UÇAN DAİRE
Her nereyi düşünse! O anda, o yerdedir! Bir uçan dâire ki! Nûru ona perdedir!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
"UÇAN DAİRE"
Nasıl ki birden yalnız çıkarsa sayısız bir!
Rûhtan da, rûhtan başka şey çıkmaz! Budur tekbir!
İlk mumdan yakılmakta, sayısız mum, art arda!
Ölüye ışık vermez! Yakılan mum mezarda!
‘“Dön de! Geride ara ışığını! ”’ Der âyet!
Reenkarnasyon demek! Anlamı açık gayet!
İki gözünü kapa! Ortadaki gözü aç!
Nokta çıkar! Kesişen iki çizgi, çünkü haç!
Rûhun, ÎSÂ MESÎH’tir! Tende haça çakılmış!
Dört cinle çivileyen onu, fizik akılmış!
Dört cinin, toprak! Hava! Su! Ve Ateş’tir ismi!
Dördünü de kapsayan cinin, can olur cismi!
Başka bir sır vereyim! Şimdi burda ben sana!
Hiçbir cin evrim yapıp, can olamaz insâna!
Evrimini yapar o, hep kendi şeridinde!
Erince! ‘“Îblîs”’ veyâ ‘“Îfrît”’ denilir dînde!
Îblîs RAB’le konuşur! Îfrît SÜLEYMAN ile!
‘“Onlar da yücelerden”’ der âyet! Fikredile!
İzninin sınırını bile! Bak şeytan aştı!
‘“Her nebiye, kandırmak için onu, yaklaştı!”’
Bütün hücrelerimiz toprak! Hava! Ateş! Su!
Cin ve şeytanlar ile sarılmışız doğrusu!
Şeytan çeşitli korku ve boş hayâller verir!
Cin, bencili kamçılar! Hepsine rûh elverir!
Senin ben dediğin şey! Bu akılsız akıldır!
Onu rûha bağlayıp! Gerçek namazı kıldır!
Dört cin ile mümkündür ancak! Bil kopyalama!
Hepsi canı kopyalar! Rûh yine de sır ama!
‘“Saray nakledebilir bir günde! Îfrît bile!”’
Karşılaştırılamaz kopyacı! Onun ile!
Akıl değil! RÛH’tur bil! Senin gerçek kimliğin!
Yılan gibi kıvrılmış! Saklar, omuriliğin!
‘Omurgadan çıktı mı!’ Ona ‘BEKTAŞ’ derler bil! (723)
‘“Kitab ilmi, yanında olan zâta”’ mukabil! (723)
‘Ezelî kâtip denir!’ Ne yapsan! Görür, yazar! (723)
‘“Benzersiz yüzüdür o ALLAH’ın!”’ Eyle nazar! (723)
Her nereyi düşünse! O anda, o yerdedir!
Bir uçan dâire ki! Nûru ona perdedir!
M. H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
ÇEŞME-İZMİR, 19.08.2000