ÖZDEVİNİM KURAMI BÖLÜM-42: BİLİNCİN MATEMATİĞİ

ÖZDEVİNİM KURAMI BÖLÜM-42: BİLİNCİN MATEMATİĞİ.Karma frekansları görünmez manyetik alanlar gibi çalışır. Benzer kayıtları birbirine çeker ve çözülene kadar aynı temayı yeniden üretir. Bu nedenle karma olaylarla değil, titreşimlerle anlaşılmalıdır.

ÖZ-DEVİNİM KURAMI

6/11/20268 min oku

ÖZDEVİNİM KURAMI

BÖLÜM-42: BİLİNCİN MATEMATİĞİ

Kader, Karma ve Özdevinim Yasaları

KARMA FORMÜLÜ

Karma kavramı tarih boyunca çoğu zaman eksik anlaşılmıştır. Bazı öğretiler onu bir ödül-ceza sistemi olarak yorumlamış, bazıları ise kaderin görünmeyen eli olarak görmüştür. Ancak Özdevinim Kuramı'nda karma ne ödüldür ne de cezadır. Karma, bilincin kendi içinde oluşturduğu eksik denge noktalarının korunması ve yeniden açılması mekanizmasıdır.

Bu nedenle karma bir olay değildir.

Karma bir kayıt biçimidir.

Bir insanın yaptığı eylem tek başına karma oluşturmaz. Aynı eylem farklı bilinç seviyelerinde farklı sonuçlar doğurabilir. Çünkü evrensel sistem davranışın dış görünüşünü değil, davranışın arkasındaki bilinç yapısını kaydeder.

Bu nedenle karma şu formülle açıklanır:

Karma = Eylem × Niyet × Bilinç Seviyesi

Bu formülde eylem, görünür hareketi temsil eder. Niyet, hareketin arkasındaki yönelimi temsil eder. Bilinç seviyesi ise kişinin yaptığı şeyin farkında olup olmadığını belirler.

Bir insan yanlışlıkla zarar verebilir.

Bir başkası aynı zararı bilinçli olarak verebilir.

Eylem aynı olsa da oluşan kayıt aynı değildir.

Çünkü sistem yalnızca ne yapıldığına değil, yapılırken ne olunduğuna bakar.

Niyet formülün görünmeyen kısmıdır. Niyet, eylemin frekansını belirler. İki kişi aynı sözü söyleyebilir. Birisi şefkatten konuşur, diğeri aşağılamak için konuşur. Kelimeler aynı olsa da oluşan kayıt tamamen farklıdır.

Bilinç seviyesi ise karmanın derinliğini belirleyen en önemli unsurdur. İnsan ne kadar farkındaysa oluşturduğu kayıt o kadar güçlü hale gelir. Çünkü bilinç arttıkça sorumluluk da artar. Bilmeden yapılan bir eylem ile bilerek yapılan bir eylem aynı titreşimi üretmez.

Bu nedenle karma yalnızca yapılan iş değildir.

Yapılan iş sırasında taşınan bilinç durumudur.

KARMA'NIN MATEMATİĞİ

Fizik evren matematiksel yasalarla çalışır. Bilinç evreni de kendi matematiğine sahiptir. Ancak bu matematik sayılarla değil, denge ilişkileriyle işler.

Özdevinim Kuramı'na göre karma doğrusal değildir. Yapılan bir davranış birebir aynı şekilde geri dönmez. Sistem davranışları değil, frekansları dengeler.

Bu nedenle karma matematiğinin ilk yasası şudur:

Sistem olayı değil, eksikliği geri çağırır.

Bir insan başkasını küçümsemişse, sistem onu mutlaka küçümsetmek zorunda değildir. Bunun yerine kişinin değer algısını sorgulayacağı deneyimler oluşturabilir.

Bir insan başkasının yolunu kesmişse, sistem aynı davranışı birebir geri vermek yerine onun kendi yaşam akışında engeller oluşturabilir.

Çünkü evrensel sistem biçimi değil özü dengelemektedir.

Karma matematiğinde ikinci yasa rezonanstır.

Benzer frekanslar birbirini çeker.

Bir kayıt kendi çözüm alanını arar.

Bu nedenle insan sürekli aynı tür insanlarla karşılaşabilir, aynı sorunları yaşayabilir veya aynı korkulara dönebilir.

Bu tesadüf değildir.

Kayıt çözülmeye çalışmaktadır.

Üçüncü yasa ise yoğunlaşma yasasıdır.

Çözülmeyen kayıt zamanla güçlenir.

İlk başta küçük bir rahatsızlık olarak ortaya çıkan tema daha sonra ilişkilere, sağlığa, kariyere ve yaşam yönüne yayılabilir.

Sistem çözülmeyen şeyi büyüterek görünür hale getirir.

KARMA'NIN FREKANSLARI

Karma yalnızca olaylardan oluşmaz. Her karma belirli bir frekans alanına aittir.

Korku frekansı vardır.

Öfke frekansı vardır.

Güç frekansı vardır.

Sevgi frekansı vardır.

Hakikat frekansı vardır.

İnsan yaşamında karşılaştığı olayları değil, çoğu zaman bu frekansları tekrar eder.

Bir kişi sürekli farklı insanlarla benzer hayal kırıklıkları yaşayabilir.

Dışarıdan bakıldığında kişiler değişmiştir.

Ancak çalışan frekans aynıdır.

Karma frekansları görünmez manyetik alanlar gibi çalışır. Benzer kayıtları birbirine çeker ve çözülene kadar aynı temayı yeniden üretir.

Bu nedenle karma olaylarla değil, titreşimlerle anlaşılmalıdır.

Öfke taşıyan bilinç öfke alanlarını çağırır.

Korku taşıyan bilinç korku alanlarını çağırır.

Şefkat taşıyan bilinç şefkat alanlarını büyütür.

İnsan yaşadığını çekmez.

Taşıdığı frekansın içinde yaşamaya başlar.

Bu nedenle kader aslında frekansların görünür hale gelmesidir.

KARMA VE BİLİNÇ EKSİKLİĞİ

Karma çoğu zaman yanlış şekilde ahlaki bir sistem gibi yorumlanır. Oysa Özdevinim Kuramı'na göre karma ahlaki değil, bilinçsel bir mekanizmadır.

Karma günah değildir.

Karma suç değildir.

Karma bilinç eksikliğidir.

Bir insanın oluşturduğu her kayıt, aslında o anda göremediği bir hakikatin sonucudur. Eğer hakikat tam olarak görülmüş olsaydı kayıt oluşmayacaktı.

Bu nedenle karma özünde eksik idraktir.

İnsan zarar verir çünkü birlik bilincini göremez.

İnsan yalan söyler çünkü hakikatin gücünü anlayamaz.

İnsan korkar çünkü bütünlüğü hissedemez.

İnsan sahiplenir çünkü eksiklik hisseder.

Bütün karmaların merkezinde aynı şey bulunur:

Eksik bilinç.

Bu nedenle sistem kişiyi cezalandırmaya çalışmaz.

Sistem eksik kalan bilinci tamamlamaya çalışır.

Yaşam boyunca karşılaşılan deneyimler bu tamamlanma sürecinin araçlarıdır.

İnsan aynı temayı tekrar tekrar yaşar çünkü aynı eksiklik tekrar tekrar görünmektedir.

Olay değişir.

Kişiler değişir.

Mekân değişir.

Fakat bilinç eksikliği aynı kaldığı sürece deneyim devam eder.

KARMA'NIN ÇÖZÜLME SÜRECİ

Karma oluştuğu gibi sonsuza kadar kalmaz. Her kayıt çözülme potansiyeli taşır. Aslında yaşamın temel amacı yeni kayıtlar üretmek değil, mevcut kayıtları görünür hale getirerek çözmektir.

Karma üç temel aşamada çözülür.

İlk aşama farkındalıktır.

İnsan yaşadığı deneyimin yalnızca dış dünyadan kaynaklanmadığını görmeye başlar. Suçlayıcı bakış açısı çözülür. Kişi kendi bilinç yapısına dönmeye başlar.

İkinci aşama kabulleniştir.

Kabulleniş pasif bir boyun eğme değildir. Yaşanan deneyimin bilinçteki bir düğümü görünür kıldığını kabul etmektir. Bu aşamada direnç azalır ve enerji serbest kalmaya başlar.

Üçüncü aşama dönüşümdür.

İnsan eksik kalan bilinci tamamlar. Daha önce göremediği şeyi görür. Daha önce anlayamadığı şeyi anlar. Daha önce reddettiği şeyi kabul eder.

İşte bu noktada kayıt çözülür.

Özdevinim Kuramı'nda çözülmenin üç seviyesi vardır:

Kısas.

Kefaret.

İdrak.

Kısasta bilinç deneyim yaşayarak öğrenir.

Kefarette bilinç telafi ederek öğrenir.

İdrakte ise bilinç doğrudan anlayarak öğrenir.

İdrak en yüksek çözülme biçimidir. Çünkü burada olayın fizik dünyaya inmesine gerek kalmaz. Bilinç eksikliği doğrudan fark edilir ve tamamlanır.

Bu nedenle Özdevinim Kuramı'nın en temel yasalarından biri şudur:

Anlaşılmayan şey kader olur.

Anlaşılan şey bilgi olur.

Tam anlaşılan şey ise karmadan çıkar.

Karmanın nihai amacı acı üretmek değildir.

Karmanın nihai amacı bilinci tamamlamaktır.

Ve bilinç tamamlandığında döngü sona erer.

Çünkü tekrar eden şey zaman değildir.

Tekrar eden şey eksikliktir.

DİPNOTLAR

1. Özdevinim Kuramı'nda karma, ödül-ceza sistemi değil; bilinç kayıtlarının korunması ve dengelenmesi mekanizması olarak tanımlanmaktadır.

2. Annie Besant, Karma, Adyar: Theosophical Publishing House, 2005, s. 7-54.

3. Helena P. Blavatsky, The Secret Doctrine, Pasadena: Theosophical University Press, 1988, c. I, s. 207-318.

4. Sarvepalli Radhakrishnan, The Principal Upanishads, New Delhi: HarperCollins, 1994, s. 203-281.

5. Mircea Eliade, Yoga: Immortality and Freedom, Princeton: Princeton University Press, 2009, s. 166-248.

6. René Guénon, Man and His Becoming According to the Vedanta, Hillsdale: Sophia Perennis, 2001, s. 55-118.

7. Carl Gustav Jung, Aion: Researches into the Phenomenology of the Self, Princeton: Princeton University Press, 1978, s. 35-91.

8. Carl Gustav Jung, Psychology and Alchemy, Princeton: Princeton University Press, 1980, s. 92-164.

9. Roberto Assagioli, Psychosynthesis, New York: Penguin Books, 1975, s. 61-128.

10. Ken Wilber, Integral Psychology, Boston: Shambhala, 2000, s. 41-136.

11. Stanislav Grof, Psychology of the Future, Albany: SUNY Press, 2000, s. 73-155.

12. William James, The Varieties of Religious Experience, New York: Modern Library, 2002, s. 289-373.

13. David Bohm, Wholeness and the Implicate Order, London: Routledge, 2002, s. 17-103.

14. Ervin Laszlo, Science and the Akashic Field, Rochester: Inner Traditions, 2007, s. 37-128.

15. Fritjof Capra, The Tao of Physics, Boston: Shambhala, 2010, s. 211-279.

16. Toshihiko Izutsu, Sufism and Taoism, Berkeley: University of California Press, 1984, s. 131-204.

17. Muhyiddin İbn Arabî, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye, çev. Ekrem Demirli, İstanbul: Litera Yayıncılık, 2006, c. III, s. 122-217.

18. William C. Chittick, The Self-Disclosure of God, Albany: SUNY Press, 1998, s. 101-181.

19. Henry Corbin, Creative Imagination in the Sufism of Ibn Arabi, Princeton: Princeton University Press, 1969, s. 199-284.

20. Seyyed Hossein Nasr, Knowledge and the Sacred, Albany: SUNY Press, 1989, s. 187-279.

21. Annemarie Schimmel, Mystical Dimensions of Islam, Chapel Hill: University of North Carolina Press, 1975, s. 281-351.

22. George Ivanovich Gurdjieff, Views from the Real World, London: Routledge, 1984, s. 29-101.

23. P. D. Ouspensky, In Search of the Miraculous, New York: Harcourt Brace, 1949, s. 81-163.

24. Jean Gebser, The Ever-Present Origin, Athens: Ohio University Press, 1985, s. 87-176.

25. Abraham Maslow, Toward a Psychology of Being, New York: Wiley, 1999, s. 95-171.

26. Huston Smith, Forgotten Truth, New York: HarperOne, 1992, s. 69-158.

27. Özdevinim Kuramı'nda "Karma = Eylem × Niyet × Bilinç Seviyesi" formülü, bilinç kayıtlarının oluşum yoğunluğunu açıklayan özgün kuramsal modeldir.

28. Özdevinim Kuramı'na göre Rezonans Yasası, benzer bilinç frekanslarının birbirini çekmesi ve çözüm alanlarını oluşturması prensibidir.

29. Özdevinim Kuramı'nda Yoğunlaşma Yasası, çözülmeyen bilinç kayıtlarının zamanla güçlenerek daha görünür deneyimlere dönüşmesini ifade eder.

30. Özdevinim Kuramı'nda karma çözümünün üç aşaması; kısas, kefaret ve idrak olarak tanımlanır.

31. Özdevinim Kuramı'na göre idrak, deneyime ihtiyaç duymadan hakikatin doğrudan kavranması yoluyla gerçekleşen en yüksek çözülme biçimidir.

KAYNAKÇA

Assagioli, Roberto. Psychosynthesis. New York: Penguin Books, 1975.

Besant, Annie. Karma. Adyar: Theosophical Publishing House, 2005.

Blavatsky, Helena P. The Secret Doctrine. Pasadena: Theosophical University Press, 1988.

Bohm, David. Wholeness and the Implicate Order. London: Routledge, 2002.

Capra, Fritjof. The Tao of Physics. Boston: Shambhala, 2010.

Chittick, William C. The Self-Disclosure of God. Albany: SUNY Press, 1998.

Corbin, Henry. Creative Imagination in the Sufism of Ibn Arabi. Princeton: Princeton University Press, 1969.

Eliade, Mircea. Yoga: Immortality and Freedom. Princeton: Princeton University Press, 2009.

Gebser, Jean. The Ever-Present Origin. Athens: Ohio University Press, 1985.

Grof, Stanislav. Psychology of the Future. Albany: SUNY Press, 2000.

Gurdjieff, G. I. Views from the Real World. London: Routledge, 1984.

Guénon, René. Man and His Becoming According to the Vedanta. Hillsdale: Sophia Perennis, 2001.

İbn Arabî, Muhyiddin. el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye. Çev. Ekrem Demirli. İstanbul: Litera Yayıncılık, 2006.

Izutsu, Toshihiko. Sufism and Taoism. Berkeley: University of California Press, 1984.

James, William. The Varieties of Religious Experience. New York: Modern Library, 2002.

Jung, Carl Gustav. Aion. Princeton: Princeton University Press, 1978.

Jung, Carl Gustav. Psychology and Alchemy. Princeton: Princeton University Press, 1980.

Laszlo, Ervin. Science and the Akashic Field. Rochester: Inner Traditions, 2007.

Maslow, Abraham. Toward a Psychology of Being. New York: Wiley, 1999.

Nasr, Seyyed Hossein. Knowledge and the Sacred. Albany: SUNY Press, 1989.

Ouspensky, P. D. In Search of the Miraculous. New York: Harcourt Brace, 1949.

Radhakrishnan, Sarvepalli. The Principal Upanishads. New Delhi: HarperCollins, 1994.

Schimmel, Annemarie. Mystical Dimensions of Islam. Chapel Hill: University of North Carolina Press, 1975.

Smith, Huston. Forgotten Truth. New York: HarperOne, 1992.

Wilber, Ken. Integral Psychology. Boston: Shambhala, 2000.