar! Varmak için şüküre!

Her şey, her an, bu sesle özünü tesbih eder!

Hep ‘“ELHAMDÜLİLLÂHİ RABB-ÜL-ÂLEMİN”’ O der!

‘“Bütün bu melâike tam yedi saf yaparlar !”’

RAHMÂN’a , MUHAMMED’in ‘Hamd’ köküyle taparlar!

Bilirler ki bu zikri bıraktıkları anda,

‘“ON DOKUZ”’ ses ordusu sâde kalır meydanda!

HAK der:‘“Her şeyi sesle yaparım ve yıkarım!”’

Ordumu kullanarak ben aradan çıkarım!

Bu müthiş sese ALLAH bak ! ‘Bir tek haykırış’ der!

‘İlk Âdem simgesi’ ve bu sözcük ayni eder! (133)

ALLAH’ın Aslanı’nın nârasının benzeri!

Çünkü ilk Âdem HAKK’ın HAKK’a en yakın eri!

‘“Bir tek nâra”’ evrenin her saniye bânisi!

‘“ON DOKUZ”’dur, Kur’anda ‘“Cehennem zebânîsi!”’

Onlardan izinsiz can, Cehennemden çıkamaz!

Bu sesi duyabilmek için kılınır namaz!

Bu yüzden elli vakit namaz ilk edildi farz!

Her nefes ‘“Şah damardan”’ bu ses edilmekte arz!

Bu ses için Mevlânâ ilk, ‘Dinle neyden’ dedi!

Bu sesi duyup da sağ kalan, olur ebedî!

Bu sesle Velî, tenden dışarı çıkabilir!

Bu sesle vücûduna yine dönmeyi bilir!

‘“Bu sesle her şey her an gidip gelir benzeri!”’

‘“Son ses”’le uyandırır HAK, uykuda gezeri!

Ayni nehirde iki defa yıkanılamaz!

Var ve yok arasında süre, göz kırpmasından az!

Bu ses için evliya yaptı saz, yedi telli!

Halk dinlerken çoşunca, sır olsun diye belli!

Vicdânımızın sesi gibi sessizdir bu ses!

Bu yüzden ona kulak vermeli mutlak herkes!

Yâni kendi rûhundur, sessiz boruyu çalan!

Hem seni sana veren ! Hem seni senden alan!

Bil bu sesi nakleden gücün ‘“SEKÎNE”’ ismi!

Deprem gibi titretir, indiği vakit cismi!

İçindeki ‘“Halîfe DÂVUD’”un müthiş sesi!

Yakından duyuldu mu dayanmaz ten kafesi!

Ecelinin sonunda bu sesi herkes duyar!

Hesab vermek üzere yüce dâvete uyar!

‘Hazret-i ÎSÂ’ ve de ‘“ALLAH’ın boyası”’ denk!

‘Bıyıkları terlemiş genç sözü’ ise HAK renk!

Kendine âit renge bak her bir ses bürünür!

HAK kula seslenirken bu renklerle görünür!

HAKK’ın hakkı Elifi,‘“HAK Boyası”’ndan çıkar!

Mustafa Hüznî Uluğ Kızılkeçili çıkar!

M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA – 1996

Ebced ilmine göre isim ve kelimelerin açılımları :

133 = ‘“Sayha-i vâhide”’ = ‘“Bir tek ses”’ = Mecâz-ı Âdem-i evvel

132 = ALLAH (66) + ALLAH (66)

132 = HAKK’ın vahyi (Vahy-i HAK) = Kâlb = Cuma günü (Yevm-i Cuma)

Hazret-i Îsâ = 1558 = ‘“Sıbgat-ullah”’ = ‘“ALLAH’ın boyası”’

= ‘Bıyıkları terlemiş genç sözü’ = ‘Lafz-ı Şâbb-ı Emred’

‘“Sıbgatullah”’ – ‘Elif’ = 1558 – 1 = 1557 = ‘“HAK Boyası”’ – 1 =