ÖZ-DEVİNİM KURAMI: Ek 6 — Kozmik Geometri Çizimleri
ÖZ-DEVİNİM KURAMI: Ek 6 — Kozmik Geometri Çizimleri. Öz-Devinim Kuramı’na göre evren yalnızca maddesel yapılardan oluşmaz. Varoluşun temelinde düzen, oran, ritim ve titreşim bulunur. Bu nedenle kozmik yapı kaotik görünse bile derinlerde belirli geometrik yasalarla hareket eder.
ÖZ-DEVİNİM KURAMI


ÖZ-DEVİNİM KURAMI: Ek 6 — Kozmik Geometri Çizimleri
Öz-Devinim Kuramı’na göre evren yalnızca maddesel yapılardan oluşmaz. Varoluşun temelinde düzen, oran, ritim ve titreşim bulunur. Bu nedenle kozmik yapı kaotik görünse bile derinlerde belirli geometrik yasalarla hareket eder.
Kadim uygarlıkların:
tapınaklar,
piramitler,
mandalalar,
kutsal şehirler,
astronomik yapılar
inşa ederken belirli oranları kullanmasının nedeni budur.
Çünkü eski öğretilerde geometri yalnızca matematik değil; bilinçsel düzenin dili olarak görülürdü.
Öz-Devinim Kuramı bu anlayışı “Kozmik Geometri” öğretisiyle açıklar.
Kozmik Geometri’ye göre:
enerji belirli desenler oluşturur,
bilinç belirli ritimlerle akar,
evren belirli oranlarla gelişir.
Bu nedenle şekiller yalnızca görsel biçimler değildir. Her şekil belirli titreşimsel anlam taşır.
Kozmik Geometri Çizimleri, evrenin bilinçsel hareketlerini sembolik biçimde açıklamak için kullanılan şemalardır.
İlk ve en temel şekil “Nokta”dır.
Nokta:
başlangıcı,
merkezi,
potansiyeli,
Sessiz Öz’ü
temsil eder.
Mutlak Sessizlik aşamasında varoluş tek nokta hâlindedir. Henüz yön, zaman veya ayrılık yoktur.
Öz-Devinim Kuramı’na göre bütün yaratılış tek merkezden yayılan devinimle başlar.
Noktadan sonra “Çember” oluşur.
Çember:
bütünlüğü,
sonsuzluğu,
döngüyü,
birlik alanını
temsil eder.
Başlangıcı ve sonu yoktur. Bu nedenle birçok mistik gelenekte çember kutsal kabul edilmiştir.
Kozmik çember aynı zamanda:
galaksilerin dönüşünü,
enerji alanlarını,
bilinç halkalarını
sembolize eder.
İnsan ruhunun evrimsel yolculuğu da çembersel hareket taşır. Fakat Öz-Devinim Kuramı’na göre bu hareket tam çember değildir.
Bu nedenle üçüncü büyük şekil “Spiral”dir.
Spiral:
dönüş,
gelişim,
evrim,
bilinçsel yükseliş
anlamına gelir.
Spiral hem tekrar eder hem ilerler.
Galaksiler,
DNA zinciri,
kasırgalar,
deniz kabukları,
enerji alanları
spiral hareketin doğadaki örnekleridir.
Öz-Devinim Kuramı’na göre spiral, evrenin temel devinim modelidir.
İnsan bilinci de spiral şekilde gelişir. Aynı deneyimler tekrar yaşanabilir; fakat bilinç her dönüşte farklı seviyeye ulaşır.
Dördüncü temel şekil “Üçgen”dir.
Üçgen:
yaratıcı dengeyi,
üçlü kuvveti,
yükselişi
temsil eder.
Kadim öğretilerde:
beden, zihin, ruh,
geçmiş, şimdi, gelecek,
doğum, yaşam, ölüm
gibi üçlü yapılar kutsal kabul edilmiştir.
Öz-Devinim Kuramı’na göre üçgen, enerjinin dengeye ulaşma biçimidir.
Yukarı bakan üçgen:
yükselişi,
ruhsallaşmayı,
bilinç genişlemesini
temsil eder.
Aşağı bakan üçgen ise:
maddeye inişi,
yoğunlaşmayı,
fizikselleşmeyi
anlatır.
Bu iki üçgen birleştiğinde “Altı Köşeli Kozmik Yıldız” ortaya çıkar.
Bu sembol:
ruh ile madde,
yukarı ile aşağı,
bilinç ile enerji
arasındaki dengeyi temsil eder.
Öz-Devinim Kuramı’na göre insan tam olarak bu iki hareketin kesişim noktasıdır.
İnsan:
hem toprağa bağlıdır,
hem sonsuz bilinç taşır.
Bir diğer önemli şekil “Yedi Katmanlı Çember”dir.
Bu çizim evrenin:
yedi bilinç düzeyini,
yedi enerji katmanını,
yedi kozmik devri
sembolize eder.
Merkezde Sessiz Öz bulunur.
Katmanlar dışa doğru yoğunlaşır:
saf bilinç,
birlik alanı,
sezgisel alan,
zihinsel alan,
arzu alanı,
enerji alanı,
fiziksel alan.
İnsanın içsel yapısı da aynı modeli taşır. Bu nedenle Öz-Devinim Kuramı:
“İnsan küçük evrendir.”
öğretisini kabul eder.
Mikrokozmos ile makrokozmos aynı geometrik düzeni paylaşır.
Kozmik Geometri içinde “Altın Oran” öğretisi de önemli yer tutar.
Doğada:
yaprak dizilimleri,
galaksi kolları,
insan bedeni,
deniz kabukları
belirli matematiksel oranlar taşır.
Kadim ezoterik gelenekler bu oranların bilinçsel uyum oluşturduğunu düşünürdü.
Bu yüzden eski tapınaklar yalnızca estetik amaçla yapılmazdı.
Onlar:
titreşimsel rezonans,
bilinç dengesi,
kozmik hizalanma
amacıyla inşa edilirdi.
Piramitler,
taş çemberler,
göksel hizalanmalı tapınaklar
bu anlayışın ürünüdür.
Öz-Devinim Kuramı’na göre kutsal geometri insanın bilinçaltı üzerinde etki oluşturur. Çünkü bilinç evrensel düzenle rezonans kurmaya eğilimlidir.
Bu nedenle insanlar:
simetrik yapılarda huzur hissedebilir,
doğal oranlara çekilebilir,
belirli geometrik desenlerden etkilenebilir.
Çünkü evrenin temel hareketi düzensiz kaos değil; bilinçli devinimdir.
Kozmik Geometri Çizimleri’nin amacı fiziksel evrenin teknik haritasını çıkarmak değildir.
Amaç:
varoluşun görünmeyen düzenini semboller aracılığıyla anlatmaktır.
Öz-Devinim Kuramı’na göre semboller zihnin ötesindeki katmanlara hitap eder. Çünkü bazı hakikatler yalnızca kelimelerle değil, şekillerle de anlaşılır.
Bu nedenle kadim ezoterik geleneklerde geometri:
meditasyon aracı,
bilinç haritası,
ruhsal öğretim sistemi
olarak kullanılmıştır.
Kozmik Geometri’nin en büyük öğretisi şudur:
Evren rastgele oluşmuş parçaların toplamı değildir.
Varoluş,
titreşim,
oran,
denge
ve bilinçsel düzen içinde devinen canlı bir bütündür.

