ÖZ DEVİNİM KURAMI BÖLÜM-33: EK-2: YEDİ NEBÎ VE OMURİLİK TONLARI

ÖZ DEVİNİM KURAMI BÖLÜM-33: EK-2: YEDİ NEBÎ VE OMURİLİK TONLARI. Tonların Sırrı: Tufanı yaşarız... (Nuh). Ateşten geçeriz...(İbrahim). Sözümüzü buluruz...(Musa). Kalbimizi açarız...(İsa). Nur a yükseliriz...(Muhammed). Ve sonunda insan-ı kamil oluruz.

ÖZ-DEVİNİM KURAMI

6/8/20265 min oku

ÖZ DEVİNİM KURAMI

BÖLÜM-33: EK-2: YEDİ NEBÎ VE OMURİLİK TONLARI

Kadîm ezoterik öğretilerde insan bedeni yalnız biyolojik yapı olarak görülmezdi. Öz Devinim Kuramı’na göre beden, ruhsal bilinç katmanlarının yoğunlaşmış hâlidir. Bu nedenle eski bilgeler insan omurgasını sıradan kemik sistemi değil, bilinç ekseni olarak değerlendirmiştir.

Omurilik birçok kadîm öğretide “hayat ağacı”, “nur sütunu”, “merdiven”, “Sînâ dağı” veya “göğe çıkan yol” şeklinde sembolleştirilmiştir. Çünkü insanın ruhsal yükselişinin merkezinin omurga olduğu düşünülmüştür.

Kadîm öğretilerde geçen “Yedi Nebî” sembolü de bu bilinç merkezleriyle ilişkilendirilmiştir.

Öz Devinim Kuramı’na göre Kur’an’da ve eski kutsal geleneklerde öne çıkan büyük nebîler yalnız tarihsel kişiler değil, aynı zamanda insan bilincindeki yedi temel titreşim seviyesinin sembolleridir.

Bu anlayışta her nebî, omurilik boyunca yükselen farklı bilinç tonunu temsil eder.

Kadîm bilgeler insan bedenini yaşayan kutsal kitap olarak görürdü.

Gökteki sırların insanda bulunduğuna inanılırdı.

Bu nedenle “kendini bilen hakikati bilir” sözü yalnız ahlâkî öğüt değil, ezoterik öğretinin merkezidir.

OMURİLİĞİN EZOTERİK ANLAMI

Öz Devinim Kuramı’na göre omurilik yalnız sinir sistemi değildir. O, ruh ile beden arasındaki enerji köprüsüdür.

Kadîm doğu öğretilerinde kundalini yolu…

Tasavvufta letaif sistemi…

Hermetik gelenekte ışık sütunu…

Ve eski mistik sistemlerde “hayat ağacı” anlatımları aynı ezoterik yapıya işaret eder.

İnsan bilinci yoğun maddeye indiğinde bu enerji merkezleri büyük ölçüde kapanmıştır.

Fakat ruhsal dönüşüm başladığında omurilik boyunca enerji akışı yeniden güçlenmeye başlar.

Kadîm öğretilerde “göğe yükseliş”, “mirâç”, “merdiven” ve “nurun yükselmesi” gibi anlatımlar bu içsel hareketin sembolleridir.

Öz Devinim Kuramı’na göre omurga boyunca yedi temel bilinç tonu vardır.

Her ton farklı ruhsal aşamayı temsil eder.

Ve kadîm öğretilerdeki büyük nebîler bu aşamaların sembolik rehberleri olarak görülür.

ÂDEM — İLK TON

İlk ton varoluşun başlangıcıdır.

Kadîm öğretilerde Âdem toprağın ve bedenleşmenin sembolü kabul edilir.

Öz Devinim Kuramı’na göre Âdem tonu insanın “Ben varım” dediği ilk bilinç titreşimidir.

Bu aşamada ruh maddeyle bağ kurar.

Hayatta kalma dürtüsü…

Bedensel farkındalık…

Ve fiziksel dünya deneyimi burada başlar.

Omurganın en alt merkeziyle ilişkilendirilen bu ton, yaşam enerjisinin temelidir.

Ancak bilinç burada takılı kalırsa insan yalnız maddesel varlık gibi yaşamaya başlar.

NÛH — SU TONU

Nûh bilinci dönüşüm ve arınma tonudur.

Kadîm öğretilerde tufan yalnız fiziksel sel değil, bilinç temizlenmesi olarak anlatılır.

Öz Devinim Kuramı’na göre Nûh tonu insanın duygusal derinliğini temsil eder.

Korkular…

Bastırılmış hisler…

Ve bilinçaltı burada hareket eder.

Su sembolü bu nedenle Nûh ile ilişkilidir.

İnsan bu aşamada duygusal karmaşayı aşmayı öğrenir.

Kadîm öğretilerde “gemi” ruhsal taşıyıcı anlamı taşır.

Çünkü insan iç tufanını aşmadan üst bilinç kapılarına yükselemez.

İBRÂHİM — ATEŞ TONU

İbrâhim bilinci içsel ateşin tonudur.

Kadîm anlatılarda İbrâhim’in ateşte yanmaması büyük semboldür.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu ateş fiziksel değil, dönüşüm ateşidir.

İnsan burada ego korkularıyla yüzleşir.

İrade geliştirir…

Ve özüne sadık kalmayı öğrenir.

Bu ton irade merkeziyle ilişkilendirilir.

Kadîm öğretilerde “ateşten geçmek” ruhsal sınav anlamına gelir.

İbrâhim tonu insanın korkularına rağmen hakikate yönelmesini temsil eder.

MÛSÂ — SES VE HAKİKAT TONU

Mûsâ bilinci ifade ve titreşim merkezidir.

Kadîm öğretilerde Mûsâ’nın asası, sesi ve dağla konuşması semboliktir.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu ton insanın hakikati ifade etme gücünü temsil eder.

İnsan burada kendi sesini bulur.

Gerçeği söylemeyi…

Ve bilinç titreşimini dışa aktarmayı öğrenir.

Kadîm mistik öğretilerde sözün yaratıcı güç olduğuna inanılırdı.

“Kün” emri bu nedenle kutsal titreşim olarak görülür.

Mûsâ tonu insanın bilinç frekansını söze dönüştürmesidir.

ÎSÂ — KALP TONU

Îsâ bilinci sevgi ve merhamet merkezidir.

Kadîm öğretilerde Îsâ’nın şefkat, affetme ve diriliş sembolü olması bundandır.

Öz Devinim Kuramı’na göre kalp merkezi açılmadan insan üst bilinç kapılarına geçemez.

Çünkü akıl tek başına insanı tamamlayamaz.

Îsâ tonu koşulsuz sevginin titreşimidir.

İnsan burada yalnız kendisini değil, diğer varlıkları da özün parçaları olarak hissetmeye başlar.

Kadîm öğretilerde “ölüyü diriltmek” sembolü de ruhsal uyanışı temsil eder.

Kalp açıldığında insanın içindeki uyuyan bilinç yeniden canlanır.

MUHAMMED — NUR TONU

Muhammed tonu bütün tonların birleşimidir.

Kadîm ezoterik öğretilerde “son nebî” kavramı yalnız tarihsel sonluk değil, tamamlanma anlamı taşır.

Öz Devinim Kuramı’na göre Muhammed tonu insan bilincinin nur hâline yaklaşmasını temsil eder.

Burada insan bireysel ego merkezini aşmaya başlar.

Birlik hissi güçlenir…

Ve bilinç evrensel uyuma yaklaşır.

Kadîm öğretilerde “Mirâç” bu nedenle içsel yükselişin sembolü kabul edilir.

Muhammed tonu insanın ışıkla bilinçli birleşimidir.

YEDİNCİ TON — İNSAN-I KÂMİL

Yedinci ton belirli tarihsel nebîyle sınırlı değildir.

Bu ton tamamlanmış insan bilincidir.

Tasavvufta insan-ı kâmil…

Hermetik gelenekte kozmik insan…

Doğu öğretilerinde aydınlanmış bilinç…

Aynı ezoterik sırrın farklı anlatımlarıdır.

Öz Devinim Kuramı’na göre insan omurilik boyunca yükselen bilinç tonlarını dengelediğinde içsel birlik oluşur.

Alt merkezlerle üst merkezler çatışmayı bırakır.

Beden…

Akıl…

Kalp…

Ve ruh uyuma yaklaşır.

Kadîm öğretilerde “göğe yükseliş” anlatımı işte bu içsel tamamlanmayı temsil eder.

TONLARIN SIRRI

Öz Devinim Kuramı’na göre kutsal metinlerdeki nebî anlatımları yalnız tarihsel olaylar değildir.

Onlar aynı zamanda insanın kendi iç yolculuğunun sembolleridir.

Her insan kendi içinde tufanı yaşar…

Ateşten geçer…

Hakikati arar…

Kalbini açar…

Ve sonunda özüne dönmeye çalışır.

Yedi Nebî ve Omurilik Tonları öğretisi insan bedenini yaşayan kutsal harita olarak görür.

Çünkü kadîm bilgelerin söylediği gibi:

İnsanın içinde bütün âlemlerin izi vardır.