YAHÛDİ’NİN SEYİR DEFTERİ

Sâftı Atlantis’in bu beşinci ırk insânı! ALLAH bu ırkı seçti! Sanma bu boş bir sanı:

KIYAMETNAME-M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

Üstad M.H. ULUĞ

man in black coat standing near brown concrete wall during daytime

"YAHÛDİ’NİN SEYİR DEFTERİ"

I İLK SEÇKİN IRK

Yahûdi ‘On aşiret yitti, iki kaldı’ der!

Zaten iki tâneydi! Yiten kim? Bilen ender!

Beyaz derili bir ırk yaşardı Atlantis’te:

Onlara, Kutsal Kitab gibi, ‘Yahûdiler’ de!

Sâftı Atlantis’in bu beşinci ırk insânı!

ALLAH bu ırkı seçti! Sanma bu boş bir sanı:

Zîrâ siyah ve kızıl idi öbür insânlar!

Hayvân bilincindeydi! İç güdüsüyle anlar!

HAK beyaz ırka dedi: ‘“Evlenme bunlar ile,

Yoksa hep üretirsin bencil olan âile!

Şu sâf kanın, ilkel kan titreşimine düşer!

‘“Öbür halklar hoş”’ ama, henüz değil tam beşer!

İnsân kanı verilse, bak hemen ölür davar!

Hayvân kanı öldürmez insânı: Güç farkı var!

İlkel kanla karışma! Vereyim sana himmet!

Çıkaracağım senden, seçkin olan bir ümmet!”’

‘Yahûdi’ deniyordu bu beyaz insânlara,

Efsâne târihini! Kutsal Kitabda ara!

II İLK YİTİK IRK

Yahûdilerin çoğu! Bu yasağa uymadı!

‘Yitik beyaz ırk’ oldu! Bu hâinlerin adı!

Tevrât’ta bunlar için şu benzetme de kaldı:

‘“Tanrının oğulları!”’ ‘“İnsân kızları aldı!”’

‘“Maymun veyâ domuza benzedi”’ ilk doğanlar!

Kur’anda ki bu sözü! Erenler böyle anlar!

Ağır oldu! Sâf kanı kirletmenin azabı!

Dediler: ‘Bu olmalı,Yehova’nın gazabı!’

Tövbe ettiler başka ırkla karışmamaya!

Ve domuz yememeye! Ta ki sâf kalsın maya!

Atlantis battı suda! Öldü hâin Firavun!

Sen hâlâ hâinleri, Firavun sanıp avun!

Sâdık ırk boğulmadan! Orta Asya’ya geçti!

Mûsâ! Mısırdan çıkıp böylece HAKK’ı seçti!

Sâf ırka söz verilen kutsal toprak, ‘Tibet’ti!

Mezopotamya’dan o! Batıya hicret etti!

Örtülü açıklandı! İşte dînde bu olay!

Örtüsünü açana! Anlaşılması kolay:

Hayvân kanlı ırklarla yatmaktı! ‘“Yasak ağaç!”’

MUSTAFA ‘Seçkin’ demek! Kanı arıt! Kalbi aç!

Zîrâ kan arındıkça Rûh, kalbine hükmeder!

Üçüncü gözü açar!‘“RAHMÂN Arşa indi”’ der!

İlk beyaz ırk cennette buna etti ihânet!

Pis tohumu yok etti tûfan! ‘“HAK etti lânet:”’

III YENİ SEÇKİN IRK

Tevrât ‘“İdris ölmedi! HAK yükseğe çekti”’ der!

Himalâya’ya giden sâf ırk bu! Bilen ender!

‘“Dağ üstüne oturdu”’ der HAK! ‘“Nûh’un teknesi!”’

Su üstünde bir tek bu arz vardı! Bilinesi!

Tekne inen bu dağa Tevrât diyor ‘“Ararat!”’

Ararat ‘“Arz”’ demektir! Sen hâlâ tekne arat!

‘“Şarap içip de sızan Nûh”’ Ârî ırka mecâz!

Akıl devri başladı! ‘Üçüncü göz’lüler az!

Ama hâlâ Tibet’tir, gizli ilmin beşiği!

MUHAMMED “Gayb bende” der! “ÂLÎ onun eşiği!”

‘ALLAH’ın hâs ümmeti’ dendi andı tutana!

Bugünkü uygarlığa bunlar olmuştur ana!

Bu sâf Yahûdilerden çıktı! ‘Ârî’ denen halk!

Îsâ dedi:“Her ırkla evlen, kan kardeş ol, kalk!”

Amerika, her ırktan evlenenlerle doldu;

ALLAH’ın rızâsını kazanıp süper oldu!

Bu potadan çıkacak! Irkın daha üstünü!

‘DÜNYÂDA SULH’ diyenin dikecektir büstünü!

Karma Ârî beyaz ırk, geliştirecek aklı!

Kova devri sonunda! ‘MEHDÎ’ bekleyen haklı!

Ama bu MEHDÎ, insân değil! Gerçek insânlık!

Esiri olmayacak! Seks zevkinin bir anlık!

Yükselecek havada elektrik oranı!

Papaz kutsayacak hep! Erkeksiz doğuranı!

Ölmüşleri görecek! Üçüncü göz ışını!

Seyredecek her şeyin içini ve dışını!

İki bin yıl boyunca! Bilim müthiş artacak!

Her icâdı, ‘“HANÎF DÎN”’ formülüyle tartacak!

Daha beş yüz yıl varken Kova devrine! Bakın!

Baş döndürücü nice sırlara olduk yakın!

Bu mesajları bile! Sundu bilin! ‘ERENLER!’

Fakir dâhil, ‘“Biz”’lere deyin, sâde derenler!

IV SON YİTİK IRK

‘Yitik Yahûdilerdir!’ Bugünkü Yahûdiler!

İbrâhim’le övünür! Hep kendi için diler!

Tûfandan sonra doğdu bunlar ilk! Filistin’de!

Bunlara sen, ‘“ALLAH’ın lânetledikleri”’ de!

‘“Sözünden döner! Kurnaz! Hem de cimridir gayet!”’

‘“Bin yıl yaşamak hırsı ile dolu”’ der âyet!

Sadece, Amerika ve Türkiye’dekiler;

Her ırka hayır yapma ve kaynaşmayı diler!

‘“En büyük strateji ustası ALLAH!”’ Niçin?

Yitik Yahûdilere tuzak kurduğu için!

Yahûdi ! Yahûdi’ye inandığından ancak!

ALLAH bir plân yaptı, onları kazanacak:

Bütün peygamberleri Yahûdi’den gönderdi!

Her peygamber onlara ‘“Fıtrat dîne uy”’ derdi!

Dendi: ‘“İnsân fıtratı ALLAH’ınkine eşit!”’

‘“Tüm insânlar kardeştir! Olsa da çeşit çeşit!”’

Yahûdi dinlemeyip birçok NEBÎ öldürdü!

‘Ben seçkin ırkım’ deyip defterlerini dürdü!

V İLK KURTARMA OPERASYONU

RAHMÂN sabredip Îsâ peygamberi yolladı!

Hem Yahûdi’ydi! Hem de MESÎH’ti onun adı!

Dediler: “‘Mesîh isen Roma’yı kraldan al!

Yahûdi devletini kurup ol bize kral!”’

Dedi: ‘“Ver sen Sezar’ın hakkını hep Sezar’a!”’

Krallığımı yerde değil! Göklerde ara!”’

Yık bu, taştan topraktan yaptığın mâbedini!”’

Sensin HAKK’ın mâbedi!”’ ‘“Sendedir fıtrat dîni!”’

‘“Atamız İbrâhim’den önce!”’ ‘“İnsânın özü!”’

‘“Bu rûh ile dirilttim ölü! ‘“Aç”’ şu kör gözü!”’

Yehova’nın adını hiç ağzına almadı!

Dedi: ‘“Öç alma! ‘“Affet!”’ ALLAH’ın, gafur adı!”’

Sezar’a dediler: ‘“Bu öldürülecek kişi!”’

‘“Bozguncunun kendisi! Mâbed yıkmak tek işi!”’

‘Çarmıhta îdam’ sözü zaten yanlıştır! Niçin?

Zîrâ kullanılırdı o, sırf işkence için!

Papazlarca bir ‘çarmıh’ senaryosu düzüldü!

‘“HANÎF DİNİ”’ çektiler haça! RAHMÂN üzüldü:

‘Yahûdiler Îsa’yı alıp çarmıha çakmış!

Onun tertemiz kanı fışkırıp Arza akmış!’

‘Arz’ın atmosferini arıtmış! Bu en sâf kan!’

‘Artmış! Ölmeden şeffaf bedeni ile çıkan!’

‘Mesîh’in Rûhu! Arzın çekirdeğine inmiş!

Kendine! Dokuz katman Arz’ı beden edinmiş!’

Mesajı burda keser! Hırîstiyan ereni!

Şimdi dinle! Süreci MUHAMMED’den dereni!

VI SON KURTARMA OPERASYONU

Arz merkezine inen! ‘Şems rûhu’ndan bir ışın!

O Rûh, ‘EL ELYON!’ ÂLÎ ! Işın özün! Can dışın!

ÎSÂ’yı saldı Sezar! Suçsuz bulmuştu onu!

Ve HAK, yanına aldı! Bittiğinde misyonu!

İbrahim’den gönderdi! ALLAH en son RESÛL’ü:

Kesin karardan önce! Böyledir hep usulü!

Kudüs’e kıldı namaz! Onlarla tuttu oruç!

Kudüs tapınağından! Göklere etti huruç!

“Ben Mûsâ’ya benzerim, ÂLÎ, Hârun’a” dedi!

‘“Kısasta hayât vardır!”’ ‘Bu, yasadır ebedî!’

‘“Yeni dîn getirmedim! Bir tek dîn var, ‘“HANÎF DİN”’

‘“İBRÂHİM dinindeki, ALLAH’a secde edin!”’

Yahûdiler yine de! Bundan tatmin olmadı!

Sahte peygamber oldu! Onlar yanında adı!

Dediler: ‘Birçok ırktan kadın aldın kendine,

Sekse düşkünlüğünden herkes fikir edine!

Daha yok senin hatta! Okuyup yazman bile!

Kendini kıyâs etme! Bizim nebîler ile!

‘Kur’an’ dediğin kitab bizimkinden çalınma!

Dağlarda konuştuğun râhiplerden alınma!’

Dedi:“Benim özümden çıkmıştır her bir kadın!

Bunun bir kanıtıdır senin Yahûdi adın!

‘Yahûdi’ sözü çünkü demektir Yehovacı!

Dörtte bir Âdemcisin! Ve dörtte üç Havvâcı:

Yehova İbrânîce dört harf! İlk harf Y! Âdem!

Kalan üç harfi Havva! H , V , H , Havvâ mâdem!

Havvâ, ilk anne! Bana HAK ‘“ÜM”’, yâni ‘“anne”’ der!

Âdem toprak babası! ÂLÎ, olmalı peder!

Süleyman’ın eşleri doldururken haremi,

Belkıs’ı da çağırdı! Bunu unutma emi!

Ayırmam ben dünyâda ne IRK! Ne cins! Ne de renk!

Tarak dişleri gibi herkes birbirine denk!

‘Gerçek insân’dan başka! Seçkin ırk yok âlemde!

Önünde ‘“LÂ İLÂHE!”’ Sonunda ‘“İLLÂLLAH”’ de!

Yehova, ALLAH değil! Onun ‘“RAB”’olan ismi!

ALLAH’ın doğasının kâlbde asılı resmi!

Odur Hıristiyan’ın Mesîh’i! Kutsal oğul!

ALLAH ! Kâlbe yansımak ile, olamaz çoğul!

SÎNA dağında aldı Mûsâ da kitabını!

ALLAH’ın bana ‘“SÎN”’ diye hitabını!

Kur’anda ismim ‘“Ya SÎN!”’ benim, sîna’ dan murad!

Ay'ın ruhuna ‘Ur’da ‘SÎN’ idi verilen ad!

Göç eden İbrâhim’in, yerleştiği ilk kent ‘UR!’

‘“VİCDÂN (Hanif) DÎN”’inin ise Yüce Mîmarı odur!

Sözün özü: Kur’an-ı kendi kalbimden aldım!

Ne râhibden öğrendim! Ne de Tevrât'tan çaldım!

Orijinal değildir kitabınız da! Zîrâ:

On iki kez kayboldu! Ezberden yazdı Ezra!

Mûsâ’ya benziyorum diye adımı sildi!

Övülen demek diye bana düşman kesildi!

Tevrât’ta yok Ezra’nın ‘nebî’ olarak adı!

Üstelik var Güneşe tapmış râhib isnadı!

Mûsâ’dan öncesinin kanıtlanma şansı az!

Kur’anda ki Tevrât’a âit âyetler mecâz!

Kur’an kaybolmaz! Korur tam ‘“ON DOKUZ ZEBÂNÎ!”’

‘“Yaklaşmadan fuad’”a, şeytanı tutar ânî!

Diliniz de kutsal dil değildir! Sâde yama!

Arapça! Yunanca! Ve Kaldece’den toplama!

Kaldece’nin kökeni! Sanskiritçe’ye gider!

Hintliler İBRÂHİM’e ‘Brahman göçmeni’ der!

Râhibler Hintlileri dört sınıfa bölmüştü!

İnsânların fıtratta eşitliği ölmüştü!

Râhiblerden İbrâhim buna ilk karşı çıktı!

‘Kutsal yamyam’ın onu yiyeceği açıktı!

Benim yaptığım gibi! İbrâhim de etti göç!

Dîni pazarlayandan ALLAH er geç alır öç!

HAK emreder! Emir ses! Ses renk! Seste ilerle!

ALLAH’la konuşulur! Çıkardığın renklerle!

Aslınızı bilirim! Dünyâda yitiksiniz!

‘“HAK sizi lânetledi!’” Ahrette bitiksiniz!”

Yahûdi’nin ağızı! Bir karış açık kaldı!

Bu her şeyi bilene îdam kararı aldı!

Zehirledi! Ziyâfet verip onu Hayberde!

Kalanı ‘KERBELÂ’ da kesti Arab! Mel’un de!

O vakit HAK dağıttı onları her millete!

Belki son verir diye ırkçı denen illete!

Gittiği hiçbir yerde kimseyle karışmadı!

‘Dünyâda en sâf kana sâhip’ çıkmıştı adı!

Alt bilinç deposudur! Sâfsa, insânın kanı!

Onda yaşar atadan gelen her gen ve anı!

Damarında nebîyi Yahûdi sağ hisseder!

Bu yüzden ‘Yüzyıllarca her nebî yaşadı’ der!

Sâf kan! İnsânı yapar hırslı, cimri ve kurnaz!

Başarısız olanı, bu yüzden sâf ırkın az!

VII KISÂS

‘“Firavunun kestiği her bir çocuğun kanı!

Mûsâ’ya aktı”’ der HAK! Mûsâ HAKK’ın kalkanı!

Mûsâ, zâlimi yıktı! Bütün gücüne karşın!

Karşısında durulmaz! RAHMÂN’ı tutan Arş’ın!

HAKK’ın yasalarından en korkunç olan esâs!

‘“Sâlih’in devesini kesene özge kısâs!”’

Kısâs yasası işler ‘Reenkarnasyon’ ile!

ALLAH’ın ‘“Öç alıcı”’ ismiyle geldi dile:

Tüm nebî katilleri! Almanya da toplandı!

Almanlar da içmişti ‘üstün ırk’ olma andı!

Beş milyon Yahûdi’yi! Fırınladı bir manyak!

Milyonlarca Almanı da! Gömdü giderayak!

Barbar Roma milleti! Doğdu İngiltere’de!

Ben’i büyük harf yazar! Her millet dikkat ede!

Onda çıktı İblîsin ‘“Benden büyük yok”’ sözü!

‘“ALLAH’ın kovduğunu!”’ Sen de taşla! Aç gözü!

Arapları kandırdı! Türk, çölde susuz öldü!

Sonra, orta doğuyu! Baklava gibi böldü!

Güneşi battı ama! Politikanın kurdu!

İsrail devletini! Târihte ilk o kurdu!

‘İsrail’ ve ‘Azrâil’ sözcüğünün kökü bir!

HAK der:‘“Dost olma ona!”’ Canın için al tedbir!

‘“SÜLEYMAN’ın devleti!”’ Mâbedî gibi mecâz!

İlk Mason ve bilgeler hariç! Sırrı bilen az!

İbrânîce yazılı! Yok bir tek eski para!

Devleti olmadı ki! Kazıda bir şey ara!

Heredot! Bu konuda bir tek satır yazmadı!

‘Târihçiler babası!’ İken öteki adı!

Târihi beş bin değil! İki bin kusur sene!

Millet olarak öyle eski değil desene!

ALLAH der:‘“Ellerinde var kitabımın aslı,

Saklarlar onu! Zîrâ Kur’an’a denk her faslı!”’

Çok efsâne derledi! Esîr iken Babil’de!

İlk beş sûresi hariç! Kitabına kopya de!

İki bin yıl senede, Güneş bir burcu geçer!

İnsân tekrâr bir erkek, bir kız vücûdu seçer!

Filistin’de yan yana şimdi Yahûdi, Arab!

Birçok NEBÎ ve VELÎ kâtili ! Hâli harab:

Her şeyi programlar ‘Reenkarnasyon ilmi!’

Ders gibi izleyiniz bitene dek bu filmi!

YEHOVA ‘“Yedi kuşak intikam alırım”’ der!

Yedi bin güneş yılı demek bu ! Bilen ender!

Altmış milyon suçsuzu! Papa ateşte yaktı!

Milyonlarca haçlının kanı boşuna aktı!

Engizisyon ve Haçlı kurbânları gelecek!

Çok karanlık! Kilise için yâni gelecek!

Dünyâda olur! ‘Kanlı top yekûn helâlleşme!’

‘İnsân hakları’ denen sınırı sakın aşma!

Gelince, mesajımı anlayan yeni kuşak!

‘Emevî düzenine’ olmayacak o, uşak!

Oldu mu herkes kardeş! Dîn hak! Uluğ’u anın!

‘Boşuna harcamışız’ onu diyerek yanın!

Ediyorum Dünyâya yine hakkımı helâl!

Yakmasın diye kendi evlâtlarımı celâl!

VIII HAKK’A NİYÂZ !

Bu mesaj biter bitmez! Bir ses dedi bana, yaz;!

‘Yahûdiler hakkında gerekli yapman niyâz!

Hahambaşının oğlu Bay Eliyazer Levi!

Bağış yapıp hacizden kurtardı sizin evi!

Hahambaşı! ATA'yı çok genç iken uyardı!

Hepsi çıktı! Yâni o ermiş bir ihtiyârdı!

Çok Yahûdi elçiye! Sen Türkçe dersler verdin!

Senin gibi! Birçok dil bilir diye severdin!

Osmanlı yüzlerce yıl! Onu koynuna aldı!

Her biri! Türkler kadar! Devlete sâdık kaldı!

İçlerinde birçok var evleneni! Türk ile!

Eski Yahûdi değil! Yahûdi! Herkes bile!

Gecelerce uykusuz çalışarak EDİSON !

Ampulü icâd edip verdi karanlığa son !

Nükleer gücü bulan bilgin Hitler’den kaçtı!

İnsânlık hizmetine uzay yolunu açtı!

Yahûdi idi! RUSA atom sırrını satan!

Nükleer denge ile kurtuldu birçok vatan!

‘“ALLAH! RAHMÂN’a düşman olana olur düşman!”’

Affeder! Barışırsa suçlular olup pişman!’

Ses sustu! Ve özümle bir an baş başa kaldım!

Şu şekilde bir duâ yapma kararı aldım:

‘‘“Rahmetinin yanında senin hiçtir gazabın!”’

Bitsin! Yahûdilerle Arablara azabın!

“Âlimin mürekkebi, şehit kanından ağır!”

YARAB! Yahûdileri affet yanına çağır!

İkisi de İbrahim oğlu! Sensin yüce RAB!

İtiver! Kucaklaşsın Yahûdi ile Arab!

Ağlama duvarında! Aksın sevinç gözyaşı!

MUHAMMED! Ve MÛSÂ’dan, yap kâlblerine aşı!’

Karşısında değilim! Arap ve Yahudinin!

Tek gâyem, arasını bulmak her iki dinin!

M.H. ULUĞ KIZILKEÇİLİ

ANKARA - 12. 09.1999