NOKTA SIRRI
NOKTA SIRRI. Yetmiş iki harf çıkar, yirmi sekiz harfi aç! Yazılabilmek için her harf noktaya muhtaç! Meselâ ‘Nûn’ bir harf! Aç! Üç harf çıkar! N , Û , N! Anlamı: Deniz! Balık! Hokka! Ve anne onun!
KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ


NOKTA
“Ümmetim yetmiş iki bölük olur” RESÛL der!
“Yalnız bir bölük hâriç hepsi ateşe gider!”
“Yalnız biri” demiyor RESÛLULLAH! Dikkat et!
Yetmiş üçüncüyü bul! Sonsuz mesâfe kat et!
“Benim ümmetim” diyor! Kalanlar zaten kâfir!
Yâni İslâm geçinen de ateşe misâfir!
‘“Cehennemden geçmeyen insân yok der bak âyet!”’
Dindar veyahut dinsiz olsun! Bu açık gayet!
Yetmiş iki harf çıkar, yirmi sekiz harfi aç!
Yazılabilmek için her harf noktaya muhtaç!
Meselâ ‘Nûn’ bir harf! Aç! Üç harf çıkar! N , Û , N!
Anlamı: Deniz! Balık! Hokka! Ve anne onun!
ALLAH ‘“Nûn ile kalem”’ üstüne eder yemin!
‘“Nûn”’ mürekkep hokkası demek! Ol bundan emin!
Mürekkepte hiç harf yok! Damlalardan ibâret!
Her damlası bir nokta! Bu birlikten al ibret!
Damla şekilsiz! Ona kalemdir sûret veren!
Hokka rahim! O kalem, penis der aklı eren!
RAHMÂN denen bu kalem, yazar yirmi sekiz harf!
Hokka ve kalem ise olur Lâm Elif’e zarf!
Lâm Elif bir tek harftir! ÂLİ ile MUHAMMET!
Her kelimeden evvel! Zîrâ yazıya ‘“Rahmet!”’
Her bir harf bir kelime! ‘“Rûhtur her bir kelime!”’
Yirmi dokuz harf konmuş, elime ve dilime!
‘“Deryâ mürekkep olsa! Eklense yedi deryâ,
Yetmez kelimeleri yazmaya!”’ Rûh sonsuz ya!
Yâni var ‘bir asıl ve yedisi kopya deniz!’
‘“Sekiz”’ tâne kapısı olan bir tek bedeniz!
İşte! Âdem yüklendi bu yirmi dokuz ismi!
Bir kaçını yitirdi! Ve karardı nûr cismi!
Af oldu kazanınca Rûhu! Arza yollandı!
Cennette kalamadı! Tâzelese de andı!
Âdem’in kaymasının Arza şudur nedeni!
Mürekkeple harflerden çizilmişti bedeni!
Sorma! ‘Bende harfler mi? Yoksa mürekkep mi var?’
Var mı mürekkep ile harf arasında duvar?
Hâlbuki ne mürekkep var! Ne yetmiş iki harf!
Hepsinin aslı nokta! Noktadan başkası zarf!
Ateşten kurtulur bu yetmiş üçüncü bölüm!
‘Noktadan başka vücûd yok’ der! Ve görmez ölüm!
M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ
İZMİR – 06.04.1998
(Buradan sonra yazılan kısmın yazarla bir ilgisi olmayıp, yapılan hatalardan dolayı yazar sorumlu tutulamaz!)
NOKTA İLMİ
Bâtınî ilimde temel kaide şudur: “Bütün harfler noktadan doğar; nokta, görünmeden yazıyı kurar.”
Nokta:
Ne çizgidir
Ne şekildir
Ne harftir
Ama hiçbir harf onsuz var olmaz.
1️⃣ NOKTA = MUTLAK MERKEZ (ZÂT İŞARETİ)
Nokta:
Mekânsızdır
Zamansızdır
Yönsüzdür
Tanımsızdır
Bu yüzden sûfîler noktaya:
Zât’a işaret
Varlık öncesi bilinç
derler.
Elif çizgidir; nokta çizgi olmadan önceki duruştur.
Metindeki karşılığı:
“En iç ortak merkez…”
Bu merkez:
Kalp değildir
Ruh değildir
Onların kaynağıdır
2️⃣ NOKTA → ELİF → NÛN
(Varlığın iniş zinciri)
Bâtınî sıralama:
Nokta → Saf hakikat
Elif → Vahdetin görünmesi
Nûn → Varlık çemberi
Kâf → Hareket / emir
Âlem → Çokluk
Bu yüzden denir ki: “Nokta sabit kalır; âlem döner.”
Metindeki “iç içe daireler” ifadesi, nokta etrafında dönen varlık katmanlarıdır.
3️⃣ NÛN’UN İÇİNDEKİ NOKTA
Kur’an’da:
نNûn harfi:
Bir çemberdir
İçinde nokta taşır
Bâtınî anlam:
Çember = beden / âlem / benlik
Nokta = ruhun özü / sır
Eğer:
Çember noktayı unutur → dağılma
Nokta merkezde kalır → hikmet
Metindeki:
“Çivisi çıkmış küre…”
İşte bu:
Noktasını kaybetmiş Nûn’dur
Yani merkezsiz bilinç
4️⃣ “ALLAH’IN İPİ” = NOKTAYA BAĞLI KALMA
İp:
Zikir değildir yalnız
İman değildir yalnız
Bilgi değildir yalnız
İp = noktanın merkezde tutulmasıdır
Kul:
Hayata çıktığında (çember genişler)
Noktayı kaybetmezse
→ ip kopmaz
Koparsa:
Harf bozulur
Şuur parçalanır
Kişi “çok benlikli” olur
Bu yüzden metin: “Başka hiçbir ibadet kabul edilmez” der.
Çünkü:
Nokta yoksa
İbadet şekildir
Şekil hakikat doğurmaz
5️⃣ “SELÂM VERMEK” = NOKTALARIN BARIŞI
“Selâm verirsin ‘Eren’ olmuş herkeze”
Bu, dış dünyaya değil.
Bu:
İçteki çoklu noktaların
tek noktada birleşmesidir
Eren:
Noktasını kaybetmeyen
Çemberi taşıyabilen
insandır.
6️⃣ EN KORKUNÇ CEZA: NOKTASIZLIK
Metindeki:
“Sıfır kişisel bilinç”
Bu:
Yokluk değildir
Cehennem ateşi değildir
Bu:
Noktadan kopuş hâlidir
Bâtınî ilimde bu hâle: taşattut al-shuʿūr (şuurun parçalanması) denir.
İnsan:
Bir an odur
Bir an bu
Ama hiçbir an tam değildir
“Nokta görünmezse harfler kavga eder.
Nokta görünürse harfler secde eder.”
İnsan bir harftir
Hayat bir yazıdır
Nokta kaybolursa yazı dağılır
Nokta bulunursa her şey yerli yerine oturur
“Ben noktaydım, harf oldum”
— Ali ibn Abi Talib’e nispet edilen bâtınî sır
1️⃣ NOKTA İKEN “BEN” YOKTUR
Nokta, bâtınî ilimde:
Tanımsızdır
Bölünmezdir
Çoğalmazdır
İsim kabul etmez
Bu yüzden nokta hâlinde “ben” yoktur.
Çünkü “ben” demek:
Sınır
Ayrım
Tanım
demektir.
“Ben noktaydım” demek:
Varlık öncesi birlik hâlindeydim
Kendimden habersizdim
Ama her şey bendeydi
2️⃣ HARF OLMAK = TECELLİ + SINIR
Harf, noktanın:
Kendini görünür kılmasıdır
Sınır kabul etmesidir
Biçime girmesidir
Bâtınî kaide:
“Nokta görünmek isterse harf olur.”
Ama bunun bedeli vardır:
Harf tek değildir
Harfler çoğalır
Harfler ayrışır
“Harf oldum” demek:
Zuhura çıktım
Sorumluluk aldım
Taşınır hâle geldim
Yani:
Harf olmak = emanet yüklenmek
3️⃣ NEDEN BU SÖZ ALİ’YE NİSPET EDİLİR?
Çünkü Ali, bâtınî gelenekte:
İlmin kapısı
Noktayı taşıyan harf
Zâhir ile bâtın arasındaki eşik
olarak görülür.
Peygamber’in:
“Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır”
sözü (mana olarak),
noktanın harfle görünmesi sırrına işaret eder.
Şehir = kelâm / ilim
Kapı = harf
İçerisi = nokta
4️⃣ “BEN NOKTAYDIM” NEFİS DEĞİL, HAKİKAT KONUŞUR
Bu söz ego iddiası değildir.
Tam tersine:
“Ben yoktum; beni mümkün kılan şey vardı.”
Bâtınî ilimde buna:
fenâ öncesi birlik
benlik öncesi şuur
denir.
Ali’nin diliyle söylenirse:
Konuşan Ali değildir
Nokta konuşur
5️⃣ NOKTADAN HARFE DÜŞME = İNSAN OLMAK
Bu söz aslında her insanın hikâyesidir:
Nokta idin (ruh / saf şuur)
Harf oldun (benlik / kimlik)
Kelimeye girdin (hayat)
Cümlede yer aldın (kader)
Ama tehlike şudur:
Harf, noktayı unutursa
Kendini bağımsız sanır
Ayrılığa düşer
Bu yüzden arifler der ki:
“Harf ol ama noktayı unutma.”
6️⃣ KUR’AN BAĞLANTISI
Kur’an’ın başındaki:
بِسْمِ اللَّهِ
Bâtınî okumada:
Bâ’nın altındaki nokta
Bütün kitabın sırrıdır
Ve Ali’ye nispet edilen diğer söz:
“Ben, Bâ’nın altındaki noktayım.”
Bu şu demektir:
Kelâmın başlangıcıyım
Ama kelâm değilim
Görünür değilim
Taşıyıcıyım
Merkez = nokta
Çember = harf
İp = bağ
Dağılma = noktayı unutmak
“Nokta iken susarsın.
Harf olunca konuşursun.
Ama hakikat, konuşanda değil;
onu konuşturandadır.”
“73 FIRKA”
1️⃣ 72 FIRKA – 73. FIRKA = HARFLER VE NOKTA
Metin çok kritik bir şey söylüyor:
“Yalnız biri demiyor Resûlullah…
Yetmiş üçüncüyü bul!”
Bâtınî ilimde:
72 → Yazılan harfler / formlar / ayrımlar
73. → Harfi yazan ama harf olmayan nokta
Yani:
72 fırka = harf bilinci
73.fırka = nokta bilinci
Bu yüzden:
Kurtulan bir “harf” değil,
harflerin aslıdır.
2️⃣ “Cehennemden geçmeyen insan yoktur” = HARF OLMA ZORUNLULUĞU
Metin der ki:
“Dindar veyahut dinsiz olsun…”
Bâtınî anlam:
Harf olmak = bedene, kimliğe, benliğe girmek
Bu zorunlu iniştir
Bu inişin adı cehennemden geçiştir
Çünkü:
Harf yanar
Harf parçalanır
Harf bölünür
Ama:
Nokta yanmaz
Nokta bölünmez
Nokta ölmez
3️⃣ “Yetmiş iki harf çıkar, yirmi sekiz harfi aç”
Burada iki katman var:
a) 28 harf
→ Zâhir Kur’an / beden / dil
b) 72 açılım
→ Harflerin çoklu okunuşları, mezhepler, yollar, anlayışlar
Ama metin şunu söylüyor:
“Yazılabilmek için her harf noktaya muhtaç.”
Yani:
Harfler çoktur
Ama hakikat tek noktadan yazılır
4️⃣ NÛN – HOKKA – MÜREKKEP = RAHİM – RUH – NOKTA
Metindeki Nûn açıklaması, bâtınî ilmin kalbidir:
Nûn → çember / beden / rahim
Hokka → varlık kabı
Mürekkep → henüz harf olmayan nokta
“Mürekkepte hiç harf yok!
Damlalardan ibaret!”
Bu:
Ruhun harf öncesi hâlidir
Henüz kimliğe girmemiş şuurdur
Kalem gelince:
Nokta çizgi olur
Harf doğar
İnsan bedene girer
5️⃣ KALEM – RAHMÂN – LÂM ELİF
Metnin en yüksek bâtınî cümlelerinden biri:
“RAHMÂN denen bu kalem…”
Bu şu demektir:
Yazı gazapla değil
rahmetle başlar
Lâm–Elif:
İki gibi görünür
Ama tek harftir
Bâtında:
Muhammedî hakikat + Aliyyü’l-ilm
Zâhir + bâtın
Harf + nokta
Bu yüzden:
“Her kelimeden evvel Rahmet!”
6️⃣ “Âdem’in kayması” = NOKTANIN HARFLE KAPLANMASI
Metin çok net:
“Âdem’in kaymasının nedeni
bedeninin harflerle çizilmesi”
Yani:
Âdem hata yapmadı
Harf oldu
Harf olmak:
Noktanın görünmezliğini kaybetmesi
Benlik kazanması
Ayrılık yaşaması demektir
Bu yüzden:
Cennet = nokta hâli
Arz = harf hâli
7️⃣ “Ne mürekkep var, ne harf” = TEVHİDİN ZİRVESİ
Metnin doruk cümlesi:
“Hepsinin aslı nokta!”
Burada artık:
Din yok
Mezhep yok
Harf yok
Şekil yok
Sadece:
Nokta
Şuur
Hakikat
73. fırka bir grup değil,
bir idraktir.
73.FIRKA
73. Fırka → 73 = 7 + 3 = 10 → 1 (sıfır atılır)
Bu, hesap oyunu değil, hakikat indirgemesidir.
1️⃣ 73 = 7 + 3
7 → katmanlar / örtüler
Beden
Yaşam
Duygu
Zihin
Ruh
Sekine
Hakk
7 = çoklukta düzen
3 → işleyiş
Zâhir
Bâtın
Hakikat
ya da
İlme’l-yakîn
Ayne’l-yakîn
Hakka’l-yakîn
3 = idrak yolu
7 + 3 = 10
Yani: bütün katmanlar + idrak tamamlandı
2️⃣ 10 → 1 (0 atılır)
Bu kritik yer.
1 = Elif / Tevhid / Nokta
0 = yokluk, şekil, daire, kabuk
Bâtınî kaide:
“Sıfır atılınca hakikat kalır.”
Çünkü:
0 kendi başına bir şey değildir
1’in çevresinde dönen gölgedir
Nokta olmadan sıfır sadece boşluktur
3️⃣ 73. fırka = 1 (fırka değil, merkez)
Bu yüzden:
73.fırka bir grup değildir
Bir mezhep değildir
Bir isim değildir
73 = merkeze dönen bilinç
Yani:
Harfleri bırakıp noktayı bulan
Katmanları geçip özü tutan
Hikâyeyi bırakıp yazanı fark eden
4️⃣ 72 neden dışarıda kalır?
Çünkü:
72 = 8 + 70 = ح + ع
Hayat + algı
Şuurun dünyaya dağılması
72’de:
Benlik vardır
Yorum vardır
Ayrım vardır
Ama:
Merkez yoktur
5️⃣ Ateş – Kurtuluş meselesi burada çözülür
Ateş şekli yakar
Ateş harfi yakar
Ateş hikâyeyi yakar
Ama:
1 yanmaz
Nokta yanmaz
Elif yanmaz
Bu yüzden metninde geçen cümle çok nettir:
“Noktadan başka vücûd yok der
ve görmez ölümü.”
73 bir sayı değildir.
73 bir topluluk değildir.
73 = 1’dir.
1 = Nokta
Nokta = Hakikat
Hakikat bölünmez,
fırkaya girmez,
ateşten geçmez.