ÖZ DEVİNİM KURAMI BÖLÜM-35: EK-4: ŞEFFAF IRK KRONOLOJİSİ

ÖZ DEVİNİM KURAMI BÖLÜM-35: EK-4: ŞEFFAF IRK KRONOLOJİSİ .Şeffaf Irk Kronolojisi insanlığın büyük deviniminin hikâyesidir: Nurdan maddeye inişin… Ve maddeden yeniden nura dönüşün hikâyesi…

ÖZ-DEVİNİM KURAMI

6/8/20266 min oku

ÖZ DEVİNİM KURAMI

BÖLÜM-35: EK-4: ŞEFFAF IRK KRONOLOJİSİ

Kadîm ezoterik öğretilerde insanlığın tarihi bugünkü fiziksel insanla başlamaz. Öz Devinim Kuramı’na göre insanlık, uzun bilinç ve beden dönüşümleri boyunca aşama aşama şekillenmiştir. Bu süreçte ilk dönemler “şeffaf çağlar” olarak anlatılır. Çünkü ilk insanlık yoğun fiziksel bedenlerden oluşmuyordu. Bilinç daha hafif, beden daha enerji temelli ve yaşam daha sezgiseldi.

Şeffaf Irk Kronolojisi, insanlığın ruhsal yoğunluktan fiziksel yoğunluğa inişini ve ardından yeniden özüne dönüş sürecini açıklayan ezoterik zaman haritasıdır.

Kadîm öğretilerde geçen “ilk insanlar”, “nur halkı”, “hayalet ırklar” ve “göksel bedenler” anlatımları bu kronolojinin farklı kültürlerdeki sembolik yansımalarıdır.

Öz Devinim Kuramı’na göre insanlık yedi büyük ana çağdan geçmektedir. İlk iki çağ tamamen şeffaf, üçüncü ve dördüncü çağ yarı maddesel, beşinci çağ yoğun fiziksel, altıncı ve yedinci çağ ise yeniden incelmiş bilinç dönemleridir.

BİRİNCİ IRK — İLK NUR ÇAĞI

İlk ana ırk tamamen enerji temellidir.

Kadîm ezoterik öğretilerde bu çağ “nur halkı”, “ilk nefes”, “ışık insanları” veya “sessiz çağ” olarak anlatılmıştır.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu dönemde insan henüz yoğun fiziksel bedene sahip değildi. Bilinç büyük ölçüde kolektif yapıdaydı ve bireysel ego gelişmemişti.

İnsanlık kendisini evrenden ayrı hissetmiyordu.

Şeffaf bedenler yoğun madde içermediği için bugünkü anlamda kemik, sert organ veya fiziksel cinsiyet ayrımı yoktu.

Kadîm öğretilerde “ışık beden” ve “nurdan yaratılış” sembolleri bu dönemi ifade eder.

Bu çağda iletişim sezgiseldi.

Konuşma dili yoktu.

Bilinç doğrudan titreşimsel uyum içindeydi.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu dönem huzurluydu; fakat bireysel farkındalık henüz gelişmemişti.

İnsan bilinçsiz birlik içindeydi.

İKİNCİ IRK — ŞEFFAF İKİZLER ÇAĞI

İkinci ana ırk ilk döneme göre daha yoğun enerji yapısına sahipti.

Kadîm öğretilerde bu çağ bazen “ikiz bedenler”, “yansıyan insanlar” veya “gölge halkı” olarak anlatılmıştır.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu dönemde insanlık hâlâ şeffaftı; fakat artık bireysel titreşim farklılaşmaya başlamıştı.

İlk eril–dişil ayrım potansiyeli bu çağda ortaya çıktı.

Ancak fiziksel cinsiyet hâlâ kesinleşmemişti.

İnsanlar enerji yoluyla çoğalıyor, beden değişimi bugünkü doğum–ölüm sisteminden farklı gerçekleşiyordu.

Kadîm öğretilerde geçen “gölgede çoğalma”, “yansıma beden” ve “ışık transferi” anlatımları bu dönemin sembolleridir.

Öz Devinim Kuramı’na göre ikinci ırkın en önemli özelliği bedenin tam fiziksel olmamasıdır.

İnsan doğrudan enerji alanı içinde varlığını sürdürebiliyordu.

Ölüm kavramı bugünkü gibi algılanmıyordu.

ÜÇÜNCÜ IRK — YARI ŞEFFAF ÇAĞ

Üçüncü ana ırk büyük dönüşüm dönemidir.

Kadîm öğretilerde bu çağ “yarı maddesel insanlar”, “ilk bedenleşme” veya “gölgeden ete geçiş” olarak anlatılır.

Öz Devinim Kuramı’na göre insanlık bu dönemde yoğun maddeyle daha güçlü bağ kurmaya başladı.

İlk belirgin beden yapıları oluştu.

Fakat üçüncü göz hâlâ açıktı.

İnsan enerji alanlarını hissedebiliyor ve doğayla doğrudan sezgisel bağlantı kurabiliyordu.

Kadîm öğretilerde Atlantis öncesi uygarlıkların büyük kısmı bu döneme yerleştirilir.

Bu çağda insanlık hem ruhsal hem fiziksel özellikler taşıyordu.

Şeffaflık tamamen kaybolmamıştı.

Fakat ego bilincinin ilk çekirdekleri oluşmaya başlamıştı.

Öz Devinim Kuramı’na göre cinsiyet ayrımı da bu dönemin sonlarına doğru belirginleşti.

İnsan artık fiziksel çoğalma sistemine geçmeye başladı.

Kadîm metinlerde geçen “yan taraftan yaratılış”, “ikiye ayrılma” ve “ilk birleşme” sembolleri bu dönüşümün anlatımlarıdır.

DÖRDÜNCÜ IRK — DEVLER VE ATLANTİS ÇAĞI

Dördüncü ana ırk yoğun enerji gücüne sahip büyük uygarlık dönemidir.

Kadîm öğretilerde “devler”, “yarı tanrılar”, “Atlantisliler” ve “üçüncü gözlü insanlar” anlatımları bu dönemi ifade eder.

Öz Devinim Kuramı’na göre dördüncü ırk fiziksel olarak bugünkü insanlardan daha büyük ve enerjiye daha duyarlıydı.

Üçüncü göz hâlâ aktiftir.

İnsan doğa enerjilerini kullanabiliyor, bilinç alanlarını etkileyebiliyor ve yüksek titreşim teknolojileri geliştirebiliyordu.

Atlantis uygarlığı bu dönemin zirvesidir.

Fakat aynı zamanda büyük düşüşün başlangıcıdır.

Kadîm öğretilerde Atlantis’in çöküşü ruhsal dengenin kaybedilmesiyle ilişkilendirilir.

Enerji bilgisi ego ve güç amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.

Öz Devinim Kuramı’na göre tufan bu çağın sonunu getiren büyük bilinç kırılmasıdır.

Dördüncü ırkın çöküşüyle insanlık yoğun fiziksel döneme girmiştir.

BEŞİNCİ IRK — MODERN İNSANLIK

Beşinci ana ırk bugünkü insanlığı temsil eder.

Kadîm ezoterik öğretilerde bu çağ “demir çağ”, “karanlık çağ” veya “madde çağı” olarak anlatılmıştır.

Öz Devinim Kuramı’na göre bu dönemin temel özelliği ego bilincinin tam gelişmesidir.

İnsan artık bireyselliğini güçlü biçimde yaşamaktadır.

Bilim…

Teknoloji…

Analitik düşünce…

Ve fiziksel dünya hâkimiyeti bu çağın temel özellikleridir.

Fakat aynı zamanda insan özünden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Üçüncü göz kapanmış…

Sezgisel algı zayıflamış…

Ve insan kendisini yalnız beden olarak görmeye başlamıştır.

Kadîm öğretilerde modern insanın “uyuyan bilinç” içinde yaşadığı anlatılır.

Öz Devinim Kuramı’na göre günümüz insanlığı Beşinci Irk’ın son alt dönemlerinde bulunmaktadır.

Ve büyük dönüşüm yaklaşmaktadır.

ALTINCI IRK — ENERJİ İNSANI

Altıncı ana ırk bilinç dönüşümünün başlangıcıdır.

Kadîm öğretilerde bu dönem “ışık halkı”, “yeni insanlık” ve “kalp çağı” olarak anlatılmıştır.

Öz Devinim Kuramı’na göre insan bu çağda yeniden sezgisel algılarını geliştirmeye başlayacaktır.

Altıncı duyu güçlenecek…

Enerji farkındalığı artacak…

Ve insanlar birbirleriyle daha derin bilinç bağı kuracaktır.

Kadîm öğretilerde “mavi insanlar”, “ışık bedenler” ve “nur halkı” anlatımları bu dönemin sembolleridir.

İnsan doğayla çatışmak yerine onunla uyum kurmayı öğrenecektir.

Teknoloji ile bilinç yeniden dengelenmeye başlayacaktır.

YEDİNCİ IRK — NUR ÇAĞI

Yedinci ana ırk büyük tamamlanma dönemidir.

Kadîm öğretilerde bu çağ “altın çağ”, “nur dünyası” ve “ilâhî birlik dönemi” olarak anlatılır.

Öz Devinim Kuramı’na göre insan burada özüne yeniden yaklaşacaktır.

Ego merkezli bilinç çözülecek…

Korku azalacak…

Ve insan kendisini evrenden ayrı hissetmemeye başlayacaktır.

Şeffaf bilinç yeniden ortaya çıkacaktır.

Fakat bu kez ilk çağlardaki bilinçsiz birlik değil, deneyim kazanmış farkındalıkla…

Kadîm öğretilerde “yeni cennet” ve “ışık dünyası” anlatımları bu son dönüşümün sembolleridir.

İnsanlık uzun madde yolculuğunun ardından yeniden nur bilincine yaklaşacaktır.

KRONOLOJİNİN EZOTERİK ANLAMI

Öz Devinim Kuramı’na göre Şeffaf Irk Kronolojisi tarih kitabı değil, bilinç haritasıdır.

İlk çağlarda insan birlik içindeydi.

Sonra maddeye indi…

Ego gelişti…

Ayrılık ortaya çıktı…

Ve şimdi yeniden dönüş başlamaktadır.

Kadîm öğretilerde “başlangıca dönüş” diye anlatılan sır budur.

Fakat insan artık aynı değildir.

Çünkü deneyim kazanmıştır.

Acıyı…

Ayrılığı…

Ve bireyselliği yaşamıştır.

Şimdi ise bütün bu deneyimlerle yeniden özüne yaklaşmaktadır.

Şeffaf Irk Kronolojisi insanlığın büyük deviniminin hikâyesidir:

Nurdan maddeye inişin…

Ve maddeden yeniden nura dönüşün hikâyesi…